Eyl 5, 2010
2860 Views
1 0

Yeni Sınıfın Simonları

Written by

“Simonlaşma” tabiri “Mücahitlikten müteahhitliğe”, “Cipli türbanlı durakta bekleyen türbanlı”, “Abdestli kapitalizm”, “Sivil vesayet” gibi içinden geçtiğimiz sosyo-politik dönemi ifade eden yeni bir muhalif tabir…

Hanefi Avcı’nın kitabını üzerine bina ettiği en temel kavram Simonlaşma.

Kitabın ismi de oradan geliyor: “Haliçte yaşayan simonlar…”

Türkiye’de muhafazakâr iktidara “dışarıdan” çeşitli eleştiriler yapılıyor. Ben onları pek önemsemiyorum ama içeriden birisi muhalif bir ses yükseltince ona kulak kabartıyorum.

Çünkü “aynı iklimden gelen muhalif sesler” benim için başka bir anlam ifade ediyor.

Eğer anlarlarsa bu iktidar çevrelerinin çok yararına olan bir şey.

Hanefi Avcı da bunlardan birisi.

Dönemin bir başka açıdan resmini çizmiş.

Önemi şuradan geliyor: “Simonlaşma var” diyen kişi iki çocuğunu “Samanyolu kolejinde” okutmuş, sağcı/muhafazakar/anti-komünist, “vatan, millet, bayrak, Allah, kitap, din” davası gütmüş ve yıllarını buna vermiş, 28 şubatçıların gazabına uğramış, hapse atılmış, bu yüzden açığa alınmış, mahkeme kararıyla ancak görevine dönmüş, 2003 yılında muhafazakar bürokrat olarak ataması yapılmış, dönemin muhafazakar içişleri bakanının oğlunun (Murat Aksu) irtibatlı olduğu bir kaçakçılık operasyonu yüzünden Edirne’ye sürülmüş, orada gümrükçü rüşvetçileri kamerayla tespit ettirip üzerine gittiği için de Eskişehir’e alınmış birisi. Ve halen Eskişehir’de görevde…

İşte burada duracaksınız.

***

Hanefi Avcı’nın kitabını okuyunca daha önce yazdığım “Zamanın ruhu değişti” ve “Yeni sınıfın ideolojisi: Kariyerizm ve Konformizm” makaleleriyle aynı dalga boyunda olduğumuzu gördüm.

Şöyle bir şey: Servet ve iktidar döngüsünün kendine özgü bir mantığı var. Bu döngünün içine giren herkes nasıl oluyorsa aynı tipe dönüşüyor!

“İktidar” öyle bir aşüfte ki siz ona teslim olmazsınız o size teslim olmuyor.

Bir kez teslim olunca da herkese aynı şeyi yaptırıyor.

Ona ancak “özgür ve yüce ruhlar” karşı durabiliyor. Onlar da ancak 1400 yılda bir geliyor dünyaya.

O iki makalede bunları anlatmaya çalışmış, bazıları için kabullenilmesi zor “erken” eleştiriler yapmıştım. Hala da aldığım muhalif pozisyonun “erken” olduğunun farkındayım. Dikkatler darbe, cunta, Ergenekon hesaplaşmasına çevrilmişken böylesi bir tavır alış zor anlaşılır biliyorum.

Ama tecrübeyle sabit ki son 30 yıldır hep en az 10 yıl erkenden konuşmuşum. Fakat ben “Şu dağın arkasında tehlike var” demeye devam edeceğim. Bunun bedeli neyse ödemeye razıyım.

Hanefi Avcı’nın kitabı da -gerçi kendisi geç bile kaldığını söylüyor- ama en az 10 yıl erkenden konuşanlardan. Söylediklerinin ne manaya geldiği zamanla anlaşılacak, bu kesin.

Şu kişi bu kişi, örgüt/cemaat/istihbarat bilgi ve belgeleri filan beni fazla ilgilendirmiyor. Ben daha çok “Simonlaşma” ve “Haliçten yayılan kokular” metaforu üzerinde duracağım.

***

Keser dönüyor sap dönüyor bir gün oluyor hesap dönüyor ve…

“Haliç’ten yayılan kokuları” önleme ile ün yapmış bir siyaset olarak, kendi muhitinizden, hatta kendinizden yayılan kokuları duyamaz, örgüt/cemaat/devlet yani “iktidar” dışında hiçbir şey göremez hale gelerek “simonlaşıyorsunuz”

Bu nasıl olabiliyor?

“Simon” kitapta Bekaa’da örgütün devrim mahkemesi yargıçlığını yapmış bir militanın kod adı. Avcı bu metaforu ondan esinlenerek geliştirmiş.

“İktidar” hırsı içindeki grupçu/örgütçü/cemaatçi yapıların insanları nasıl robotlaştırdığını anlatabilmek için seçilmiş bir ad: “simon”

Bunun P-tipi bir örgüt (PKK), F-tipi bir cemaat (Fethullahçılık) veya E-tipi bir devlet (Ergenokon) olması hiç fark etmiyor.

Hanefi Avcı işte bunu anlatıyor:

Bizler de her suçu değil; yalnızca bize öğretilen ve empoze edilen hususları suç görüyor, bizim tarafımızda olan kişilerin kusurlarını suç olarak nitelendirmiyor muyduk? Bu duruma, bu tip davranışlara “Simonlaşmak” adını verdim. İşte bunu düşündükten sonra kendi kendime söz verdim; ben bir Simon gibi olmayacaktım, ben Simonlaşmayacaktım…” (s. 18).

Avcı’nın “simonlaşma” metaforu ile anlatmak istediği aslında “robotlaşma”

Örgüt, cemaat veya devlet robotu haline gelme…

Aslında Simonlar her yerde, her örgütte var; insana değer vermeyen, özgürlüğü önemsemeyen, itaat kültürünün hakim olduğu, grup menfaati için itaatin istendiği her yerde Simonlor var…” (s. 18).

Bu noktada Avcı’nın mesajı kendini “servet ve iktidar şehvetine” kaptırmış herkese…

“İktidar” denen aşüftenin cazibesine kendinizi kaptırdığınızda nasıl paçavraya döneceğinizin ibret dolu dersleriyle dolu kitap…

Dün devlet bugün cemaat…

Dün örgüt bugün tarikat…

Dün E-tipi bugün F-tipi…

Dün Kemalist bugün Muhafazakâr…

Dün solcu bugün sağcı…

***

“Haliçten yayılan kokular” metaforu ile de iktidar mantığının adamı simonlaştırdıktan sonra, özellikle kendi gurubunun yanlışlarını göremez, duyamaz hale gelmesini, bunu kanıksamaya başlamasını anlatmaya çalışmış;

Herkes biliyor ki bu ülkede ihaleler büyük oranda hileli.  Bu ülkede tapu, trafik, gümrük gibi birçok kurum rüşvet batağında. Yolsuzluk ve usulsüzlük usul, esas haline gelmiş. Adam kayırma, torpil, her türlü hile yaygınlaşmış. Toplumun çoğunluğu bu ülkede işlerin doğru ve dürüst yürütülmediğine inanıyor. En büyük usulsüzlüklere toplum tepki göstermiyor. Hile, fesat ve rüşvete en çok karıştığına inanılan kişi en fazla oyu alabiliyor, en rüşvetçi kişi en itibarlı kişi olarak kabul görüyor… Demek ki çoğunluk pis ve kirli, her türlü yanlışlığın bol olduğu bir ortama uyum sağlamış, bu durum kanıksamış ve normalleşmiş. Bu durumu görebilmek ve algılayabilmek için ancak bu sistemin dışına çıkmak gerekiyor…” (s. 20).

