Kas 16, 2009
2264 Views
2 0

Biz de ikisi de var

Written by

Geçen hafta içinde Habertürk TV’de Palçiçek Pamir’in Karşıt Görüş proğramına çıktım. Proğramda MUSİAD eski başkanlarından Erol Yarar ile İslam ve Burjuvazi konusunu tartıştık.

Tartışmadan her ne kadar entelektüel bir haz alamasam da, temel mesajları verme açısından fena olmadı. Aşırı yüklenme nedeniyle internet sitem az kalsın çöküyordu. Mail trafiği de cabası…

Bu yoğun ilgiden “İslam abdestli kapitalizm üretmek için var değildir” mesajının yerine ulaştığı anlaşılıyor.

Erol Yarar gibilerin “Sahabeye hakaret ediyor” veya “Komünistlik yapıyor” salvolarının bunu durdurması mümkün değil. Pandoranın kutusu açıldı. Bu tartışma daha da büyüyerek devam edecek ve zamanın ruhunun değiştiğini herkes görecek.

Bize eskiden “yeşil komünist” derlerdi. Şimdi yeşile de gerek kalmadan “komünist” diyerek ‘bahçelerine’ sarılıyorlar. Sırrı Sürreyya Önder dostumun telefondaki espirisi her zamanki gibi harikaydı: “Artık yeşile de yok, terfi etmişsin, hadi hayırlı olsun!”

12 Eylül’den hemen önce, o zaman Kırşehir’de lisede okuyordum, Akıncılar ve MTTB’ye gider gelirdik. Duvarlara “Sınırsız ve sınıfsız İslam toplumuna doğru” diye yazılar yazardık. O zaman yaftamız yeşil komunistti…

Sonra yeni yaftalarımız oldu: Radikal, İrancı, mezhepsiz, modernist, tarihselci, dinde reformcu…

Bunlar da hakkımda yazılan son iki eleştiri yazısından: Liberal-sosyalist, materyalist, naturalist, neo-mutezilî, batınî, ulusalcı…

Yaftalamadan edemiyor yurdum insanı.

Ha babam yafta vuruyorlar.

Ahmed Arif’in “33 Kurşun” şiiri aklıma geldi: “Vurun ulan, vurun, ben kolay ölmem!”

30 yıl önce (1980) Mamak Cezaevi kapısında başçavuşa verdiğim cevap, Balçiçek Pamir’in proğramındaki (2009)“Kendinizi ne olarak tanımlıyorsunuz?” sorusuna verdiğim cevap ile aynı: Müslüman.

Bu kadar.

***

Kur’an’ın “tarihe, hayata ve tabiata dönüşü” için esastan bir yeniden okuma yapıyoruz. Bu, Muhammed İkbal’in “İslam’da dinî düşüncenin yeniden inşası” dediği şeydir. Hz. İsa’nın dediği gibi “Karanlıklarda söylediklerinizi bir gün gelecek çatılardan haykıracaksınız.” Hiçbir güç buna engel olamaz. Hiçbir yaftalama bunu durduramaz ve saptıramaz.

Artık Ebuzer İslam’ı var. Solculuğa, komunistliğe gerek yok. Çağın vicdanı buradan çıkacak. Ebuzer, ıssız çölde yattığı o mezardan kalkarak çağımıza gelecek. Tıpkı İsa’nın mezarından kalkıp döneceği gibi dünyaya dönecek. Tabiî bu, Musa’nın, İsa’nın, Muhammed’in, Ali’nin, Ebuzer’in vb. getirdiği ve savunduğu İslam’ın ruhunun geri dönmesi; zihinlerde bilinç, yüreklerde heyecan olarak yeniden yeşermesi demek oluyor.

Bunun önüne geçmek mümkün değildir. Ben veya bir başkasının katkısı fark etmez, tarihin akışı bu yöndedir. Onun için ‘zamanın ruhu değişti’ diyorum.

***

Gerçi defalarca yazdım, bilen biliyor ama binlerce kişi yazılarımızla yeni karşılaştığı için iki konuya açıklık getirmek istiyorum.

Birincisi proğramda Hz. Osman’a hakaret ettiğim iddiasıdır.

