Oca 3, 2011
2402 Views
2 0

Yolcu Dergisi Söyleşisi

Written by

1-BÜYÜK  DÜŞÜNÜR, EYLEM ADAMI  ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI ALİYA İZZETBEGOVİCİN ARAMIZDAN AYRILIŞININ 7.YILI.. RAHMETLE ANARAK BAŞLAYALIM İSTEDİK SÖYLEŞİMİZE.  80 Lİ YILLARIN BAŞINDA ÇIKAN KİTAPLA TANIDIK ONU. 1983TE 14YIL HAPSE MAHKUM OLDUĞUNDA İLKOKULA GİDİYORDUK. BOSNA HERSEK’E  YAPTIĞIMIZ SEYAHATTE YOKEDİLMEK  İSTENEN TOPLUMU TÜM İMKANSIZLIKLARA KARŞI NASIL AYAĞA KALDIRDIĞINI BİZZAT SAVAŞ MEKANLARINI GEZEREK GÖRDÜK. HALKIN NEZDİNDE NASIL EFSANELEŞTİĞİNE ŞAHİT OLDUK. SİZİ ALİYA İZZETBEGOVİÇ KİTABINI YAZMAYA İTEN  NEDEN NEDİR?

Muhammed İkbal,  Mehmet Akif Ersoy ve Aliya İzzetbegoviç’in ortak özelliği yokoluş sürecinde “varoluş mücadelesi” veren aynı ümmete mensup üç milletin sembol simaları olmalarıdır. Muhammed İkbal Pakistan’ın, Mehmet Akif Türkiye’nin, Begoviç de Bosna’nın unutulmaz simalarıdır.  Mazlum Müslüman milletlerin haykıran sesleri, varoluş sancısı çeken entelektüel zihinleri olan bu simalar yeni kuşaklar tarafından tanınmak ve bilinmek durumunda. Bu simaların her biri “Ey şark milletleri şimdi ne yapmak lazım?” sorusuna verilecek teorik ve pratik cevabın ne olabileceğini göstermişlerdir. Büyük İslam ümmeti’nin Türkiye’den Pakistan’a, Bosna’dan Çeçenistan’a, Filistin’den Irak’a varoluş mücadelesi ile dolu son yüzeli yılının bütün karakteristik özeliklerini bu simalarda bulmak mümkündür. Bu nedenle “Bir milletin haykıran şairi, aidiyet ve haysiyet sahibi aydını nasıl olunur?” sorusunun cevabını bulmak için bu üçü hakkında ayrı ayrı kitap yazdım.

2- BİLGE KRALIN  DOĞU VE BATI ELEŞTİRİSİNE BAKTIĞIMIZDA ÖZGÜN BİR DURUŞ ÇERÇEVESİ ÇİZİLİYOR ZİHİNLERE.    LİDER İZZETBEGOVİÇ İÇİN NELER DİYEBİLİRSİNİZ .

Özellikle Doğu ve batı arasında İslam kitabı son derece önemlidir. Hıristıyanlık, Yahudilik ve Marksizmi başarılı bir şekilde karşılaştırır. Devlet adamlığından ziyade entelektüel birikimi daha bir önemlidir. Gençlik yıllarında Genç Müslümanlar Teşkilatı davasından yargılanması ve dini görüşleri itibariyle Seyyid Kutup-Mevdudi çizgisinden başlayıp Fazlurrahman çizgisine kadar ulaşması bakımından kendime çok yakın bulduğum bir simadır.

3-MÜLK SORUNU SİZİ NEDEN BU KADAR MEŞGUL ETTİ? BURDAN MI YARAMIZ?  TİCARET HELAL KILINMADI MI YOKSA?

Mülk kelime kökü itibariyle sahip olmak demektir. Kur’an’da iktidar ve mal  anlamında kullanılır. Mal üzerinde tasarrufta bulunma yetkisine malın mülk edinilmesi diyoruz. Mal da kelime olarak meyletmek kökünden gelir. Meyledilen, arzu duyulan şey demektir. Meta da faydalanılan şey demektir. Bunlar Kur’an’da sık sık geçer. “Dünya hayatı aldatan/gelip geçici bir metadır” denilir. Kur’an’da dünya hayatı derken gezegen olarak dünya değil; dünyanın içendeki mal mülk kastedilir.

Mülk üzerinde durmamız iki sebebi var. Birincisi Kur’an’ın ana mesajının bu olması. Baktığımızda “Lehu’l-mülk” temel şiar oluyor. “Lailahe illallah” bundan sonra gelir. Kişi mülke (iktidar ve mala) ulaşınca hegemonyaya yönelir ve ilahlaşır. Bunu reddetmek için lailahe denir. Mülküyle büyüklenene de “Allahu ekber” denir. Bu açıdan İslam’ın şiarları hep Lehu’l-mülk’ü açıklar, onun etrafında döner. Hacc’daki telbiye de bunun etrafında döner. Lebbeyk… diye başlayan telbiyede   “İnne’l-hamde ven-ni’mete ve leke mülk la şerike leke” (övgü, nimet ve mülk senindir, senin ortağın yoktur) denir. Milyonlarca Müslüman bu sözlerle yeri göğü inletir.