Uyum sağlamak… Kanıksamak… Normalleşmek… Kokuyu hissetmemek…

Rüşvete “komisyon”, hortuma “istihkak”, avantaya “siyaset payı” demek…

Sonra “Ne var bunda” deyip, “Seccade yok mu seccade?” diyerekten namaza durmak…

Dün…

“İrtica! Şeriat geliyor!” diyerek devleti soymak…

Bugün…

“Ergenokon! Darbe geliyor!” diyerek cebini şişirmek…

Hep aynı nakarat! Hep aynı simonlaşma!

“Haliçten yayılan koku” hep aynı!

***

Bazıları bu durumu kabullenmek istemiyor.

“Darbecilere hesap soruluyor, derin yapılar çözülüyor” diyerek yeni sınıfın simonlarını görmezden gelmemizi istiyorlar.

Gidene sevinmemizi gelene ise esas duruşa geçip selam durmamızı, hatta bu esas duruşumuzu hiç bozmamızı istiyorlar.

Türkiye’yi hala “Ergenekoncular iktidar, bizimkiler muhalefet” denkleminde okuyanlar var.

Oysa zamanın ruhu değişti.

Artık yeni bir iktidar sınıfı var.

Bu yeni sınıf seçimle gidecek bir üst kadro değil. Bürokrasinin içinde bir kadrolaşma da değil; bürokrasinin bizzat kendisi o oluyor artık.

Kalıcı, uzun yıllar sürecek ve yeni Türkiye’yi kuracak bir yapı bu.

Ma’şeri vicdanda meşruiyetini eski bürokrasiyi geriletme ve derin yapıları çözme, dağıtma, sarsma çabasından alıyor. Yaman çelişki şu ki bu yeni bürokrasi ve derin yapılaşmanın “simonlaşma” ve “kendinden ve çevresinden yayılan kokuları algılayamama” bakımından eskisinden hiçbir farkı yok.

Hatta yenisi daha beter çünkü muhafazakârlık kılığında bir tür “din” ile geliyor, “dış” destek de sağlam. Bu açıdan Türkiye’nin geleceğinde bir Muaviye-Ebuzer kapışmasını kaçınılmaz görmekteyim. Bu sefer kazanan kim olacak birilikte göreceğiz.

Bu yeni sınıfın argümanları var.

Muhalefet edeni aynı ezberle dışlama retoriği var.

Bugünkü ezber: Darbeci, cuntacı, Ergenekoncu…

Dünkü ezber: İrticacı, laiklik karşıtı odak, cumhuriyet düşmanı…

Yarınki ezber: Dini tahrif, sahabeye hakaret, yeşil komünist, servet ve mülkiyet düşmanı…

Bu yeni sınıfın medyası var…

Bu yeni sınıfın patronları, işadamları var.

Bu yeni sınıfın kalemşörleri, tetikçi köşe yazarları var…

Bu yeni sınıfın zenginleri, yiyicileri, götürücüleri var…

Bu yeni sınıfın burjuvazisi, prensleri, conconları, papatyaları var…

Basbayağı ANAP dönemi gibi bir dönem işte.

Eski sınıf ile yer değiştiriyorlar.

Bizden, sadece gidenin argümanlarını, medyasını, tetikçilerini, zenginlerini, yiyicilerini, götürücülerini konuşmamızı istiyorlar.

Gelenin yiyiciliğini ve götürücülüğünü dillendirmeye “Darbecilerle boğuşulurken” ve de “Ergenokon ile çarpılışırken” arkadan vurma gözüyle bakıyorlar. “Yolsuzluk yapan sahabe için inen ayet” mantığını “simonlaşmış” oldukları için hiçbir zaman anlayamayacaklar.

Dahası, gayet arsız bir şekilde boy göstermeye başlayan bu yeni sınıfa gözlerimizi kapatmamızı, çünkü onların “bizden” olduğunu, iyi işler yaptıklarını, devleti düzlüğe, milleti selamete çıkardıklarını, 80 hatta son 150 yılın hesabını sorduklarını falan söylüyorlar.

“Ama onlar da…” dedirtmiyorlar.

“Arazi, komisyon, ihale, villa, jip, BOP” vs. laflarını duyar duymaz “darbe, cunta, Ergenokon” korkuluklarını çıkarıveriyorlar…

***

İyi de…

Bu “simonlaşma” daha ne kadar sürecek?

Bu “Haliçten yayılan koku” ya daha ne kadar burnumuzu tıkayacağız?

“Zamanın ruhunun” değiştiğini ne zaman göreceksiniz?

“Dine karşı dinin” artık Ali Şeriati’nin kitaplarında kalmadığını, basbayağı  ete kemiğe bürünüp meydan aldığını ne zaman fark edeceksiniz?

“Yeni sınıfın simonlarının” çoktan milleten koptuğunu, “servet ve iktidar” cazibesiyle sarhoş olduklarını, fanusun içinde yaşadıklarını, artık alttakileri görmelerinin, duymalarının imkânsız olduğunu, mevsimin döndüğünü, iklimin değiştiğini, artık gidenlerin geri dönmeyeceğini ne zaman anlayacaksınız?

Hadi ben erkenden konuşanım, Hanefi Avcı’ya da mı kulak asmayacaksınız?

Ayrı kulvarlarda olsak da hem “28 şubat simonlarının” ve hem de şimdi “yeni sınıf simonlarının” gazabına uğramamız hiç mi bir şey anlatmıyor?

***

Bu memlekette her içine aldığını kendine benzeten, simonlaştıran, mafyalaştıran, her birini bir örgüt çakalı, bir cemaat kurdu, bir devlet sırtlanı haline getiren mekanizmalar var.

Kurt gibi ulutan, çakal gibi havlatan, sırtlan gibi solutan bir mekanizma bu.