“İslam’ın yenilikçileri” kitabımızın birinci cildindeki “Hz. Ömer”, “Hz. Ali”, “Ebuzer”, “Ammar b. Yasir” bölümlerini okuyanlar bilirler, biz dönemin ekenomi-politik analizini yapıyoruz. Eğer bunu yapmazsak mesafe katedemeyiz. Çünkü yeryüzünde İslam ümmeti diye bir şey varoldukça bu isimler de var olacaktır. Bunları silip atamayız, olayları görmemezlikten gelemeyiz. Çünkü istediğiniz kadar ayet hadis okuyun “Bahçe sahibi” dindar zihin hemen “Hz. Osman’a, Abdurrahman bin Avf’a, Saad bin Ebi Vakkas’a ne diyeceksin?” demekte ve ayeti hadisi tınlamamaktadır.

Dindar zihnin şunu bilmesi gerekiyor: Ebuzer (ve şu an biz) Hz. Osman’ın kişisel hayatını, hayasını, imanını, peygamberimize olan yakınlığını, İslam’a olan hizmetlerini eleştirmedik, eleştirmiyoruz. Böyle bir şey olamaz, olabilemez.

Fakat “kamu icraatı” eleştiriye açıktır.

Çünkü ülke (ümmet) hazinelerinin anahtarı kendisine teslim edilmiş olan, savaşa ve barışa karar verme yetkisi kendisinde olan, halkın mukadderatını etkileyecek kararlar verme makamında oturan yani kamu otoritesi yetkisi kullanan herkes, evet herkes eleştirilebilirdir.

İşte “herkese ait olan” bu alan (kamu) “herkesin” eleştirisine açıktır.

Kamu yetkisini kullandığı sürece hem hesap sorulabilir ve hem de eleştirilebilir olmak durumundadır. Aksi halde hesap sorulamaz ve eleştirilemez olursa diktatör ve hatta giderek tiran olur. Zaten diktatörlük ve tiranlık da bundan başka bir şey değildir.

Bu eleştiriyi yapacak olanlar da o ülkenin (ümmetin) aydınlarıdır. Aydın bu anlamda halkın vicdanıdır. Eleştirilemeyeni eleştirebilendir. Gelecek nesillerin ibret almasını ve bir daha o hataların tekrar edilmesini engelleyecek olan “eleştirel analizi” ortadan kaldıran “kutsallık perdesine bürünme” ve böylece “kamu icraatlarını sorgulamaz kılma” nın büyüsünü bozar. Böylece aydın ülkenin (devletin/ümmetin) donmuş dimağını açarak geleceğe yürümesini sağlar.

İşte Ebuzer bunu yapmıştır. Sahabenin çoğu da bunu yapmıştır. Hz. Osman da hiçbir zaman kamu icraatlarının eleştirilemez olduğunu söylememiştir. Bizzat hilafet makamında çatır çatır tartışmışlardır.

Eğer siz geçmişte hilafet makamında oturmuş birisini, kamu icraatları sebebiyle eleştirilemez görürseniz, bugün de, aynı/benzer makamda oturanları eleştirilemez görürsünüz. İslam toplumlarında eleştirilemez, sorgulanamaz, hesap sorulamaz liderlerin çıkıp durmasının kökleri buralara dayanmaktadır. Çünkü kamu bilinci yeterince gelişmemiştir. “Kamu icraatları sebebiyle eleştiri” ile “kişiliğe hakaret” birbirine karıştırılmaktadır.

Halbuki ilki meşru, ikincisi yasaktır.

Bu söylediğime değil Hz. Osman, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Ali, eğer kamu yetkisi kullanmışsa Ebuzer, hatta Hz. Peygamber’in kendisi bile dahildir. Ona Allah’ın Resulü olarak tabiî ki itaat etmemiz gerekir, amennâ fakat “kamu icraatı” söz konusu olunca, ‘savaşı şöyle yapalım’, ‘barışı imzalamayalım’, ‘hurma ağaçlarını aşılamayalım’ vs. diyebilirsiniz. Eğer bunlardan kaynaklanan bir zarar ortaya çıkarsa ‘bu yanlıştı, yapmamalıydık’ deme hakkınız vardır. Bunların hepsi olmuştur.