Sonra Kur’an’ın isminde kerim vardır. Maldan mülkten karşılıksız vermek, paylaşmak demektir. Kur’an’ı “kerim” gözle okumamız gerektiğinin ifadesidir. Nuzül sırasında ilk sure olan Alak suresinde de ilk “Hayır (kellâ) denilen şey mülkle ilgilidir. (Hayır! Muhakkak ki insanoğlu tuğyan eder zenginliği kendisine yeterli gördüğü için) denilir. Kıssaların anası olan Adem kıssasında anlatılan vesveselerin anası da mülkle ilgilidir. (Şeytan vesvese verdiği zaman dedi ki : Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yıkılmayacak bir mülkün (mülk-i la yebla) yolunu götereyim mi?) denilir. Sonra yasak ağaç da mülk ile ilgilidir. (Siz ikiniz mülk sahibi olacaksınız) denilir. Melekeyn tabiri geçer. Sonra gelen bütün kıssalarda hep bu durum açıklanır. Habil  Kabil’i mülk yüzünden öldürür… Salih’in devesine dokunmamak, sudan eşitçe içmek ve ortak kamu malına dokunmamak, eşitçe yararlanmak demektir… Nemrud İbrahim ile mülk hakkında tartışır… Talut kıssasında ırmaktan kana kana içmek servet içinde yüzmek, onun peşinden gitmek manasındadır… Karun kıssası, Buzağı tapmak vs. hep mülkle ilgilidir…

İkincisi de Müslümanlar tarihsel tecrübe itibariyle buradan yıkılmışlardır. İktidar ve mal yüzünden bütün savaşlar çıkmıştır. Putları yıkan ümmet, dönmüş iktidar ve mal yüzünden yani mülk yüzünden birbirine girmiştir. Ümmetin putu Hasan Basri’nin dediği gibi mal olmuştur.

Burada mülkü “bilgi, iktidar ve servet üzerinde tekelleşme, sınıflaşma, hiyerarşi ve hegemonya kurma” anlamında kullanıyoruz. Bu üç şey; bilgi, iktidar ve servet birilerinin elinde dönüp dolanan bir tahakküm ve sınıflaşma aracı olmaktan çıkacak, mülk tümüyle Allah’a (halka) ait olacak, bu sağlanıncaya kadar mücadele edilecek; Lehu’l-mülk bu demektir.

4-  KÖLE AZAD EDEN PEYGAMBERİN ÜMMETİ BAHÇE SAHİBİ OLUNCA FAZLACA KÖLEYE İHTİYAÇ DUYDU HERHALDE.

“Bahçe sahipleri” Kur’an’ın ilk mesajlarında mülk sahipleri için kullanılır. Peygamberimiz Medine’ye gelince ilk olarak bahçelerin etrafındaki çitleri yıktırmıştır. “Bahçe” bugün için temel üretim araçları demektir. Bunun bir tek kişinin veya kişilerin elinde olması ister istemez kapitalizm doğuruyor. İslam tarihinde Zenc isyanı kölelerin isyanıdır. 500 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan dramatik bir olaydır. Saray çevresi bahçe sahibi olunca, Afrika’dan köle getirip çalıştırmışlar, köleler zor şartlara dayanamayıp fekku ragabe  (kölelere özgürlük) ayetini bayraklaştırarak isyan etmişler. “İslam’ın kayıp şehri: El-Muhteare” başlıklı makalemde bunu genişçe izah ettim.

5-ÇAĞIMIZIN TOTEM VE TAPULARI NELERDİR? ÇAĞIN TANRILARI …? BUNLARLA MÜCADELEDE ÇOKCA ZİNDANLARIMIZ YOK MU? ÖZGÜR VE YA ÖZÜ/GÜR NASIL OLUNUR?

Çağımızın totemi mamon tabusu da mülkiyettir. Mamon para veya sarvet demek olup eski çağlarda verimlilik, altın ve başarı tanrısı olarak pereştij edilirdi. Şimdi kapitalizmle birlikte geri gelmiş gibidir. Allah’ın varlığı bile tartışılıyor ama mülkiyet tartışılmıyor, neden? “Tanrı öldü” diye bir ses duyuluyor şu gök kubbede ama “Mamon öldü” diye bir fısıltı dahi duyulmuyor, niçin? Eğer İslam çağa bin mesaj verecekse buradan başlamalıdır. Aksi halde dinlerden bir din olarak kalmaya mahkum olacak, Batıda Hristıyanlık gibi modern insanın ruhî ihtiyaçlarını karşılayan biri fenomene dönüşecektir ki öyle olmuş durumda…

6-İSLAMIN EKONOMİK, POLİTİK DURUŞUNU BUGÜN SOSYALİZME YAKIN BULUYORSUNUZ. BİR DÜNYA GÖRÜŞÜNÜN ÖNÜNE VE ARKASINA ARTILAR VEYA EKSİLER EKLEYEREK TANIMLAMAK NE KADAR DOĞRU?