Hepimizi birbirimize benzeten lanet bir kısırdöngü…

“Cemaat” kavramı benim nazarımda ne kadar ulu, ne kadar mübarek bir kavramdı biliyor musunuz? Etimolojik olarak “comün” ile aynı kökten gelmesi bana hep çarpıcı gelmiştir. Piramit değil; halka haline gelme, halkalanma… Gelenin “Hanginiz Muhammed” diye sormak durumunda kaldığı, sen-ben’in yok olduğu, tüm hiyerarşilerin ortadan kalktığı, “Selamün aleyküm” ile girilip çıkılan, “Bu vahiy mi senin görüşün mü?” diye sorular sorulan, “Kılıcımızla doğrulturuz” diye sesler yükselen eşitlik, kardeşlik, paylaşım, merhamet ortamıdır cemaat…

Şimdi örgütçü ötekileştirmelere, tarikatçı teslimiyetlere, gassilci meyyitlere, mafyacı raconlara ve masonik ritüellere ‘cemaat’ diyorlar. Simonlaşmış robotlardan başka bir şey çıkmıyor artık oralardan. (Bunun için ayrı bir makale yazacağım)…

***

Bakın, “dindarlar” bu milletin son umudu idi.

Onların da birer kurt, çakal ve sırtlan haline geldiğini/getirildiğini görünce daha kime gidecek bu millet.

Dindarların içinden adalete iman etmiş, Muhammed gibi dürüst (el-emin), ceketi ile gelip ceketi ile gidecek, yemeyecek ve yedirmeyecek, geriye hiçbir mülkiyet bırakmadan sadece adalet, dürüstlük, şeref ve haysiyet bırakarak gidecek ve böylece milletin gönlünde ebedîyete kadar yaşayacak, din-u devlet ve mülk-i millete hep yoksulun durduğu yerden bakacak  “kamu adamları” çıkabilirdi.

Böyle bir potansiyel, böyle bir enerji, böyle bir öğreti vardı.

Sadece soruyorum: Sizce çıktı mı?

Eğer hala bir umut varsa, kanımca bu, “yeni sınıfın simonlarına” Kella! (Hayır!) diyerek olabilir.

“Simonlar” çıkaran bu iklim, saf “kamu adamları” da çıkarabilir.

Bunu göstermek, dindarların bu ülkeye artık namus borcu.

Hatta belki de son borcu…

Aksi halde topyekün helak olacağız.

Article Tags:
Article Categories:
Makale

Comments to Yeni Sınıfın Simonları

  • bence endişelerinizde haklısnız lakin çokk erken bunları söylemek için.<br>efendim biz hazıra alışmışız bizim dilimizde kalıplaşmış cümlelerimiz var.biz israil mallarını boykot ederiz kullanmayız lakin onların ürettiği mamüllerden daha iyi ürünler ortaya çıkarmak için çalışmayız. bizim için yürüyen bi araba idare eder, yeterlidir.bizim öyle en iyisini ortaya çıkarmak için bi gayretimiz yok.biz

    engin 5 Eylül 2010 21:39 Cevapla
  • Allah sonumuzu hayırlı etsin

    ali 5 Eylül 2010 21:43 Cevapla
  • &quot;dosdoğru olabilmek………&quot;…..elinize dilinize sağlık…

    o_iklimeozlem 5 Eylül 2010 22:34 Cevapla
  • Sahi mezardakileri tek tek sayıp çağırmak gerekir belki…olur ya, ahir zamanda onlara ne zaman ihtiyacınız olacağını kim bilebilir ki…yıllardır özenle yetiştirilen ruhsuz cesetleri seferber etme zamanıdır belki de…paketlerin içine ne gizlendiğini nerden bileceksiniz….hep beraber seferber olmalı…farklılıkları tek paketin ateşine ram etmeli….şiisi sünnisi…dinlisi dinsizi…zengini fakiri….sağcısı

    REŞAT CENGİL 6 Eylül 2010 00:10 Cevapla
  • tüm karşıtlarına ettiğini…Ehl-i Sünnetin resmi ideoloji olmasıyla tüm ötekileri nasıl susturduğunu…onları katlettiğini….darağacında parçalara böldüğünü….derilerini yüzdüğünü….yakıp küllerini savurduğunu….Emevi, Abbasi, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye’nin kurtuluş savaşı tarihi boyunca, bunun hep tekrar ede gelen bir ezber olduğundan haberiniz yokmu….Yahudilerin ve Hıristiyan tarihi boyunca olan

    REŞAT CENGİL 6 Eylül 2010 00:11 Cevapla
  • olacak…ve sonsuza kadar sürüp gidecek…ve işte size söylüyorum ki, sadece bunun farkında olun…bunun farkında olmazsanız bilin ki cehennem aşk adına başkalarını incitenlerle doldurulacaktır…çünkü bu dünyaya gelen insanlar söyleyecekleri her boş sözden dolayı hüküm gününde hesap vereceklerdir…çünkü bir köpek iyi havladığı için iyi bir köpek sayılmaz…ve insan da iyi konuşmacı olduğu için iyi bir

    REŞAT CENGİL 6 Eylül 2010 00:12 Cevapla
  • MERHABA ARKADAŞLAR VE İHSAN HOCAM…kusuruma bakmayın….tam bu konu ile ilgili bir yazı yazmıştım …kendi sitemde yayınladım…sizin endişelerinizi paylaşan ve destek veren biri olarak sizin mailinize de yolladım…uygun olur burada yayınlarsanız memnun olurum….yorum kısmında ufak bir parçasını ard arda vermeye çalıştım…Allah hepimizi sadece kendi rızası için çalışanlardan eylesin…

    REŞAT CENGİL 6 Eylül 2010 00:16 Cevapla
  • Eline ve yüreğine sağlık sayın yazar….<br><br>Toptan helak olmak belkide en hayırlısı.Ben şu geceyle(kadirle) birlikte seslenerek diyorumki;<br>Rabbimiz,bizi ve insanları Allah ile aldatan,yalancılıkta,sözünde durmamakta aşırının en aşırısına giden,kul hakkını yemede görülmemiş derecede azgınlaşan,mülke tapınan ve tapındıkça tağutlaşan bu güruhun iç yüzünü ortaya çıkar yahut toptan helak et!<

    murat 6 Eylül 2010 00:30 Cevapla
  • Sayın İhsan Eliaçık bu yazınız tam bir fiyasko..siz kimden yanasınız? İkisi aynı şey mi? Batıl kıyas yanlış sonuçlara götürür.<br>Müslümanların güç,iktidar,zenginlik,burjuva,aristokrat,elit sahibi olmaları niye rahatsız ediyor?<br>Dünya kafirin, ahiret müminin mevzu hadis anlayışları bizi yıkmadı mı? Oysa Peygamberlik yeryüzünde müminleri muktedir kılmak için vardır.<br>“Hiçbir nübüvvet yoktur ki

    Ali Kaya DOĞAN 6 Eylül 2010 01:30 Cevapla
    • Sayın Ali Kaya DOĞAN, Sayın İhsan ELİAÇIK hocama verdiğiniz yanıtınıza bakınca, çok üzülerek söyleyeyim ki sizin ne Kur&#39;anı-Kerim ne de İslam&#39;dan hiç bir şey anlamadığınızı düşünüyorum.Lütfen Kitab-ı Mukaddesimizi bir kez daha açıp, idrak ederek okumanızı tavsiye ediyorum.