Bugün dahi “kamu yetkisini” kim kullanıyorsa “kamudaki tüm icraatları” eleştiriye açık olmak durumundadır. Çünkü kamu “herkese ait olan” demektir ve herkese ait olan hakkında karar verenler eleştiriyi göze almak durumundadırlar. Aksi halde tabiatları kaldırmıyorsa istifa etmeli, yerlerini tahammüllü olanlara bırakmalıdırlar. “Kamu” adı üzerinde kimsenin özel alanı, malı, mülkü ve çiftliği değildir. Nihayetinde ölmek, istifa etmek veya emekli olup gitmek suretiyle kamu görevi bitecek ve fakat milletin/ümmetin örgütlü gücü, ortak hazinesi veya toplumsal tini (ruhu) demek olan “kamu” devam edecektir.

İşte buna kamu bilinci diyoruz. (bkz. “En büyük kamu” başlıklı makale)

Bu nedenle başta Hz. Osman olmak üzere sahabeler “kamu icraatları” sebebiyle eleştirilemez ve sorgulanamaz değildir. “Burada yanıldı” demek sanıldığının aksine gayet ilerletici ve ders çıkarıcıdır. Üstelik günümüze yönelik son derece öğretici tarafları var. Öyle ki “Adalet Devleti” adlı kitabımdaki kimi kamu felsefesi teorileri, Hz. Osman döneminin yanlış icraatlarından çıkardığım sonuçlardan çıkarılmıştır. Yani bana gayet öğretici olmuştur.

***

İkincisi proğramda komunistlik yaptığım iddiasıdır.

“Kur’an’dan kapitalizm hele abdestli kapitalizm hiç çıkmaz. Eğer bir ekonomi-politik çıkarılacaksa, Kur’an kavramlarını kullanmadan, bugünün kavramları ile söyleyecek olursak sosyalizme eğilimlidir…”

“İslam’ın politik duruşu sol bir duruştur.”

Bu sözlerden benim komunistlik yaptığım nasıl çıkıyor?

Şunu da söyleyeyim: Kelime anlamıyla komunist (communist) sözcüğünden rahatsız olmam. Çünkü İslam’daki cum’a, cem, cemaat, cumhur sözcüğü ile aynı köktendir: topluluk, toplu, ortaklaşa olan demektir. Fakat bir ideoloji olarak komunizm ile herhangi bir alakam yoktur. Kendimi solcu, sosyalist veya komunist diye tanımladığım hiç görülmemiştir. Kur’an’dan çıkardığım kimi ekonomi-politik yorumların bunları çağrıştırır olması, bir ideoloji olarak komunizmi savunduğum anlamına gelmez. Nitekim “devlet kapitalizmi” tabirini kullanmıştım.

Daha önce Gerçek Hayat Dergisi’nde “Biz de ikisi de var” başlıklı makalede ve “Mülk Yazıları” kitabıma aldığım “Kur’an’dan kapitalizm mi çıkar sosyalizm mi?” başlıklı makalede bu konuları etraflıca anlatmıştım.

Bu kavramları kullanarak meseleyi anlatmaktan kastım “çağın idraki” içinde konuşabilmektir. Aksi halde “İslam o değildir bu değildir” dediğiniz zaman çağın idraki içine giremiyor ve o dili kullananlarla iletişim kuramıyorsunuz.

Buradan bakılınca asıl söylemek istediğim şu: İslam’ın politik duruşu sol ise metafizik duruşu sağ olur. Çünkü “Evreni yaratan ‘Allah’ var, yerin göğün ‘sahibi’ O’dur, Allah’ın ‘yasa’ları ile oynamamalıyız, yarattığı tabiat ‘düzen’ine uymalıyız, gönderdiği peygamberlere ‘itaat’ etmeliyiz…” dediğinizde bunlar çağın idrakinde gayet ‘sağ’ vurgulardır. Bu açıdan metafizik duruşu sağ olur.

Öte yandan “Zulme karşı direnmeliyiz, kula kulluğa son vermeliyiz, açları, yoksulları doyurmalıyız, malımızı onlarla bölüşmeliyiz, zengin ile yoksul eşit hale gelinceye kadar yardımlaşmalıyız, faize son vermeliyiz, insana emeğinden başkası yoktur, zulmedenler yakında nasıl bir inkılab ile devrileceklerini göreceklerdir, ezilenler yeryüzünün varisi olacaktır..” dediğinizde bunlar da çağın idrakinde gayet ‘sol’ vurgulardır.