Yakın bulmak onun aynısı olduğu anlamına gelmez. Lehu’l-mülk şiarı sosyalizmin, Lailaheillallah da anarşizmin ilgilendiği konularla ilgilidir. Aksi halde İslam’ı insanlığın sorunlarına bigane bir göksel din ve tapınak ritüeli haline getirirsiniz.  Çağımızda mülkiyet tabu mamon totem olduğuna göre, bundan kaynaklanan modern  ilahlar ve Rabbler bulunduğuna göre bununla ilgili bir şeyler söylüyor olmanız lazım. Son üç yüz yılda dinlerin dünyadan çekildiği, en azından etkinliklerinin kırıldığı bir zamanda bunlara yeryüzünden itiraz sesleri yükselmiş. Anarşizm ve sosyalizm akımları buradan doğmuş. Siz dünyada yokken olmuş bunlar. Eğer dünyaya geri dönmek istiyorsanız, bunlarla bir yerlerde yolunuz kesişir, kaçınılmaz olarak bu böyledir.

7-O ZAMAN MARKS  “ LAİLAHEİLLALLAH”  DESE ALLAH’IN DİNİNE DAHA YAKIN OLURDU ABDESTLİ KAPİTALİSTLERDEN. HELE CHE GUEVARA DESE TADINDAN YENMEZDİ. DİYEBİLİR MİYİZ?

Marks bir peygamber gelseydi mülk (iktidar ve mal) hakkında ne söyleyecekse onu söylemiştir. Tabi bir peygamber olmadığı için din dilini kullanmamış, ekonomik-politik analiz yapmıştır. Benim görüşüme göre Marksizm ile İslam arasında fark Marksizmin metafiziğinin olmayışıdır.

8-MÜLK KONUSUNDA EBUZERLEŞMEK NE DEMEKTİR?

Mülk hakkında Ebuzer’in savunduğunu savunmaktır. Yani Hz. Peygamber’in mülk hakkındaki tutumunu devam ettirmektir. Hz. Peygamber mülke hükmetmiş ve fakat mülksüz ölmüştür. Bir Müslüman “kenz” yapamaz. Adam öldürmek, zina yapmak gibi haramdır kenz. Yani ihtiyaçtan fazla mal ve servet sahibi olamazsın, komşun açken tok yatamazsın, biri yerken diğeri bakamaz. Kişisel zenginlik İslam toplumu için felakettir. Toplumda zengin olmamalı yoksul da kalmamalıdır. İnfak bunu sağlayıncaya kadar geçici bir görev olarak vardır. Nihayetinde herkesin kendi emeğinin sahibi olduğu, herkesin ürettiği, alışveriş ve değiş tokuşun olduğu, kimsenin kimseye yardım etmek gibi bir lütuf bahşetmediği özgür insanlar ülkesi haline gelmek esastır.

9- MÜLKÜYETSİZ VE BORÇLU ÖLMÜŞ PEYGAMBERİN ÖLÜMÜ ÜZERİNE 15 ASIR GEÇTİ. BİRSÜRÜ OKUMA BİÇİMLERİ VAR. TARİHİ BİRİKİMİ YOK MU SAYACAĞIZ? BU DİN MÜLK SAHİBLERİNE NE DİYOR?

Musa aralarından ayrılınca Samiri’nun halkını buzağıya taptırmasıyla, Muhammed aramızdan ayrılınca da bu ümmetin Samirilerinin halkını mala taptırması aynı şeydir. Harun nasıl Musa’nın yolunu (sünnetini) korumaya çalışmış, yapmayın etmeyin demişse, Ebuzer’in bu ümmet için yaptığı da aynı şeydir. Yani Ebuzer “Ehl-i Sünnet ve’l-cemaat’i savunmuştur. Sünnet, peygamberin mülk konusundaki söylediğiniz tutumudur, cemaat de halktan mülk biriktirerek ayrılmamak; kâşanelere, saraylara, köşklere çekilmemek, cemaate karışmak, onlara tepeden bakmamak, daima halk/cemaat/toplum ile beraber olmak demektir.

Dinin mülk sahiplerine söylediği şey şudur: Bilgi, iktidar ve servet edinerek halktan ayrılmayın. Bunlar üzerinden tekelleşme ve sınıflaşma yaratıp hegemonya/tahakküm kurmaya kalkışmayın. Bunları halkla paylaşın, kişisel servet yığma amacıyla kullanmayın. Lehu’l-mülk (Mülk Allah’ındır) bu demektir. Bunu söylüyor din.

10- KÖLELEŞTİRİLEN TOPLUMLARIN NEYE İHTİYAÇLARI VAR?

Köleci toplumlarda üsttekiler ve alttakiler vardır. Üsttekiler becerikli hain, alttakiler muti kul haline gelirler. Demek ki böylesi toplumlarda üsttekilere namus ve şeref, alttakilere de isyan lazımdır. Üsttekiler daima azınlıkta olmalarına rağmen kendilerini çoğunluktaymış gibi gösterirler. Halbuki işçiler değil; patronlar , halk değil;  yönetenler, varoşlar değil; kâşaneler azınlıktır. Gel gör ki ezınlıktakiler kendi korkularını çoğunluğun  korkusuymuş gibi yansıtır. Çoğunluk mutileştiği için azınlığın korkularını kendi korukları zanneder. Bunu ancak peygamberlerce üflenen isyan ruhu bozar.

11-ADALET, ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK, KARDEŞLİK, PAYLAŞIM GİBİ KAVRAMLARI KAPİTALİZM NASIL İSTİSMAR EDİYOR? NE YAPMAK LAZIM?

