4 Aralık 2009 Cuma

CEHENNEM TEHDİTLERİ KİME YÖNELİK

Malum, Kur’an’da cehennem sahneleri vardır.

 

“Derileri kavuran ateş”, “Etleri lime lime dökülmek” “İrin içmek”, “Yakıtı taş ve insanlar olan ateş” “Pislik yedirmek”, “Zakkum ağacından yemek” vb. korkunç azap tehditleriyle karşılaşırız bu sahnelerde.

Acaba bu sahneler kime yönelik?

Cehennem sahnelerinde neden bu denli öfke var?

Bu öfke kime?

Neden bu kadar kızıyor Allah?

Aşağıda Kur’an’da nuzül sırasına göre ilk 23 surede geçen 10 cehennem sahnesi okuyacaksınız. Bunlar arada atlama yapılmadan geldiği sıraya göre dizilmiş, aralardaki bağlantılar gösterilmeye çalışılmıştır.

Lütfen, herhangi bir önyargıya kapılmadan dikkatle okuyunuz. Yukarıdaki soruların cevabını, arada benim söylediklerimi dikkate almasanız bile bizzat cehennem sahnelerinin içeriğinden kendiniz bulabilirsiniz.

***

1-İlk sahne, ilk sure olan Alak suresinde;

“Hayır! Yaptıklarına son vermezse

Onu alnından tutup sürükleyeceğiz.

O yalancı ar damarı çatlamış alnından

O zaman çağırsın Nadiye’yesini

Biz de çağırıcağız Zebani’leri…”

(Alak; 15-18)

Bu ayetlerde kastedilen “O”, tefeci bezirganların o günkü elebaşlarından Ebu Cehil’di. “Nadiye” meclis, kurul demek, Mekke’nin mülk (mal ve iktidar) sahiplerinin toplandığı yer. “Zebani” ise intikam alan  muhafızlar demek…

***

2-İkinci sahne hemen sonraki Müddessir suresinde;

“Bana bırak doğarken yapayalnız olan o adamı

Zenginliğine zenginlik kattığım

Etrafında dolanıp duran oğullarıyla

Önüne alabildiğine geniş imkânlar serdiğim o adamı…

Hala gözü doymuyor; verdiğimden daha fazlasını istiyor.

Hayır! O ayetlerimizi inadına inkâr etti

Ben onu dimdik bir yokuşa süreceğim

Düşündü, ölçtü, tartı

Kahrolasıca nasıl da ölçüp biçti

Canı çıkasıca boyuna hesap yapıp durdu

Çevresine bakındı, kaşlarını çatıp surat astı

Sonra sırtını döndü ve küstahça böbürlendi;

“Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değil” dedi

“Bu bir insan sözü, başkası değil” diye diretti

Onu ateşe sokacağım

Ateşin ne olduğunu bilir misin?

O öyle bir ateş ki geride bir şey koymaz

Derileri yakıp kavurur…”

(Müddesir; 11-29)

Burada anlatılan “O” ise Mekke’nin tek ve eşşiz mülk sahibi diye bilinen Velid bin Muğire idi. Bu nedenle kendisine Velid bin Muğire el-Vahid deniyordu. Ona nazire yapılarak “O doğarken tek (vahid) yarattığım adamı…” deniliyor. Bu Velid, Kabe’nin yapımında “Haram para getirmeyeceksiniz” diyecek kadar dindardı. Kabe’nin Rabbi’ne inanırdı, tavaf eder, cünup olunca gusül abdesti alır ve salat ederdi (Kendince namazı vardı).

Fakat o mamona (paraya) tapan bir tüccar, tefeci bezirgandı. Yoksulları hor görürdü. Peygamberimizin yanına yoksul ve kör biri gelince surat asmış ve öte tarafa dönerek “Yoksul ve kör birisiyle aynı mecliste oturamam” diyerek çetesiyle kalkıp gitmişti. Peygamberimiz buna rağmen ona tebliğ için “Dur neden surat asıp kalkıyorsun, otur, konuşalım” deyince gelen ayetlerde “Bırak, o umutsuz vak’a” dercesine uyarılmıştı. “Abese” (surat astı) suresi bunun için inmişti. İşte o Velid için burada da aynı kelime kullanılıyor: “Sonra surat astı ve bakındı” (summe abese ve besera)…

“Düşündü, ölçtü, tartı, nasıl da ölçüp biçti, boyuna hesap yapıp durdu, bakındı, kaşlarını çatıp surat astı, sonra sırtını döndü…” ifadeleri bize tefeci bezirgân karakterini resmeder. Bunları genellikle tüccarlar yapar. Peygamberimizin söylediklerini ölçüp biçiyor, “Bundan zarar mı ederim, kâr mı?” diye hesaplar yapıyor. Sonunda bu işten zarar edeceğini, mülkünün paylaşılacağını anlayınca basıyor yaftayı: “Bu eskilerin masalından başka bir şey değil…”

 

Ardından öfke patlıyor: “Onu ateşe sokacağım. Ateşin ne olduğunu bilir misin?