Demek ki ‘çağın idraki içinden’ konuşursak, İslam’ın metafizik duruşu tabiattaki ‘yaratıcının koyduğu düzeni koruma’ gibi sağ temalar içerirken, politik duruşu insanlıktaki ‘bozuk düzeni değiştirme’ gibi de sol temalar içeriyor.

Bu nedenle Gerçek Hayat Dergisi’ndeki o yazıda (8 ay önce) anlattığım gibi, 30 yıl önce Mamak Cezaevi’nin kapısında başçavuşun “Sağcı mısınız, Solcu musunuz ulan!” sorusuna Balçiçek Pamir’in proğramındaki gibi “Müslümanım” demiştim. Başçavuş kızıp “Ne demek lan o, biz gavur muyuz? Birileri çıkmış adalet, eşitlik, özgürlük, yoksulluk, açlık, emek, devrim mevrim diyor, birileri de Allah, kitap, vatan, millet, din, iman diyor. Siz hangisini diyorsunuz?” deyince “Biz de ikisi de var” demiştim.

Aynı yaftalar, aynı kalıplar, aynı önyargılar….

Artık bunları kırmanın zamanı geldi de geçmedi mi?

Article Categories:
Makale

Comments to Biz de ikisi de var

  • sayın hocam size kominist demelerindeki sebeb islamın ön gördügü şeyleri zaten koministler islamdan almışlar bende gecen bir solcula konuştum adam islamı anlammış ben islamı anlatınca bana senden bizden sin dedi dedim ben sizden degilim yani ben kominist degilim sen benim söyledikleri kabul ediyorsansa sen muslumansın cun islam varken kominizim yoktu ve gecek islamı okumumasını tavsiye ettim suan

    salih 16 Kasım 2009 11:27 Cevapla
  • Proğramı izledim…<br>Erol Yarar gözümde zaten küçük bir insandı iyce küçüldü. Özellikle Cübbeli Hocanın evinin lüks olup olamdığı sorulduğunda.. &quot;Bu mu lüks?!!..&quot; (Kendisinin evi Allh bilir nasıl bir mutantan.. bir debdebe içinde ki…)cevabını ibretle not ettim.

    Abdulkadir 16 Kasım 2009 16:09 Cevapla
  • Simdiye dek böyle bir yaklasim daha ne gördüm ve ne de okudum, lakin cok isabetli bir yorum olarak degerlendiriyorum. Kamu,sag,sol kelimelerinin anlamlarini bu perspektifden degerlendirme firsati verdiginiz icin size tesekkür ediyorum. Saygilarimla…

    erhan brüksel 16 Kasım 2009 23:15 Cevapla
  • Hocam yazdıklarınızdan çok yararlaniyoruz. Allaha emanet olun…

    Gezgin 17 Kasım 2009 08:48 Cevapla
  • Muhterem İhsan ELİAÇIK Bey,<br><br>Yazılarını Fevzi Bey İsimli bir değerli kardeş vasıtasıyla okuma imkanı buldum.Öncelikle hayırlara vesile olmasını dilerim Var Edenden…Muhterem elbette biz inananlar gereği gibi varlığımızı yoksullara infak edemiyoruz.Ancak edenleri görmezlikten gelmekte nankörlük olmaz mı? Afrika şu an birçok islami dernek ve vakfın bağışlarıyla azda olsa merhem olunuyor

    Ömer Ekinci Micingirt 17 Kasım 2009 09:00 Cevapla
  • Bir yakınımın paylaşımı ile İhsan Eliaçık ın bir yazısını okumuştum ve buram buram şii propagandası ve reform kokularını hissetmiştim. Fırka-i Naciye Ehl-i Sünnet Ve&#39;l Cemaattir..<br><br>Elhamdülillah ehl-i sünnet itikadındayım ve kimin ne olduğu yazısından sevdiklerinden methettiklerinden belli oluyor.<br><br>Sizlere ülkemizin tanınmışl ehl-i sünnet alimlerinin isimlerini vereyim de istifade

    Türker Dokur 17 Kasım 2009 10:25 Cevapla
  • sayın eli açık<br>insanların dini bilgilerinin zlığından istifade ile çala kalem gidiyorsunuz.erol yarar bile alim olmadığı halde sizinne olduğunuzu anladı<br> eshabın arasında olanlar biz karışamayız onların hepsi müçdehiddi.Maksat üzüm yemek değil surda bir delik açmak<br>peygamberimize kadar varan bir sogulama anayışı<br>Peygamberimizide bazı kararlarını cebrail aleyhisselam uygulama olmadan