Bunlar bir devrim anının sloganlarıdır. Devrimden sonra unutulur. Kapitalizm insanların korkularından beslenir. Açlık, yoksulluk, gelecek tasası insanlarda yiyecek, içecek, barınma gibi ihtiyaçların nasıl giderileceği korkusu yaratır. Kapitalizm işte bunları insanlara vadeder. Zımnen “Bana köle olursan bunları sana vereceğim” der. Kur’an’da “Onlar için korku yoktur tasa da olmayacaktır” ayeti var. Cenneti değil; bu dünyayı anlatır. İnsanların açlık sınırı, barınma, güvenlik, sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçları toplum tarafından kendi kendine finans ile sağlanmak durumundadır. Bu bir toplum üzerine borçtur. Kur’an’da cennet şöyle tarif edilir; “Orada aç kalmazsınız, susuzluk çekmezseniz, çıplak olmazsınız ve güneşin sıcağında yanmazsanız” (Taha; 118-19). İşte bunların sosyal güvenlik (infak, zekat, tasadduk, hayr, karz-ı hasen vs.) olarak sağlandığı yerde Kapitalizm istismar edecek bir şey bulamaz.

12-‘’ASGARİ ÜCRETLE İŞÇİ ÇALIŞTIRAN YOKSUL VE YETİME BAKMAYANIN NAMAZI BOŞTUR DİYORSUNUZ’’. HARUN KİM KARUN KİM? BİR DE HARUN DİYE ORTAYA ÇIKIP KARUN GİBİ OLAN YÜKSEK TAKVA(!)LILAR VAR.

Maun suresine göre bunu söylüyorum. Eğer içinde yetim ve yoksul derdi yoksa o namaz boşuna kılınıyordur. “Vay onların kıldığı namaza” diyor Maun suresi. “Onların kıldığı namaz boştur (sahun), gösteriş yapıyorlar” diyor. Kim bunlar? Öksüzü hor gören, yoksulun (miskin) yanında olmayanlardır. Miskin geliri giderine yetmeyen, fukara da hiç gelirini olmayan demektir. Mesela asgari ücretle çalışan bir işçinin geliri vardır fakat asgari ücret (599 TL) almaktadır. Bu durumda açlık sınırı 890, yoksulluk sınırı da 2238 TL olduğuna göre, geliri giderine yetmeyecek demektir. Dolayısıyla bu durumdaki bir işçi Kur’an’ın miskin dediği guruba girmiş oluyor. Miskini gözetmeyenin namazı gösteriş olduğuna göre, onun için de yanında asgari ücretle işçi çalıştıranın namazı boş olmuş oluyor.

Harun buzağıya (mal, servet, para, mülk) tapmayın diyen ses, Karun da buzağıya tapan kimse oluyor. Öyle ki önce buzağıyı ele geçirmeliyiz, müslümanlar güçlü olmalı derler. Bunun için Harun gibi gelir sonra “Bu bendeki bilgi sayesinde verildi” demeye başlar ve Karunlaşırlar.

13-BİR LOKMA BİR HIRKA DİYEN SUFİLERE NE OLDU?

“Bir lokma bir hırka”  Karunlaşmaya karşı esaslı bir protesto hareketi idiydi. Aslında fenafillah da fenafi’l-halk demektir. Yani halkta yok olmak, halka karışmak, kâşanalere, havuzlu villalara çekilmemek, halka beraber olmak anlamındadır. Ehl-i tasavvuf ehl-i tasarruf olunca sufilik de bize düştü. Biz bir lokma bir hırka yaşıyoruz bid’atçi oluyoruz, onlar havuzlu villalarda yaşıyor sufi oluyor. Kim derviş, Kim sufi? Bir lokma bir hırka bir açıdan anarşist sufiliği de ifade eder. O açıdan saverim.

14-BOZULUŞU NEREDEN BAŞLATIYORSUNUZ? ALLAH’IN YERYÜZÜNDEKİ GÖLGELERİ(!), ULU KİŞİLER,  DİN BEZİRGANLARI  VAR. MÜLKE SAHİP OLDUĞUNU İDDİA EDENLERE KARŞI KAYBEDİŞİMİZİN TARİHİ ÇOK ESKİLERE DAYANIYOR GALİBA. ARAYA DERİN DİN GİRDİ HERHALDE?

İslam’ı yıkan üç şey olduğunu söylüyorum. Bunu 3M diye ifade ettim. Mülk, Mucize ve Mevzu. Mülk malum yukarıda anlattım. Mucize Müslümanın epistomolojik algısının bozuluşu, sebeb-sonuç ilişkileri sürecinden kopuşu oluyor. Nasıl, neden, niçin? diye sormayan bir zihin oluşuyor. Güçlünün yaptığında vardır bir hikmet diye düşünülüyor ve diktatörlüğün zihni temeli de buraya dayanıyor. Mevzu ise uydurma rivayetlerle müslümanın sosyal hayatının dumura uğraması demek oluyor. 200 bin uydurma rivayet hala dillerde dolanıyor. Yezid para karşılığı sarayda hadis uydurtuyordu. M. Akif dediği gibi: “Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun/Yıktın onunla dini mubini yeni bir din kurdun.”

15-İNSANLARI RAHATSIZ ETMEMEK LAZIM DİYE KONUŞMUYORUZ. İNSANLARI RAHATSIZ EDENLERİN PEYGAMBERLER OLDUĞUNU BİLİYORUZ.

