Ara 28, 2014
1127 Views
1 1

Yenibosna Cemevi Konuşması

Written by

Comments to Yenibosna Cemevi Konuşması

  • İhsan abi, biyerlerde ciddi bir yanlış bağlanan kablo sorunu var ama Allah sonunu hayretsin bu sorunun.

    Yok yok kastettiğim, senin dediğin gibi başkalarının yanlış bağlanan kabloları değil(onlarınki zaten yanlış bağlanmış Kurandan kopuk uydurma bir dine uydukları için) bizzatihi (senin dilinle konuşuyorum daha iyi anlarsın diye 🙂 ) senin yanlış bağlanan kabloların. Kabloları düzelteyim derken hepten curcuna olmuş be usta.

    Neyse ki Kuran, bir inci gibi, kutup yıldızı gibi apaçık önümüzde ve muttaki olarak kendisine yönelene, Allah dinini açıyor, şükürler olsun, yerin, göğün ve ikisinin arasındakilerin sahibine.

    Seni alkışlıyorlar ya, hoşuna gidiyor değil mi? ne acı. Kurtarıcı diye sarıldıkları, kurtarılmaya muhtaç belki, farkında değiller. Öyle bir konuşuyorsun ki üst perdeden, perdeden, öyle haklıymışsın gibi çıkıyor ki sesin, ancak alkışlar durdurabiliyor… Dilim varmıyor söylemeye ama anlattığın dini tanıyamaz oldum. İçinde elbette çokça doğru var, hatta belki pek az yanlış var söylediklerinin. Ama Allahın dini uzlaşı(şerik) kabul etmez ki usta. Allahın demediği bişeyi bizler diyemeyiz ki be usta. Seni alkışlayanlar, alkışlamayanların hasbelkader karşı tarafına düşmüş olanlar. Öbür köyde değilde beri köyde doğsalar, seni alkışlamayanların tarafında olacaktılar belki.

    Onları da, bunları da, beni de, seni de doğru yola iletecek olan Allahın dini değil midir. Tarih beri var olan, Allahın adelet ve iyiliği emreden hak dini…

    Kurana olan inancın ve bağlılığın konuştuklarından anlaşılıyor ama Kuran okuyan bir adam olduğun halde, kendini kurtulmuş sayan biri gibi beylik laflar ediyor olman beni ürkütüyor.

    Hakket Kuranı okudun bitti mi? yoksa okumaya devam ediyor musun. Sahi ramazan aylarında okuyordun değil mi baştan aşağı. Naçizane hatırlatayım, Rabbimiz sabahları okumamızı tavsiye ediyor. Ben o ayeti şöyle anlıyorum. Her sabah namazından sonra Kuran okuyun, Allahın yardımını, Rahmetini ve bereketini umun okurken. (Namaz; bildiğin, rukusu, secdesi kıyamı olan, Allaha olan bağlılığımızı ve tevekkülümüzü, kendimize ve görünen görünmeyen bütün dünya aleme ilan ettiğimiz, vakitleri ile belli olarak, Rabbimizin üzerimize farz kıldığı namaz.)

    Daha ne deyim bilmiyorum ki usta… Seni sevdiği için, seni eleştirmekten geri durmayacak olan birinden, selam ve dua ile hoşcakal.

    Şükrü 29 Aralık 2014 19:37 Cevapla
    • Ne zaman İhsan Eliaçık hakkında olumsuz bir yorum, bir eleştiri yapılsa, hemen sevenleri veryansın ederek “Yanlış tanıyorsun, hocamız şöyle iyi, böyle iyi” demekten kendilerini alamıyorlar. Lakin yukarıdaki gibi Şükrü Bey’in yorumuna bakınca onu tanıyanların da onu eleştirebileceği aşikar. Belli ki öncelik olarak önyargılardan kurtulmak gerekiyor.