    Alperen saka 17 Kasım 2009 16:19 Cevapla
  • akın var akın<br>güneşe akın<br>güneşi zaptedeceğiz<br>güneşin zaptı yakın…<br><br>&quot;&quot; ben ey derim<br>ve ey diyenleri severim&quot;&quot; turgut uyar.<br><br>ey ihsan; belli ki sonsuzluğun bir ihsanı olarak aramızdasın.ne mutlu , ne mutlu artık……<br><br>iyilikler,güzellikler dileyerek

    hüseyin sungur 17 Kasım 2009 21:54 Cevapla
  • selamunaleyküm…<br>hocam programınızı sonradan izledim çünkü haberim yoktu böyle programlara çıkmadan önce bizlere mail atarsanız çok memnun oluruz adresimi yazdım.<br>Erol yararın gevelemesine ve bu kadar küçülmesine inanın hiç şaşırmadım üstadım çünkü islam ideolajisine getirebileceği bir başka ideolaji YOK çareyi yok koministsiniz bikmem ne demekte buluyor ve saçmalıyor hocam! yerlerin ve

    serkan 18 Kasım 2009 10:16 Cevapla
  • hikaye ve safsatalarla bunca yıldır milletin ekmeğini aldığınız yetmezmiş gibi, şimdi de buna kafa tutan bir adama kendi düşüncesi olmadan internetten kes kopyala yapıştır mantığıyla, hayatında belki de bir kez olsun oturup düşünmeyen insan(cık)lar eleştiri yağdırıyorlar! çağının Ebuzer i olmaya kalkmış bie adam var Muaviyenin sarayını bizim için eleştiriyor, deve kemiği fırlatıyor ve siz hala bu

    abdullah 20 Kasım 2009 21:27 Cevapla
  • Selam,<br><br>Çağın müşrikleri yine taberani, o bu diyerek Kuran ayetlerini tınlıyorlar dediğniz gibi. İki mesaj yukarısında bir gelenekçi ve tas kafa Usta osmanoğlu gibi ve onun gibi rahipleri önermiş(TEvbe,34) Oysa İslam&#39;da Din Adamı yoktur. İslam&#39;da Kuran ve Akıl vardır. İster Reform olsun ister küfür biz buyuz Kuranız… Müslümanız… Siz İslamı Reformize eden Muaviyenize sorun…

    Mehmet Salih ÖZALP 21 Kasım 2009 10:17 Cevapla
  • Ey <br>ABDULLAH, MEHMET SALİH,MESKİNA… Eyyy…<br><br><br>Biz, bahçe sahibi değiliz…<br><br>Hâlâ bilmem kim efendi buyurdu ki diye kelâm ederler!!!<br><br>Sizleri büyük bir aşkla selâmlıyorum EY KARDEŞLERİM,Ey bugünün EBUZERLERİ…<br><br>Selâm sana YA REASULALLAH…<br><br>Ey ALEMLERİN RABBİ,sana binlerce hamd ve selam olsun…<br><br>Kahrolsun zulûm düzeni…….<br><br>&quot;&quot;Yok edin

    hüseyin sungur 22 Kasım 2009 13:53 Cevapla
  • kabinize sağlık hocam…

    ekol hoca 22 Kasım 2009 14:23 Cevapla
  • İhsan Eliaçık güzel tespitler yapıyor.<br>Ama bence islam&#39;ı bir şeylere benzetmekten herkes vazgeçmeli.<br>İslam benzeyen değil benzetilendir.

    kurban olam 23 Kasım 2009 19:12 Cevapla
  • Sevgili Hocam, Programı bende izledim. Görüşlerinize katılmakla beraber. Şu soru kafama takılıyor ve bende çelişkili düşünceler oluşuyor. Bunu bir makale ile açıklarsanız sevinirim. &quot; İslamda mal biriktirmek haram yada günah ise; miras ayetleri neden var ? Mal biriktirmek yok ise doğal olarak dağıtılacak mirasta olmaması gerekir, sonuçta miras ayetlerinede gerek kalmaz idi öyle değilmi ? &

    Ahmet Oğuz 25 Kasım 2009 20:05 Cevapla
  • &quot;kendinizi ne olarak tanımlıyorsunuz&quot; sorusuna verdiğim cevap ile aynı<br> Müslüman…<br> Keşke İslâm olup da İslâm diyebilseydiniz <br> Hucurat Suresi 14-17 ayetlerini incelmişseniz &quot;Müslüman&quot; deyiminin İslâm olmaya aday anlamı taşıdığını görürsünüz<br> Sevgiler.