Aman ortalık karışmasın demek muhafazakârlıktır. Gelmiş geçmiş en büyük muhafazakâr da Ebu Cehil’dir. Dindar, hayır yapan, namaz kılan, hacılara su dağıtan ve fakat malına mülküne tapan bir “anti komunist”ti. Peygamberi servet düşmanı ve dinsiz (sabi) olmakla itham etti. Kureyşi bölmekle suçladı. Ortalığı karıştıran, düzeni bozan çıkışlar yapmakla itham etti. Bütün peygamberler devrimcidir. İslam’ın ruhu itiraz ve isyanda yatar. İlk surelerde Kella (hayır) kelimesi çok geçer. Sadece ilk surede (Alak) üç defa geçiyor. Hayır (lâ) demeden bu dine giremezsiniz bile.

16-‘MÜLK  ALLAHINDIR’ AYETİNİN ÇAĞIMIZDAKİ KARŞILIĞI VE TEFSİRİ NEDİR SİZCE?

Yukarıda açıkladım. Kısaca bilgi, iktidar ve servet şahısların elinde tekelleşme, sınıflaşma, tabakalaşma, hiyerarşi ve hegemonya aracı olamaz. Bunların sahibi Allah (halk) tır demektir.

17-YERYÜZÜNÜN ÇOK FARKLI TOPLUMLARI, İNSANLARI, BUNLARIN TARİHİ BİRİKİMİ SANAT, ESTETİK,FOLKLORİK,KÜLTÜREL BİRİKİMLERİ… BÜTÜN BUNLARA ÖN DUVAR YERİNE YAN DUVAR VEYA DOĞAL AKIŞLA HAYRA DÖNÜŞTÜRME VEYA TANIMLARI İÇİNDE BIRAKMA… RENGARENK ÇİÇEK BAHÇELERİ GİBİ ALGILAMA VARKEN, SİYAH-BEYAZ İKİLEMİNE SOKMA KATI VE KÖŞELİ KALIPLARA DÖKME YERİNE İNSAN BU ; SU MİSALİ KIVRIM KIVRIM AKAR YA… SUYU YATAINA BIRAKMAK,AKIŞI SAĞLAMAK ÖN ENGELLERİ KALDIRMA,SEVDİRME,NEFRET ETTİRMEME,YOLCU OLMA VE YOLA GİRENLE YOLDAŞ OLMA NE DERSİN?

Fussilet 10. ayete göre Allah eşitliği takdir etmiştir. Bu, bütün farklılıkların dümdüz edilmesini değil; farklılıkların korunmasını öngörür. Birileri çıkıyor ve eşitliği bozuyor. Sınıflaşma; alttakiler ve üsttekiler diye ikili sınıf oluşturuyor.  Halbuki eşitlikçi düzen alt alta değil; yana olanı, rengarek ve farklı olanı ifade eder. Herkes yanayana, farklı ve rengarenktir. Böyle akar insan toplumu. Bu farklılıkları ve rengarenkliği alt ve üst diye ikili sınıflaşmaya çevirirseniz siyah ve beyaz dayatmış olursunuz. Varolan çeşitliliği bozmuş olursunuz. Çeşitliliğin ve farklılığın birbirinin üzerine çıkması durumları olur. İşte tam da burada eşitlik (birlik/tevhid) mücadelesi lazımdır.

18. ZULKARNEYN KISSASI TAHLİLİNİZ VAR. BU KISSA YAŞADIĞIMIZ ZAMANA NE ÖNGÖRÜYOR?

Bir kralın yani siyasi iktidarın nasıl davranması gerektiğini anlatıyor. Kendi halinde yaşayan bir halka ilişmeyeceksin yani halkın giyimi kuşağı, folklorü vs. ile uğraşmayacaksın. Zulme rıza göstermeyeceksin, toplumda sadece zulmün ortadan kaldırılıp adaletin ikamesini vazifen bileceksin. Saldırı tehdidi altında ve yardıma muhtaç olana el uzatacaksın, gerekirse demirden duvarlar örüp saldırganlığı önleyeceksin. Kıssa bu mesajları veriyor.

19. İHSAN ELİAÇIK ‘KARŞI OLMAKLIĞI’ POPÜLER OLANDAN AYRI TUTARAK ‘İÇİ DOLU BİR MUHALEFET’ İKLİMİ OLUŞTURMAYA MI KAVLETTİ?

 

Tabi. Bugün en çok muhtaç olduğumuz şey içi dolu muhalefettir. Her şeye karşı çıkmadan medet umsam çok daha başka şeyler yapabilirim. Benim bütün derdim Kur’an’ı yaşayan hale getirmek ölü kitap olmaktan çıkarmaktır.

20. FİRAVUN, KARUN VE BELAM… GÜNÜMÜZDE BU KAVRAMLARA NASIL BİR DURUŞ GİYDİRİLEBİLİR?

Firavun siyasi iktidarın tahakküm aracı olarak kullanılmasını, Karun servetin hegemonya aracı olarak kullanılmasını, Bel’am da bunların din ile meşrulaştırılmısını ifade eder. Bu nedenle eline yetki ve iktidar geçenin Firavunlaşmaması, para geçenin Karunlaşmaması, dini bilgisi olanın da Bel’amlaşmaması gerekir.