      Anonymous 10 Eylül 2014 11:33 Cevapla
  • Ben sizi severek takip eden bir okurunuz olarak, sizi gerçekten sevmeme ve samimiyetinize inanmama rağmen, size katılamıyorum. Çünkü, karşıda sizi eline geçirse bir avuç suda boğacak hainlere karşı, içinde cüzü hata yapan bir cemaati/cemaatleri eleştirmek bana insaflı gelmiyor. Ayrıca, siz olayın büyüklüğünün farkında değilsiniz. Sizin büyük idealleriniz yok. Yazarım yazımı, beğenen beğenir,

    Kaan SARAC 6 Eylül 2010 01:38 Cevapla
  • En büyük zararları İslam dinine ve tabii ki halkın umutlarına. İktidar ele geçirdiği herkesi her şeyi çürütüyor. Ve bu çürümeye alet olan herkes Hz.Muhammed&#39;e ihanet içinde<br>Sözüm meclisten dışarı ama bunlara ses çıkarmayıp onaylayanlar bir gün oralara gelip de nemalanmak umudunda olanlar sanırım.<br>Yoklukta eşitlik hoş değil elbette. Ama varlıkta eşitlik neden olmasın? Aç gözlülük olmasa

    Dilek Y. 6 Eylül 2010 10:43 Cevapla
  • Zamanında işkenceye namaz molası veren Hanefi Avcı’nın da eleştirdiği kesimlerden çok farklı bir yapıda olduğunu sanmak saflık olur herhalde. Bunu da bir kenara not etmek ve şu tanıklığı okumak lazım:<br><br>http://www.taraf.com.tr/haber/iskenceyi-birakip-namaza-giderdi.htm<br><br>(Yorumu yanlış yere eklemişim, özür)

    Dilek Y. 6 Eylül 2010 11:17 Cevapla
  • ….. düşünmekten ve tarihe kişilere cemaatlere dernek ve vakıflara tapmayı bırakın….deyin ki bu ne işe yarar…bu tarih ne için yazılmıştır ve neye yarar…tarihi kutsallaştırmaktan reddetmekten ve seçkiler yapmaktan vazgeçin…görün kü herbirininz geçmişin size fısıldadıklarını tekrarlıyorsunuz..geçmişin ürünüsünüzü..geçmişinizin farkında olan ve farkındalık bilincini geliştiren bireyler olun

    REŞAT CENGİL 6 Eylül 2010 12:27 Cevapla
  • selamün aleyküm,<br><br>sayın ihsan eliaçık hocamız, yazdıklarınızın hepsinin altına tane tane bir kelime hairç imza atılır. aylardır satır satır bir kaç kere okuyarak takip ettiğim yazılarınızı okumanın dışında tefekkür boyutunda analiz ederek kendi çapımda bir kültür ve entellektüellik oluşturmayada çalışıyorum. Lakin bütün meseleyi kendi yazınızın içinde verdiğiniz bilgiyide katarak &quot;

    ertan yazıcı 6 Eylül 2010 14:06 Cevapla
  • Reşat CENGİL,İ TEBRİK EDERİM…insanlık davasının acısını yüreğinde duyanlardan…….olduğu için…

    o_iklimeozlem 6 Eylül 2010 17:03 Cevapla
  • ihsan hocam tam anlamıyla düşüncelerimi,on ikiden vurmuşsunuz size tamamiyle katılıyorum .

    canan 6 Eylül 2010 19:49 Cevapla
  • İhsan bey kardeşim, içtimai ve siyasi görüş ve tahlillerinize büyük oranda katılıyorum. Fakat unuttuğunuz, ihmal ettiğiniz, eksik bıraktığınız tarafı nazarı dikkatinize sunmaktan kendimi alamıyorum. Unutmayalım ki toplum bireylerden meydana gelmiştir. Toplumun sağlam olması için onu teşkil eden bireylerin sağlam olması lazımdır. İçtimai ve siyasi reçeteler sunuyorsunuz fakat bireyin değişmesi ve

    cuma özusan 6 Eylül 2010 20:44 Cevapla
  • Sayın İhsan Eliaçık hadiseleri on yıl geriden takip ediyor gibisiniz..bahsettiğiniz muaviye-ebu zer (veya muaviye-ali) çatışmasının benzerini on yıl kadar önce yaşadık ak partinin kuruluş aşamasında..artık kim kimdi onları da siz tahmin edin..<br>tarih sabun köpüğü düşünceler ve saman alevi hareketlerle doludur..<br>tek kalıcı olan ve ilmek ilmek dokunarak günümüze gelen, asrımızın en &#39;sahih&

    Ali Kaya DOĞAN 8 Eylül 2010 21:08 Cevapla
  • Bugünkü ezber: Darbeci, cuntacı, Ergenekoncu…<br><br>Dünkü ezber: İrticacı, laiklik karşıtı odak, cumhuriyet düşmanı…<br><br>Yarınki ezber: Dini tahrif, sahabeye hakaret, yeşil komünist, servet ve mülkiyet düşmanı…<br><br>güzel bir öngörü… fakat çözüm nedir? bizler sadece bize sunulanlardan bir tanesini seçmek zorundayız. kötünün iyisi deyip seçiyoruz. fakat bununla yine bizden istediklerini

    yahya 8 Eylül 2010 23:32 Cevapla
  • Selamlar,<br><br>Değerli İhsan hocam ve yüreği insanlığa değer katmaya çalışan, ihya eden değil, inşa eden, kalbi insanlığın daha ileriye gitmesi, kandırılmaması Allah ile aldanmaması için çarpan, hayatını ilime, Kurana ve onun doğru bir şekilde anlaşılmasına çalışan büyük ruhlara selam olsun ! Bazı arkadaşlar sormuşlar, İhsan bey iyi güzel yazıyorda, neden nasıl olmamız gerektiğini ya da neler

    Gökalp Öztürk 9 Eylül 2010 12:00 Cevapla
  • teşekkürler hocam.

    tahir çay 9 Eylül 2010 14:21 Cevapla
  • …. varsa ve tek işleri geviş getirmekse o zaman sorarlar: sizin derdiniz nedir diye? ben de soruyorum derdiniz ne ve beklentileriniz nelerdir? bilmediğimiz ve farkında olmadığımız beklentileriniz varsa paylaşın da kör noktaları görelim ve kalplerimiz de sükun bulsun.