    Halil DEMİR 27 Kasım 2009 14:50 Cevapla
  • Sayın İhsan Eliaçık<br><br>Ben pek TV izlemem. Fakat &quot;tekrar&quot; yayımlanan programda sizi tesadüfen izledim. <br><br>Müsiad başkanını boş çuval gibi yerden yere vurmanızda ilgimi çekti. Siyasi düşünce anlamında farklı yerlerde duruyor olmamıza rağmen sizin söylediklerinizin hiç biri bana aykırı gelmedi. Açık söylemek gerekirse &quot;müslüman&quot;lar içinde, Yaşar Nuri Öztürk hocadan

    Özgür Savaş 1 Aralık 2009 11:34 Cevapla
  • Hocam Allah sizlerden razı olsun.

    ali 1 Aralık 2009 14:17 Cevapla
  • sayın İhsan eliaçık<br>habertürkteki proğramdan sonra haberim oldu sizden..sitenize ve yazılarınıza ancak göz atabildim..düşünce leriniz ve yazılarınız sömürülerine,israflarına,haramlarına kuranı,peygamberi,halifeleri ve ilmi alet edenlere hakiki bir cevap..ayetleri durumlarına uyarlayarak yorumlayan pragmatik pozitivistler,tarihi çarpıtarak günahlarına güncel gerekçeler arayan firavunlar elbette

    raşit 1 Aralık 2009 15:06 Cevapla
  • Sn.Eliaçık,<br><br>Zihninize, elinize sağlık.<br><br>&quot;….İslam’ın metafizik duruşu tabiattaki ‘yaratıcının koyduğu düzeni koruma’ gibi sağ temalar içerirken,…&quot; diyorsunuz. <br>Affınıza sığınarak katılmıyorum. Tabiatın korunması da(yaratıcının varlığından bağımsız olarak) bence sağa değil, sola daha yakındır.<br><br>Merak ve keyifle yazılarınızı takip edeceğim.<br><br>Hürmetlerimle,<

    Cihan Turper 1 Aralık 2009 21:39 Cevapla
  • Selam,ilgili kardes.asagidaki anlayamadigim yorum yazisi benim adima kaydedilmis gozukuyor.Evet ben birkac gun once ihsan efendiyi tebrik ve takdir mahiyyetinde bir yorum yazisini e-mail yaptim. Ama asagidaki yaziyi ben yazmadim ve size yollamadim.Sayet bu isim benzerligi degilse lutfen duzeltmenizi ve benim E-maili yayinlamanizi hassaten rica ediyorum.saygilar..<br><br>Halil DEMİR :“kendinizi ne

    Halil Demir 19 Aralık 2009 19:00 Cevapla
  • türker dokunur abimle aynı görüşteyim.&#39;&#39;mehmet salih özalp&#39;e: ALLAH u teala akıllarıda herşeyimiz gibi noksan yaratmıştır.sizler o herşeyden üstün gördüğünüz noksan akıllarınıza kulluk ediyorsunuz.bizlerse, fatiha suresinde ki ayeti kerimeye tabii olarak ALLAHIN &#39;imanla nimetlendirdiklerinin yolundan&#39; gidiyoruz. bazen nefsine, bazen şeytana,bazen şeytanlaşmış insanlara ,(bazen

    arnisa 21 Aralık 2009 01:52 Cevapla
  • Değerli Hocam 5 yıldır Kuran Okuyorum Rabbin insanlara hitaplarını yazınca gördümkü, Kur&#39;an&#39;ın İniş sırasına göre yazılması gerekir.<br><br>MÜSLÜMAN ÂLEMİ ÇÖKÜNTÜ İÇİNDEDİR.<br>ÇÜNKÜ:<br>1. Müslüman Âlemi, Rabbin gönderdiği Kur’an’i Kerim’in iniş sırasını değiştirerek, yeniden kendine göre düzenlediğinden Rabbine karşı ASİ olduğu için çöküntü içindedir. <br><br>2. Bu değişiklik