 

[email protected]

Article Tags:
·
Article Categories:
Söyleşi · Yazılar

Comments to Yolcu Dergisi Söyleşisi

  • İhsan beyin tüm yazılarını okumamış ya da tam anlamıyla dinlememiş bir insana.İhsan hocamı anlatmak istediğimde kullanabileceğim çok net özet bir kaynak niteliği taşıyor söyleşi.Sorular konuların özüne indirebilecek niteliğe ve yeteneğe sahip.Cevaplarda o yüzden çok derinlerden ama superegodan uzak bir şekilde anlaşılır bir hale gelerek bizlere ulaşıyor.Kuranı Kerim-Bu kitabın bana ne demek

    A.Aslan 3 Ocak 2011 05:02 Cevapla
  • İhsan beyin göüşüçok sert.her an kafa atacakmış gibi bir bakışı var. ama vallahi kalemini,duruşunu seviyorum bu insanın.

    Caner 3 Ocak 2011 17:51 Cevapla
  • ihsan hoca.<br>Şu ülkede 10 yada 15 yıl önceden konuşuyorsun.<br>Dili diline fikri fikrine uygun öğrenciler bırakmalısın.Bu çizgi siz kadar okuyup demlenmemişlerin eline düşmemeli.Ziyan edilmemeli gençlik modası olmamalı.<br>Bazen şunu derim siz gibilere.<br>Keşke bazı insanlar ölmese.

    umutlu haykırış 3 Ocak 2011 19:32 Cevapla
  • başörtüsü yasağı dinle ilgili, asgari ücretin rezilliği mülkle ilgili, ancak bilgiyle ilgili örneği bulamadım.

    emrah kirişçi 3 Ocak 2011 20:20 Cevapla
  • İhsan Hocam öncelikle Allah sizden razı olsun.Dile getirdiğiniz görüşler İslam toplumlarını ( ve tek tek tüm müslümanları ) ; düştüğü ,yıkıldığı ,çürüdüğü yerden yeniden ayağa kaldıracak ,onları gerçek Kur&#39;an müminleri haline getirecek ,ve son HAK dini olan bu muazzez ve yüce dinimizi ,dünyanın orasında, burasında çağdaş firavunların ve çağdaş karunların tahakküm -eziyet- zulüm ve

    Haldun Dizdaroğlu 3 Ocak 2011 22:08 Cevapla
  • islamin yasandigi bir toplumda yasamak nasip olmayacak ama, ölmeden islami ögrenmek nasip olacak galiba.

    Arayis 3 Ocak 2011 22:28 Cevapla
  • hocam yazılarınızı büyük bir ilgi ile okuyoruz.bilgilenmeye ve düşünçe ufkumuzu genişletmeye çalışıyoruz.selamlar

    ali çetin 4 Ocak 2011 00:15 Cevapla
  • nesnellikten, mantıksallıktan uzak kişisel, öznel düşünceler. Tarihin çarpıtılması söz konusudur ayrıca.

    yakup özkan 4 Ocak 2011 09:18 Cevapla
  • Sosyal adaleti savunmak için mülk düşmanlığı gerekmiyor. Kur&#39;an-ı Kerim&#39; deki infak, zekat, doğruluk, liyakat, takva vs. düşüncesi gerektiği gibi işletilebildiği zaman sosyal adalet sağlanabilir. Mülkiyet düşmanlığını, İslam&#39;dan çıkarsamaya çalışmak büyük saçmalıktır. İslam ölçülü bir dindir.

    yakup özkan 4 Ocak 2011 09:29 Cevapla
  • başörtüsü yasağı, dinden çok siyasetin sorunu gibi geliyor bana. yani, ortada siyasi bir hegemonya var ve bu konuda istediğini dayatıyor topluma. bilginin hegemonyasında da mevcut din &quot;alim&quot;lerini ele alabiliriz. iktidara yaranmak adına dinde yarattıkları tahrifler, oluşturdukları bilgi hegemonyasının emareleridir.

    erdeniz diril 4 Ocak 2011 12:48 Cevapla
  • bel amlar bu kategoride zikrediliyor.bu çağın hocaları şeyhleri alimleri yokmu bilgiyi istismar eden. yokmu allah ile kandıran. ben çok görüyorum malesef var.cin suresinin 5.ayeti önemli bir bilgi veriyor.

    mehmet karayıl 4 Ocak 2011 13:16 Cevapla
  • Nihayetinde herkesin kendi emeğinin sahibi olduğu, herkesin ürettiği, alışveriş ve değiş tokuşun olduğu, kimsenin kimseye yardım etmek gibi bir lütuf bahşetmediği özgür insanlar ülkesi haline gelmek esastır.<br>DEMİŞİNİZ…<br>Marksizimin dibine de inseniz, herkezi che guaveraya da özendirseniz,ve her yerde eşitlikçi düşünce hakim de olsa …Allah&#39;ın bir kısım insanı diğer bir kısım insandan

    mustafa 4 Ocak 2011 14:39 Cevapla
  • bence fabrikaların 3 vardiyası çalışmaması gerekli. ilk önce böyle bir çalışma şekli insan fıtratına aykırı. ikinci olarakta biriken paranın yeni fabrikalara dönüşmesine engel.<br><br>sanırım asgari ücret en az açlık sınırıyla eşitlenirse bir nebzede olsa durumumuz daha iyi olur.<br><br>şöyle düşünüyorum. mülk sahibi insanlar çalıştırdıkları kişilere bolca maaş vermeliler. ondan sonrası yani

    emrah kirişçi 4 Ocak 2011 18:47 Cevapla
  • Allah kitabında, şirk &#39;in ne olduğunu ısrarla tanıtıyor. Şirk&#39;in çeşitlerini de. Sayın İ İhtiraslar korku ile beslenir.