    REŞAT CENGİL 9 Eylül 2010 15:02 Cevapla
  • sayın Ali Kaya DOĞAN<br><br>&quot;Lütfen dikkat edin her peygamberden sonra muhteşem iktidarlar doğmuştur.Hatta bazı peygamberlerin kendileri bizzat saltanatı -mülk- kurmuşlardır. NÜBÜVVET BUNUN İÇİN VARDIR. Lütfen ezilmişlikte,yoksullukta eşitlik olan komünist düşüncelerle İslamı karıştırmayalım ve müslümanları ‘bir lokma-bir hırka’anlayışına mahkum etmeyelim.…&quot;<br>demişsiniz fakat….

    adem özkök 9 Eylül 2010 23:36 Cevapla
  • doğruların da doğru zamanlarda söylenmeleri gerekmez mi…..<br>ne demek istediğini anlamayacak o kadar çok insan var ki….<br>müslümanların çoğu kızıp,sövecek….<br>diğerleri sinsice derin bir ohhh….çekicek….<br>dosttan çok düşmana yarayacak yani….<br>ama biliyorum onlara prim vermezsin…<br>ama hanefi avcı gibilerin onların ekmeğine yağ sürercesine<br>seğirte seğirte yanlarında

    rabia sivas 10 Eylül 2010 17:38 Cevapla
  • Hoca çok doğru tespitlerde bulunmuş, keşke itiraz noktalarını sol söylem yerine, biraz daha ağırlıkla İslami dayanak noktalarından belirleseydi. Zaten sıradan bir imana sahip herkes bu durumu böyle çözümlemeldir, sol eğilimli olmaya gerek yok bunları fark edebilmek için.

    Ender 12 Eylül 2010 00:54 Cevapla
  • harika bir yazı emeğinize sağlık…

    turgut özkul 13 Eylül 2010 23:11 Cevapla
  • Hocam,<br>Sizden rica ediyorum lütfen ama lütfen biraz da 1930 tipi seçkinci faşist insan gruplarını yazın .Rica ediyorum.Aksi halde inandırıcılığınızı yitireceksiniz.Bir insan her yazısını aynı konu üzerine yazmaz hele alim hiç yazmaz.Daha önce de iletmiştim eleştirimi size.Doğruları yazıyorsunuz ama hep aynısını .Yazdığınız şeylere eksiksiz katılıyorum ancak ne bir çözüm üretiyorsunuz.Ne bir

    Tolga 14 Eylül 2010 17:22 Cevapla
  • Rasulallah mekke fethinden az önce yanlarına gelen bir mürtedin öldürülmesini içinden geçirir…<br>ama bir türlü demek fırsat olmaz…<br>adam gidince&#39;&#39;niye vurmadınız boynunu&#39;&#39;der<br>sahabeden biri ima etseydiniz işi biterdi karşılığını verir.<br>Rasulallahın cevabı…&#39;&#39;BİR PEYGAMBERE İMA YAKIŞMAZ&#39;&#39;<br>ve açık yürekli hiçbir müslümana…da….<br>son cümledeki &#

    rabia sivas 15 Eylül 2010 11:03 Cevapla
  • Rabia kardeşim,<br><br>Yazıda geçen Kella (Hayır) kelimesinin referandumla hiç alakası yok. Aklımın ucundan bile geçmedi. Siz söyleyince tabiri caizse jeton düştü. Referandum konusundaki tavrımı hükümet yanlısı gazetelere verdiğim röportajda eğer yayınlasalardı görürdünüz. Ambargo uyguluyorlar. Hem pek de önemsemediğim için yazmadım.Hayatımda hiç müstear isim kullanmadım ve hiç imalı da

    ihsan eliaçık 15 Eylül 2010 21:23 Cevapla
  • Tolga bey,<br><br>Darbecilere karşı tavrıma 12 Eylül Mamak zindanı ve mahkemeleri ve 28 şubat meydanları şahittir. Ben dönemin iktidarı kimse onun karşısında &#39;o anda&#39; tavrımı belirlerim. &quot;Bizden&quot; diye bakmam. Devriklerle uğraşmam. &#39;Yaşayan iktidar&#39; kimse onun karşısına çıkarım. Artık şunu kabullenmeniz gerekiyor; zamanın ruhu değişti… &#39;Dur bu yanlış&#39; diye

    ihsan eliaçık 15 Eylül 2010 21:36 Cevapla
  • Hocam,<br>Benim eleştirim tamamen bugüne ait.28 şubat veya 12 Eylül de tabiki bedel ödemişsiniz allah sizden razı olsun.Ben sizin yanınıza dahi yaklaşamam o kesin ancak benim size eleştirim bugün eleştirdiğiniz kesim kadar oligarşiyi eleştirmemeniz.Ben iktidarları hedef alırım derken bugün çatırdayan oligarşinin Türkiye nin gerçek sahipleri olduğu ,bugüne dek bu iktidar da dahil bedel ödetmeye

    Tolga 16 Eylül 2010 00:25 Cevapla
  • &quot;mazlumluk söylemi, güç istemidir.&quot;

    Ahmedî Refik 17 Eylül 2010 00:02 Cevapla
  • İHSAN HOCAM YAZINIZ ÇOK GÜZEL .<br><br>SENİN GİBİ DOĞRULARI ÇEKİNMEDEN KALEME ALAN ZİNDANLARDA ,İŞKENCE ODALARINDA, CEZA EVELERİNDE ÖMRÜNÜ VEREN DAVA ADAMI ERCÜMENT ÖZKAN ABİMİZ VARDI.<br>O DERDİ Kİ BU ÜLKEDE AMERİKAYI, İSRAİLİ, DEGİL İÇİMİZDEKİ SİMONLARI TEMİZLERSEK AMERİKA DA, İSRAİL DE MÜSLÜMANLARIN KENARINA BİLE GELEMEZ DERDİ.<br>YAZILARINIZI OKUYUNCA ONU HATIRLIYORUM.<br><br>GERÇEKTEN

    ZAFER KIRŞEHİR 17 Eylül 2010 10:17 Cevapla
  • yüreğinize sağlık hocam.

    etikaura 17 Eylül 2010 15:04 Cevapla
  • sayin eliacik.ben bir alevi olarak sizin gibi sunni insanlarla kardesce yasamaya her zaman varim.ama maalesef ülkemizde muaviyenin islamina teslim olmus cok insan var.bunlara muhameddi islami ögretmek sizin ve yasar nuri gibi hocalarimizin görevi.sizinde belirttiginiz gibi mesele muaviyelesmekmi,ebu zerlesmekmi.ALLAH bizleri muhammedin ve ehl-i beytin didarinda ayirmasin.eyvallah

    PERTEKLI 17 Eylül 2010 22:27 Cevapla
  • Muhafazakar , müslüman cemaat adami oldugunu iddia eden bir takim insanimiz söyle diyir; caliyor, mali götürüyorsada bizden en azindan müslüman.<br><br>Eger bu böyle ise vallahi bu benim bildigim Muhammed a.s getirdigi din degil.Ben de onlardan degilim.