    Yusuf YAMAN 22 Aralık 2009 13:55 Cevapla
  • slm alkm ihsan bey sizi izledim tv de. size tavsiyem .durdugunuz yer belli değil kullandıgınız terminoloji islami degil, kafanız karışık. mustazaflardan yana ,haktan yana olmak için sol terminolojiyi kullanmak gerekmiyor .islamin derinliği beşeri bütün sistem lerin sorunlarını çözümlemeye yeterlidir kıyamete kadar.(tabiiki size bu noktada katılıyorum bu günki yutturulan bakış açısıyla değil)

    toprak 4 Ocak 2010 23:34 Cevapla
  • bu kadar yorumu okuduktan sonra yazınızı okumaya gerek duymadım.çok itici geldiniz

    yusuf 20 Ocak 2010 21:03 Cevapla
  • Bütün yorumları büyük bir şaşkınlıkla okudum. İhsan beyin yazısında belirttiği yaftalamayı gerek ihsan beye taraftar yazılar yazanlar gerekse eleştirenlerin bizzat yaptıklarını görüyorum. Konu hak, adalet veyahut halk ise bize etiketlenen bütün sıfatları komünist, müslüman vb. kabullenmek neden bu kadar zor olsun anlayamıyorum. Hallacı Mansuru benimseyen bir öngörü sahibi Che Gueverayı neden

    yahya 20 Ocak 2010 23:36 Cevapla
  • hocam ellerinize, aklınıza sağlık…<br>dini inancı olmayan bir yurttaşım… bana göre herkes istediği gibi ve insan gibi yaşayabilmeli… bizi yıllardır kamplara ayırdılar ve ayırıyorlar, sağcı-solcu, alevi-sünni, dinli-dinsiz, türk-kürt…<br>bu kamplaşmalardan burjuvazi ve oligarşi faydalanıyor kasaları doluyor…<br>bütün bu ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp eşit ve insan gibi yaşamanın

    ulaş 21 Ocak 2010 02:37 Cevapla
  • sayin ihsan bey ,ben bir alevi olarak görüslerinizi memnuniyetle dinliyorum.bizler yüzyillardir MUHAMMED´in ISLAMI bu deil diye cirpinip duruyoruz bu yolda bedel veriyoruz.siz islamin gercek yüzünü anlatmaya calisiyorsunuz,bu sosyalizmede benzeye bilir,solada benzeyebilir.ama ne yazikki insanlarin cogu bu iki söyleme karsi takintili olduklarinda pek islerine gelmiyor.eger islami bir dünya inanci

    PERTEKLI 23 Ocak 2010 21:51 Cevapla
  • Merhaba,<br><br>Hemen yazmadan olmaz. 07.02.2010 pazar günü, Sabah gazetesinde yayınlanan<br>röpartajınızı büyük keyifle okudum. İnsanları kalıplaşmış düşünce yapılarından<br>kurtaran sizlere (inancı,inançsızlığı ne olursa olsun) ,düşüncelerinize bu ülkenin çok ihtiyacı var. <br><br>Sahibinin sesi dediğim Sabah gazetesi sayesinde sizin farkınıza varmam, yani bana ulaşmanız çok güzel

    Timur 7 Şubat 2010 15:03 Cevapla
  • yusuf demiş &quot;bu kadar yorumu okuduktan sonra yazınızı okumaya gerek duymadım.çok itici geldiniz&quot;<br>bu siz ve sizin gibilerin mantığını gösteriyor. yorumlara bakarak yazıyı okumuyor ya tam komedi:) üstüne de hükmünü vermeyi ihmal etmiyor.<br>korkun bilgiden.doğrusu yanlışı ayırt etmeden sarılın kör kütük gelenek putunuza..!!

    kenan 25 Şubat 2010 09:02 Cevapla
  • Uluslararası Telekomünikasyon Birliği üçüncü nesil (3G) mobil telefon standartlarını gelişimin hızlanması, bantgenişliğinin artması ve daha geniş uygulamaların desteklenmesi için tanımladı. Örneğin, GSM (şu anki en yaygın cep telefonu standardı) sadece ses değil, aynı zamanda 14.4 kbps hızlarında devre anahtarlamalı veri aktarımını destekler; ancak çokluortam uygulamalarının desteklenmesi için 3G

    aktif iletişim 4 Mayıs 2010 10:42 Cevapla

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.