    Adnan Başeren 4 Ocak 2011 19:16 Cevapla
  • Batı düşüncesi üzerine yaklaşık 50 yıl okuma ve araştırma yapan, özellikle sosyalizmi ve marksizmi çok iyi bilen birisi olarak Cemil Meriç, Kur&#39;an-ı Kerim&#39;den sosyalizmi ve marksizmi çıkarmıyor, ve bunu özellikle belirtiyor. Meriç sosyalizmle islamı karşılaştırıyor çok yerde, ancak İhsan Eliaçık&#39;ın çıkarımları gibi sonuçlara varmıyor. Meriç&#39;e göre İslamdan sosyalizmi çıkaramayız,

    yakup özkan 4 Ocak 2011 21:46 Cevapla
  • Temel kaygı ve üzerine basılan noktalarda İhsan hoca isabetli tespitler yapıyor. Ancak, bu denli bir hayat algısı ve pratiği geliştirmek için &#39;mutlak iman ve teslimiyet&#39; ön koşuldur. Yaşamın tüm araçlarını bir tarafa itmek ile inanıldığını zannedilen dini, yaşamın araçları haline getirmek arasındaki farkı farketmek ve doğruya karar vermek zor zanaat….ihsan hoca yı beğeniyorm da bir

    zafer özer 4 Ocak 2011 22:52 Cevapla
  • Allah kitabında, şirk &#39;in ne olduğunu ısrarla tanıtıyor bize. Şirk&#39;in çeşitlerini de..Şirk&#39;i anlamadan Kur&#39;an&#39;ı anlamak mümkün değildir. Makalelerinin hemen hemen hepsinde, öne çıkardığı mülk/para-insan-şirk ilişkisini dikkate alarak, İhsan bey için; şirkin en azgınını deşifre etmek istiyor diyebiliriz ve ona uyarılarından dolayı teşekkür ederiz. Nimetler adil şekilde

    Adnan Başeren 4 Ocak 2011 23:32 Cevapla
  • bilgiye sahip olan iktidara sahip olur. Yüksek teknoloji bilgisine sahip olan o bilgi ile dünya para akışını bile kontrol edebilir. borsa bilgi ile ilgili iyi bir örnek.

    suat 6 Ocak 2011 17:46 Cevapla
  • Bunları (Allah’ın bir kısım insanı diğer bir kısım insandan çeşitli şekillerde üstün tutma ve onları diğerlerine yardıma muhtaç halinde bırakmasına mani olamazsınız…) Allaha neden malediyorsun Allah bunlardan münezzehtir.

    suat 6 Ocak 2011 17:48 Cevapla
  • 🙂 sosyal adaletle sosyalizmin nesi farklı.

    suat 6 Ocak 2011 17:49 Cevapla
  • Evet normalde İhsan beyin ikazları aşırı görü<br>lebilir. Fakat fevkalade zamanların tedbir ve çareleri de favkalade olur.Bazı hastalara şok tedavisi uygulanır. Ağır enfeksiyon vakalarında hastaya en ağır antibiyotikler verilir. İslam ümmeti normal zamanda değil ki normal şeyler söylensin. Ben de başta biraz aşırı buluyordum fakat toplumun kokuşmuşluğunu ve düştüğü derekeyi düşününce

    cuma özusan 7 Ocak 2011 02:39 Cevapla
  • müslim dünyanın içinde tartışılması son derece yararlı.ancak sosyalist dünyayı bilen ve onun temel kaynakları hakkında fikri olan insanlar için 50 yıl [en azından]geriden geliyor…biz artık kendimizi kanıtlamak zorunda deyiliz….doğudan ve batıdan yeterince kanıt var…temeldeki ana yaklaşımların içerden ve dışarıdan [{ahirinive zahirini]ve hatta mülki ve ilmii sırrına müşrikiz….amma ne

    nadir 7 Ocak 2011 06:25 Cevapla
  • Yüreğine sağlık sevgili üstadımız. Yazılarınızı severek, beğenerek ve büyük bir aşkla okuyoruz. Ancak affınıza sığınarak bir noktada eleştiri de yapmayıda gerekli görüyorum.<br>Herkes Kitab&#39;ın içinden bir oktayı bayraklaştırıyor ve Allah&#39;ın Kitabını o konu üzerinde dolaştıırp duruyor. Yani kendi dünyasında değer verdiği konuyu Kabe-Kıble eyliyor vr bütün ayetlere o konu çervresinde tavaf