    Ö.Alpaslan 18 Eylül 2010 20:45 Cevapla
  • muhatab alınmak çok onur verici…<br>teşekkür ederim…<br>seni anlayabilenlerden olduğum için şükrediyorum…<br>bu bazıları için o kadar zor ki….<br>kimi sövüp kapatıyor,kimi korkup…kiminin kalbini teğet dahi geçmiyor..<br>ama akleden her kalp için devrimdir söylediklerin…<br>keşke bunları Ali Şeriati ye de söylemek mümkün olsaydı…<br>cennet en çok bu yüzden heyecanlandırır,teşvik eder

    rabia sivas 18 Eylül 2010 23:32 Cevapla
  • allah kabesini koruyup dururken,<br>bu neyin muhafazası<br>ins misin, ebabil mi?

    Ahmedî Refik 19 Eylül 2010 12:46 Cevapla
    • sen kimsin cinsmisin

      Anonymous 25 Eylül 2014 11:36 Cevapla
    • senin gibi ön yargılı insanlara neyi isbat edecek gözün görmüyormu hocanın gördüğünü hoca uzaydanmı geldi oda bu memlekette yaşıyor sende biraz aklınızı kullanın gözünüzü açık körü körüne hareket etmeyin takım tutar gibi taraf tutmayın her zaman haktan ve haklıdan yana olun kıral çıplak kardeşim varmı ötesi

      Anonymous 25 Eylül 2014 11:44 Cevapla
  • Sayın İhsan abi, artık bu yazıların,yorumların pratiğe dökülme zamanı gelmedi mi? Açıktan,bedenlerimizle tebliğ dönemini başlatmamız gerekmiyor mu? içimizden 40 köle, 40 mazlum, 40 mustazaf çıkmayacak diye mi endişe ediyorsunuz? Bunca zamandır eğer bu hakikatleri ölümü pahasına içselleştirmemiş 40 kişi yoksa aramızda vay halimize!!!!<br>Yok eğer olduğunu düşünüyorsanız, Rabbirrahimin ipine ve

    ebuzer 19 Eylül 2010 19:08 Cevapla
  • Birde sayın abim, hani CAHİLİYE DÖNEMİNDE VAHŞİ KAPİTALİZM yazısı yazdınızya, şimdiki muhafazakar sözde dindar abdestli kapitalislerin ağababası, piri olan Halife Osman ve Muaviye döneminin VAHŞİ KAPİTALİZMİNİDE yazarsanız sanıyorum çok ama çok yerinde olacak! Böylece bu sapık dinin nasıl oluştuğunu, bu mevcu kader vs gibi sapık itikatlar manzumesinin ne amaçla ve nasıl oluşturulduğunu daha iyi

    ebuzer 19 Eylül 2010 19:21 Cevapla
  • 1…iktidardakilerden her şeyin en iyisini beklemiyoruz.<br>2…bekleyende hata eder. ihsan hoca eniyisini bekliyor anlaşılan.<br>3…halk olarak bir tercihte bulunuyoruz ve akparti dedik bugün partileri kendi içinde mukayese edince .<br>4…akpartinin ve irtibatda oldugunu düşündügümüz cemaatlerinde kendilerini harika gördügünü zannetmiyorum.<br>5…ama bu ülkede cemaat olup da faydalı bişeyler

    selcuk kont 20 Eylül 2010 00:27 Cevapla
  • Hocaya yöneltilen eleştirilere bakıyorum da, &quot;e tamam bunlar da doğru ama diğerlerini de gör be hocam&quot; seviyesinden ileri bir şey söylenmiyor. Hocanın tavrı çok doğru zira, kafir zaten kafirliğini yapıyor. Şeytan şeytanlığını yapıyor. Şeytanın şeytanlık yöntemi ya da şeytan olma durumunu eleştirmek ne sağlar bize, hiç bir şey… Şeytan bu adı üstünde, her türlü pisliği yapacak… Önemli

    Ender 20 Eylül 2010 09:46 Cevapla
  • Sizi, &quot;İslam&#39;ı umursayan&quot; iki yazardan biri olarak görüyorum. Bu yazınızı haber yaparak, sitenize aktif link vereceğim. Yazılarınızın bütününü de izin verirseniz genelhaberler&#39;de yayınlamak isteriz. Allah sizden razı olsun. Selâmlar…

    İsmail Hakkı Cengiz 20 Eylül 2010 10:53 Cevapla
  • ‘Dur bu yanlış’ diye tutmamız gereken iktidar baltasının sapı ne yazık ki bizden (!). &#39;&#39;<br><br>Ammavelakin, baltanın keser tarafı -yani karşı taraf- da çok keskin ne yazık ki.

    Dilek Y. 20 Eylül 2010 19:39 Cevapla
  • Müslümanların kendilerini ve dünyayı yeniden inşaa etmesinin temellerinden bahsetmiş olduğunuz yazınız baştan sona Tevhid ve Kulluk(adalet) temelli bir dünya nizamından bahsetmektesiniz. Resulün şahitliğinde sunulan bu düşünce ağır ağır Kur’an okumaktan, Namazı gereği gibi kılmaktan geçmekte ve beslenme kaynağını oradan almaktadır.. Bu düşünce sadece ilahi kaynaklı olup tüm beşeri sistemlere

    M.FURKAN 24 Eylül 2010 07:45 Cevapla
  • sn eliaçık yazınızda avcının kaçakçılığı ortaya çıkardığı için sürgün edildiğini yazmışsınız.yani hükümet (AKP) kaçakçılığa göz yumuyor hatta rant sağlıyor demek bu.eğer bunu ispat edemezseniz MÜFTERİSİNİZ. ve ispat edemezseniz yazılarınıza kim inanıp okumaya devam eder onu merak ediyorum

    kenan 24 Eylül 2010 16:01 Cevapla
  • ihsan bey bir çok noktada sizin düşüncelerinize katılıyorum. galiba şiddetle ebu zerri asileşmeyi itaatleşmemeyi, ferdi hareketi ama kollektif hareketi, yardımlaşmayı savunuyorsunuz. doğru ama nereye kadar.<br>size bir kaç sorum olarak<br>1. hz süleyman zengindir onu nasıl örnek alacağız. muaviye yerine mi koyacağız?<br>2. talha, abdurrahman bin avf ne yapalım. zengindir diye örnek almayalım mı.

    hüseyin sönmez 24 Eylül 2010 21:19 Cevapla
  • ALLAH razı olsun %1000 katılıyor ummette ayağı kaymaya eylemi olanları uyardığınız için teşekkür ederim. İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜĞÜ YASAKLAMA adına Söylediğiniz doğrulara katılyor. TESTİYİ kırmada bu zaafiyetleri konuşmalı yolda muaviyeleşenlerin gözünü açmalıyız. AYAKLARIMIZ kaymamalı. şeytana ademi ebedi sadet yurdunda kalmak için kandırdı. bugünkü fitnede ergenekondan kurtulma adına başka

    abdullah guler 25 Eylül 2010 20:07 Cevapla
  • Ben Müslüman değilim, ama sizin gibi Müslümanların var olduğunu bilmek insanın içine biraz olsun su serpiyor. Teşekkür ederim.