      Ayrıca yine Şükrü Bey’in yorumundan yola çıkarak belirtmeliyim ki; İhsan Eliaçık bir İslam alimi veya gerçekten Hoca olsaydı, namazından, Kur’an’ından ve buna binanen bilgisinden, İslam’a hizmetinden şüphe edilir miydi? Gidin bir de o beğenmediğiniz, yerden yere vurduğunuz mürşitlik, şeyhlik makamına itibar edip o kapılarda mürit olanlara sorun, hocalarının din direği sayılan namazlarından hiç şüphe duymuşlar mı? Kur’an’ı hakkıyla okuyup idrak etmekten aciz olan, imam hatiplilerin çok araştırma yaptıkları taktirde ateist olabileceklerini savunan ve hatta bunu onlara telkin eden, İlahiyat Fakültesi’ni terk etmiş birini Hocalık makamına kim çıkardı peki? Yazar olabilir, bir fikrin öncüsü olabilir, antikapitalist ya da solcu geçinebilir. Ama antikapitalist düşüncelerine kaynak olarak Kur’an’ı gösterip dinimiz İslam’ı yanlış öğretemez, sırf kendi düşüncelerini müslüman alemine kabul ettirmek için Kur’an’ı yalan yanlış tefsir edemez. Zira o pencereden bu taraf ne kadar yanlışsa bilmukabil bu pencereden de o taraf bir o kadar yanlış görülmektedir. Bu yanlışlık birkaç hoca bozuntusu ile de desteklenince yanlışlar kendini iyiden iyiye doğru sanıp çığır açabiliyor. Biz mi yanlışız, siz doğru olun görelim. Biz mi çirkiniz, siz güzel olun görelim. Ama öyle doğru öyle güzel olun ki eleştirecek bir mesele bulamayalım. Ama nerde o nefis terbiyesi? Benimki kara, seninki benden kara diyen bir nefse kölelik ederiz de yine de kendimizi Kaf dağından aşağı indirmeyiz. Mesela benim Hocam dediğim kişi siyasi görüş beyan ederken namaz, oruç, zekat demekten geri kalıyorsa, asla İslam ile bağdaşmayan siyasi görüşünü İslam ile yan yana getirmeye çalışırken yeryüzü sofralarında bira şişelerine müsade ediyorsa, komik ve acınası görünmekten bir adım ileri gidemez. Ben o hocayı takip edeceğime Kur’an arapçası öğrenir kendi mealimi ve tefsirimi kendim yaparım o zaman, yapıyorum da elhamdülillah. Bir de anlamadığım şu ki, mürit olmayı reddeden kişilerin bilerek ya da bilmeyerek Hoca bile olmayan birine tabiri caiz ise mürit olması gerçekten büyük çelişki ve komedi. Akıllı insan eleştirdiği şeyi kendisi yapmayandır. Ve Rabbimizin de bize defalarca öğrettiği gibi aklı olanın imanı vardır,aklı olmayanda iman ne gezer?

      Artık alkışlamayı bırakmak ve İncelemek, araştırmak, eleştirmek gerekir. Sürekli alkış alan kişi değil, eleştirilen kişiler ilerler, ilerletir. Yoksa o yanlış, bu yanlış diye diye İslam’dan uzaklaştığını fark etmeyenlerin oluşturduğu yeni dinler meydana gelecek. İşte o zaman biz diyeceğiz ki; Sizin dininiz size, benim dinim bana!

      İlayda 16 Ocak 2015 17:34 Cevapla
  • @İlayda. Sorgulamadan, birileri körü körüne takip edilmemeli size katılıyorum. Ama “İhsan Eliaçık bir İslam alimi veya gerçekten Hoca olsaydı,…” diye devam eden cümlenizdeki suçlamaya katılmıyorum.
    İhsan Eliaçık’ın samimi olduğunu ve islam davasına kendisini adamış biri olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, müslüman olarak ölmeye çalışan biri olduğunu düşünüyorum, tıpkı diğer mu’minler gibi… Yeri gelmişken kendisine bir kere daha teşekkür ediyorum; lehül mülk kavramını anlamamıza vesile olduğu için.

    Ama bu söylediklerim onun her söylediğini körü körüne kabul edeceğim anlamına gelmiyor çünkü alemlerin Rabbi bize bunu yasaklıyor; akletmezmisiniz, düşünmezmisiniz diyerek. Yanacaksam kendi aklımla kurandan anladığıma göre yanarım. Ama islam adına kim bir tuğla koymaya çalışmışsa o tuğlanın hakkını da görmeye çalışırım, okurum, dinlerim ve sözün en güzeline uyarım, Allahın kitabı ile şekillenmiş aklın mizanından geçirerek.

    Arapça mevzusuna gelince. Rabbim azminizin karşılığını versin. Ancak illa arapça öğrenerek kuran’ı anlayabiliriz gibi bir yanılgıya düşmemek lazım zira kuran arapça bilerek değil yanan bir yürekle okunursa anlaşılır, sizde de o yüreğin olduğunu tahmin ediyorum yazdıklarınızdan. Elbette genel kültür düzeyinde arapça bilinse, sözlük kullanarak anlayabilecek bir seviyede olunsa fena olmaz ama şart değil bence. Kuran okurken mümkünse 4 – 5 – 6 meal ve birkaç tefsir ile beraber okunursa anlam bize açılır diye düşünüyorum, ben öyle yapıyorum. Arapça öğrenmek için geçirilecek zamanın kuran ezberleyerek değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

    Rabbim bizi doğru yoluna iletsin nimet verdiklerinin yoluna delalete düşenlerin değil.

    Şükrü 16 Ocak 2015 20:27 Cevapla

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.