    Ehli Beyt Dostu 7 Ocak 2011 10:11 Cevapla
  • hamd alemlerin RABBİNE(cc),salat ve selam aziz PEYGAMBERİNE(saa) ve ehlibeytine olsun. kıymetli ihsan hocamı öncelikle cesur yazılarından ötürü tebrik ederim,ele aldığı konunun hakikaten pek ehemmiyetli vede ihmal edilmiş bir konu olduğu kanatindeyim.paylaşmak,vermek,bölüşmek,cömert olmak,sosyal adalet,kardeşin kardeş için yaşaması…..hepside birbirinden kıymetdar başlıklar. sanki kuran

    mahmut yılmaz 7 Ocak 2011 14:52 Cevapla
  • sizlere hucurat suresini hatırlatırım Mü&#39;minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah&#39;tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.<br> bizler bölük pörçük olduğumuz müddetçe ancak din düşmanlarını sevindiririz.çabamız,gayretimiz,derdimiz,tasamız bu olmalı. EY ALİMLER,EY HOCALAR,EY ŞEYHLER, EY ÜSTADLAR !!!!!!!

    mahmut yılmaz 7 Ocak 2011 15:12 Cevapla
  • medinedeki kardeşlikten bahsedenlere sesleniyorum. kölesi,zencisi,evslisi,hazreclisi,ensarı zengini fakiri…. evet aziz peygamberin ilk işi müminleri birbiri ile kardeş kılmak olmuş.sevgiyi muhabbeti tesis etmek olmuş. bence peygamberi temsil makamında her kim var ise aynı vazifeyi yapmalı. TEK SIKINTI ÖNDE OLANLARDA BENCE…İYİ ÖRNEK OLAMADINIZ BU

    mahmut yılmaz 7 Ocak 2011 15:23 Cevapla
  • sevgili ihsan hocam yazılarınızı zevkle okuyoruz.<br>ve ihmal edilmiş alanlardan biri&#39;de sosyal adaletin sağlanmasıyla ilgili yazılarınıza katılıyor ve iyiki sizin gibi donanımlı müminler var diyorum<br>kapitalistlerden daha çok kapitalist takeliler hızla çoğalırken sizin hasıraltı edilen konuları gündeme taşımanız bizi mutlu ediyor.<br>selam ve duaile

    nihat taştan 7 Ocak 2011 23:25 Cevapla
  • Kardeşler, aymazlıklar İslam düşmanı emperyalist güçleri, öylesine iştahlandırdı ki , tarihte yapamadıklarını bu kez başarmış görünüyorlar. Memleketimiz de, göz göre göre altımızdan kaydı gitti gibi… Irak&#39;ta, Afganistan&#39;da, Yemen&#39;de ve Orta Doğu&#39;da neler olduğunu iyi tahlil etmeliyiz. AB-D&#39;nin amacı, BOP&#39;un da(kılıf) ötesinde…Asıl hedefe doğru, sinsi

    Adnan Başeren 9 Ocak 2011 00:13 Cevapla
  • Dini parçalayan bir yorum okudum yukarıda(başörütüsü yasağı dinle ilgili diğeri mükle ilgili gibi bir metindi) Oysa kardeşim din tevhitle başlar. Birlemektir parçalamak değil.

    Fatih Demir 9 Ocak 2011 20:47 Cevapla
  • yakup özkana katılıyorum…..

    şeriati nurettin meriç 14 Ocak 2011 22:43 Cevapla
  • CEMİL MERİÇ—NURETTİN TOPÇU—ALİ ŞERİATİ…… bu üç devi hamur edin ekmek yapın işte yenecek tek güzel şey ama alt yapısı,,,yani mayası,,,KUR&#39;AN olacak kesinlikle….

    şeriati nurettin meriç 14 Ocak 2011 22:46 Cevapla
  • İhsan Hocam, Bediuzzaman hep sert bakar. Bu cok normal. İslam diye birilerinin anlattiklari, yasadiklari, yasattirdiklarini dusununce ve buna milyonlari alet ettiklerini dusununce kafa atacak gibi bakmasalardi garip olurdu.<br><br>Soru su: Vefat ettiginde borcu bulunan ( ve bu bilincli bir tercih) Efendimiz (SAV) bugun fiziki olarak bulunsa gunumuz muslumanlarina ve hatta onde gidenlerine nasil

    Mert 15 Ocak 2011 20:07 Cevapla
  • selam ve rahmet ile<br>aşırılıklar arasında bocalamak insanın kaderi degildir herhalde.<br>ya kapitalizm ya sosyalizm<br>islamın kendiene has kelimelerle anlattıgı özgün felsefesini<br>asrın idrakine söyletebilmek için dar kalıplara sıkıştırmak…..<br>dogruların elbette vatanı milleti yok amma velakin<br>ona biçilen gömleklerde dar geliyor be kardeşler.<br>birde kardeşler hakkı övelim

    yigit 20 Ocak 2011 19:22 Cevapla
  • lehül mülk ,acaba lailaheillallahdan önce mi geliyor..İnsanın ilahlaşması mülke sahib olmasıyla başlayabilir..ama kuranda nefsini veya arzularını ilahlaştırana ne demeli<br>bir fakir ve fukarada arzularını ilahlaştıra bilir..<br>peygamberlerin mesajlarının odagında o yüzden lailahe illallah olmuştur…<br>tabi kılanlar kadar..<br>tabi olanlarda..suçludur..Mazeret yok ahirette..

    kazım 24 Nisan 2011 03:07 Cevapla

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.