    Mert 28 Eylül 2010 19:10 Cevapla
  • Ben Müslüman değilim, ama sizin gibi Müslümanların var olduğunu bilmek insanın içine biraz olsun su serpiyor. Teşekkür ederim.

    Mert 28 Eylül 2010 21:10 Cevapla
  • Avcı nın içerden mi dışardan mı olduğunu birkez daha düşünmek lazım geldi sanırım…<br>diğerlerinin söylediklerine pek kulak asmam ama Şamil Tayyar ın söylediklerini dikkate alırım, ipini pazara serdi Avcı nın…<br>okumadıysanız tavsiye ederim…<br>yanıldığını kabul etmek<br>yeni hakikatlerin ışığıyla aydınlanmaktır…cemil meriç

    rabia sivas 29 Eylül 2010 18:51 Cevapla
  • hanefi avcının içerden mi dışardan mı olduğunu birkez daha<br>düşünmenin lazım geldiğine inanıyorum….<br>söylemiştik….durduğu yer hiç de iyi değil diye…<br>neyse İhsan Abi hüsn-ü zanda bulunmuş…<br>yanılsa da zarar etmez…umarım bu hüsn-ü zannı eleştirilen taraf için kullanır….müslümanlar arasındaki bu durum çok can sıkıcı da…

    rabia sivas 29 Eylül 2010 19:01 Cevapla
  • &#39;&#39;…bir emniyet müdürüne konunun beni ilgilendiren asıl yanının &quot;işkenceci&quot; bir polisin nasıl olup da emniyet teşkilatının en üst makamlarından birisine kadar yükselebildiği olduğunu- söylemiştim. Muhatabım, gerçekten bütün samimiyeti ile söz konusu işkencelerin bir &quot;devlet politikası&quot; sonucu olduğunu, dolayısıyla bu süreçte sorumluluğu devletin taşıdığını söylemişti.

    Dilek Y. 3 Ekim 2010 12:25 Cevapla
  • bir canlıya işkence yapabilen biri nasıl olur da kendini &#39;&#39;dindar&#39;&#39; sayabilir ve yine nasıl olur da &#39;&#39;dindar&#39;&#39; kesimin içinde muteber olabilir?.. &#39;&#39;Ben yapmadım devlet yaptırdı!&#39;&#39; diyorlarmış, bu mudur yani?…<br><br>Ve hangisi daha iyidir: Genel &#39;&#39;yani resmi&#39;&#39; hayatında işkenceci olup özel hayatında kuzu olan mı yoksa özel

    Dilek Y. 3 Ekim 2010 14:10 Cevapla
  • Bende sana sorayım(40 yaşında ancak Kuranın türkçe mealiyle tanışmış biri olarak) örnek almak konusunda Peygamberin(SAV) adı niye aklına gelmedi?

    hasan hüseyin 4 Ekim 2010 20:36 Cevapla
  • Yani biraz götürebilirler ,diyorsun.Bence sen Kitabı yeniden bir kez daha ama anlamaya çalışarak okusan iyi olur.<br><br>Maşaallah ahiretin özel kalem müdürüsün kimin vebalinin daha ağır olacağını da hemen tesbit ettin.

    hasan hüseyin 4 Ekim 2010 20:45 Cevapla
  • Beyefendi yazılarınızı çok beğendim.Sizi tebrik ederim.Eğer İslam sizin anlattıklarınızsa ben &quot;elhamdülillah müslümanım&quot;.

    hasan hüseyin 4 Ekim 2010 20:49 Cevapla
  • A.K.doğan ne yazarı anlamış ne Kuranı anlamış nede sosyalizm hakkında bir fikri var.Meydanı boş bulmuş deyim yerindeyse sallıyor.Ne diyelim Allah onu bildiği gibi yapsın.

    hasan hüseyin 4 Ekim 2010 20:53 Cevapla
  • Ne yazık ki budur Dilek Hanım.Müslüman olduğunu söyleyen dünya mümin olmayı bir türlü becerememiştir.Allah bunu bildiği için sürekli uyarır &quot;ey iman edenler hakkıyla iman edin,ey namaz kılanlar namazı dosdoğru kılın&quot;vb..Din şekil değildir İslamın şekil şartlarını yerine getirerek İslam olursunuz ama İman etmiş olamazsınız.Mümin İslamı özümsemiş ,içselleştirmiş kişidir.Mümin her

    hasan hüseyin 5 Ekim 2010 11:17 Cevapla
  • Yukarıda yazar işte bu nedenle konuşuyor bende her attığım adımda Allah ne der diye hesap ediyorum geri kalan fasa fiso.ASLOLAN ALLAHTIR.<br>Çok uzattım Havcı süreci gördü bütün bunlar zaten olacaktı ama aklınca erken davranıp sürece yön vermeye çalışmış olabilirki bence en büyük ihtimal budur yada H.avcı yukarıda anlattığım &quot;yüce divan&quot;ın varlığını sezdi şimdiden elindeki kandan

    hasan hüseyin 5 Ekim 2010 11:22 Cevapla
  • ve maalesef şekil (sadece şekil) Müslümanlarının İslam dininin hakettiği yeri bulamamasında çok büyük rolü var bence. Ben özel hayatımda, bunların yüzünden, ateist olan ve Müslümanlardan nefret eden ne çok kişiyle savaşıyorum bir bilseniz. Çırpınıyorum Müslümanlığın ve gerçek İslam&#39;ın bunlarla alakası olmadığını anlatmak için. Onların sadece şekilde Müslüman olduğunu söylediğimde de şöyle bir

    Dilek Y. 5 Ekim 2010 14:52 Cevapla
  • İHSAN ELİAÇIK GİBİ MEHMET BEKAROĞLU GİBİ EZİLENİN,YOKSULUN TARAFINDA OLAN İNSANLARIN OLDUĞUNU BİLMEK GÜZEL…

    BAYRAM 6 Ekim 2010 10:28 Cevapla
  • Murat Bey bu İslami bir tavır değil.Biz rahmet peygamberinin mi ümmetiyiz lanet peygamberinin mi ümmetiyiz.Rahmet oku demiyorum ama lanet de okuma Divana bırak.Sis tem onu kayda almış hesabını da görecektir zaten.Merak etme bir gören var..

    hasan hüseyin 6 Ekim 2010 11:07 Cevapla
  • sa…<br>hocam bende bir partinin il sekreteriyim..<br>siyasetteki tek amacım yeniden adaletin altın çağına ulaşması<br>….kıyametten önce son bir defada olsa la ilahe illallahın yer yüzünde tecellisi…<br>sırf bunun için yardan çocuktan ayrılıyorum ..<br><br>ve diyorum ki bir gün medine modeli islam şam modeli islamı yenecek..bunu rabbim benim elimle bir beldede gerçekleştirsin diye dua

    ebu hamza 6 Ekim 2010 15:24 Cevapla
  • Peygamberinide inkar et Ali bey hadi bi gayret bir lokma bir hırka yaşamış varlığın içersinde yoksul yaşamış yoksul ölmüş efendimizide inkar et diyorsunki duur düzene dokunma getirme milletin aklına Ömer in adaletini…

    Merve İnal 7 Ekim 2010 08:54 Cevapla
  • Sayın İhsan Eliaçık,bu yazınızı bir arkadaşımın facebook sitesine koyduğu link ile okudum ve sizi tanıma fırsatı buldum.Ben CHP&#39;ye oy veren ve sosyalizme inanan bir insanım.Yazınızdaki görüşlerinizin tümüne eksiksiz katılıyorum.Bu arada Ali Şeriati&#39;yi de geçen ay tanıdım ve kitaplarını okumaya başladım,dinimizi bu kadar güzel yorumlayan bir fikir adamını geç tanıdığım için

    Av.Tolga İşcan 7 Ekim 2010 09:06 Cevapla
  • ihsan beyin kalemine saglık.yazdıklarına katılmamak elde degil. Aşagıdaki eleştirileride okumak yazının tadını artırmış. tesekurler.

    aykut yardım 7 Ekim 2010 11:45 Cevapla
  • Kemalistlerin ve Muhafazakarların adalet duygusundan yoksun, ilkesiz ve ahlaksız duruşlarının kanıtıdır Avcı. Adam işkence yöntemleri geliştiren bir profesyonel, İstanbul da ekibiyle birlikte birçok yargısız infazın planlayısıcısı. Bu adam bu özellikleri bilindiği halde 28 şubatta muhafazakarlar tarafından demokrat bir kahraman ilan edildi. Şimdi ise yine yaptıkları bilindiği halde kemalistlerin

    Özgür Kılıçkaya 16 Ekim 2010 14:37 Cevapla
  • yine çıkacaktır bu topraklarda sömürüye, ezilmeye,emperyalizme dur diyecek yiğitler.<br>ancak ona inanacak kimse kalacakmı acaba, toplumun tüm katmanları simonlaşıyor.

    aliş 5 Kasım 2010 14:50 Cevapla
  • sayin ali kaya dogan müslümanlarin iktidar olmasini. zengin ve burjuvalasmasini normal karsiliyorsunuz.sunu bilmelisinizki,birilerinin zenginlesmesi birilerinin sömürülmesiyle mümkündür.buda islamin özüne ters düsmektedir.bence sunu söylemek sizin icin daha tutarli bir davranis olur,zengin olmak yolunda hersey mübahtir.refah ve saadeti tüm insanlik alemi ile paylasa biliyormusunuz?asil mesele

    PERTEKLI 21 Kasım 2010 02:11 Cevapla
  • Tüm dediklerinizi anlıyorum.Pekiyi bu duvarları bizim kaldırma gücümüz nedir?Görülen bütün millet duvarlar arkasında boyun eğenlerde inanmamış durumda herkes boyuna ortaklarını seçmiş memnun.Şimdi bir kişi gelip Allahtan başka hiçbir şeye kulluk etmeyin dese,Cevap zaten biz bir tek ona kulluk ediyoruz olcak ?Bu millet belasını istemekten başka birşey istemiyor.

    mustafa kemal yenal 7 Aralık 2010 23:37 Cevapla
  • 3 maymunu oynayan ve mala , paraya tapan insanlar için<br>put da aynı Allah da aynı.<br><br> buna süfyanizim diğer adı ile siyonizm denir.<br><br>inandık deyince iş biteceğini sananlar ve nasıl olsa affedileceğiz yahudi mantığında hareket eden islami kesim. acaba öylemi.<br><br>hesapda neyin karşılarına geleceğine inanıp, inandıkları gibi yaşamayanlar.zor bir durum

    seçkin 6 Ocak 2011 09:39 Cevapla
  • Halkın kendisi simonlasmis..merhametsiz bir toplum olusmus ..halkın hic mi sucu yok abilerim ..Halkın cogunlugu kanaat etmeyi unutup faizci olmus..dolayısıyla Simon a degil Şaronlara mustehak olmaya dogru gidiyoruz..Allah CC.bizi gafletten uyandirisn .Amin..

    Baran 14 Ocak 2011 09:55 Cevapla
  • Kuranda sözü geçen helak edilen topluluklardan fazlamız far, eksiğimiz yok, helak edilmeyi çoktan hak ettiğimiz açık seçik görünüyor, kurunun yanında gerçi yaş da yanacak muhtemelen, Aslında &quot;helak süreci&quot;ni yaşamaktayız gibi görünüyor bana. Vatanını haçlılara teslim eden ve bunu umursamayan bir toplum helaktan başka neyi hak eder ki? Ama bugünün olayı değil, &quot;temiz olanı değil pis

    Anonymous 4 Kasım 2011 20:40 Cevapla
  • İhsan Bey;<br />Sizi düşüncelerinizi dinleyen olarak okumuş olduğum bu makale&#39;de bu kadar vahim ve perişanlık içerisinde ki çizmiş olduğunuz tablo&#39;dan bayağı korktum.Madem bu yorumları yaparken, bu tip oluşumların nasıl olduğunu tarihsel ve blegelerle de anlatsanız daha iyi olacağı kanaatindeyim.

    Serkan okur 12 Ocak 2014 02:14 Cevapla
  • Bakın, “dindarlar” bu milletin son umudu idi.
    Onların da birer kurt, çakal ve sırtlan haline geldiğini/getirildiğini görünce daha kime gidecek bu millet.
    kitabın özeti ve en vurucu cümlesi…..bu umuda tecavüz edip onu geneleve düşürenler bu ülkeye kul ve ALLAH katında ennn…..büyük ihaneti ettiler.

    sultan ahmet han 8 Ekim 2015 10:55 Cevapla
  • Eliaçık’ın dün yazdığı eleştiriler, endişeler, öngörüler bugün itibarıyla fazlasıyla çıkmıştır! Bundan, hocanın, dinci mantaliteyi yani ‘muaviye mantığını’ iyi anladığı anlamı çıkıyor.

    zafer 30 Temmuz 2016 08:34 Cevapla

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.