O öyle bir ateş ki geride bir şey koymaz. Derileri yakıp kavurur…”

Surenin sonuna doğru ise şu sahne var: “Sizi ateşe sokan nedir? diye sorulunca şöyle diyecekler; Biz salat etmezdik (yani) yoksulu doyurmazdık. Günahkarlarla günaha dalardık (yani) hesap gününe inanmazdık. Gerçeğin ta kendisi olan ölüm gelinceye kadar hep böyleydik…” (Müddesir; 43-47).

Burada da salat (namaz) kılmalarının onları yoksula götürmediği, hesap gününe inanmalarının da günaha dalmayı engellemediği anlatılmak istenir. Çünkü Maun suresine göre bunlar namaz kılmaktaydılar fakat bu içinde yoksul ve yetim derdi olmayan bir namazdı. Onun için de boşunaydı, ritüelistik bir din gösterisiydi. Ahiret inançları da boşunaydı çünkü günaha dalmaktan çekinmiyorlardı. “İnandıktan sonra bir şey olmaz” diyorlardı ve “Büyükler (azizler, ulu kişiler, önceki salih zatlar, onların heykelleşmiş putları) şefaat eder” diye düşünüyorlardı. Bunun için günaha dalmakta hiç bir beis görmemekteydiler…

***

3-Üçüncü cehennem sahnesi de Leheb suresinde gelir:

“Kahrolsun Ebu Leheb İktidarı, kahrolsun!

Malı ve kazancı (zenginliği) onu kurtaramayacak!

O alev alev yanan ateşe atılacak!

Karısı da odun taşıyacak

Boynundan bağlanmış bir iple” (dişi köpek gibi)

(Leheb;1-5)

Öfkeyi görüyorsunuz değil mi?

Bunlar Kur’an’ın ilk surelerindeki cehennem sahneleri…

Önce Ebu Cehil’e, sonra Velid bin Muğire’ye, şimdi de Ebu Leheb’e…

Hepsinde de zenginlik (mal, iktidar, mülk) ile beraber yoksul ve yetim vurgusu var. Birinciler ikincilere bigane kaldıkları için cehennem ile tehdit ediliyor. Kim, kime karşı savunuluyor, kim ne ile tehdit ediliyor, düşüne düşüne (tertil ile) okuyunuz…

***

4- Dördüncü sahnede cehenneme kimin gireceğinin yanında cennet de müjdeleniyor. Yine aynı tema;

“Kim sakınır, malından harcar

Güzel olanı (vermeyi) tasdik ederse

Biz ona cenneti kolaylaştıracağız.

Kim de cimrilik eder ve zenginliğini kendine yeterli görürse (istiğna)

Ve güzel olana yalan derse

Ona da zor olanı (cehennemi) kolaylaştıracağız.

Mezara yuvarlandığı zaman malı onu kurtaramayacak.

Bize düşen doğru yolu göstermek,

Dünya ve ahiretin bize ait olduğunu haber vermekten ibarettir

Sizi kaynayıp köpürene karşı uyarıyorum

Ona ancak günaha batmış azgın (şaki) girecek

Yalan diyen, burun kıvıran o azgın…

Ondan ancak şunlar kurtulacak; sakınan,

Arınıp temizlenmek için malından veren,

Hiç kimseden bir beklentisi olmadan

Sırf Yüce Rabbi’ne özlem duyarak veren…”

(Leyl; 5-20)

Kime cehennem, kime cennet vaadediliyor görüyorsunuz değil mi?

Lütfen tekrar tekrar okuyun. İnanamıyorsanız başka meallere de bakın. (Ki birisi bana şöyle dedi; “İnanılır gibi değil; başka meallere de bakmam lazım!).

***

5- Ve beşince sahne: (Atlamıyorum, nuzül sırasına göre sırayla cehennem sahnelerini getiriyorum önünüze).

“Hayır! Bilakis öksüze vermiyorsunuz

Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz.

Her şeye açgözlülükle saldırıyorsunuz.

Mala mülke gözünüz doymuyor; yığdıkça seviyorsunuz…

Hayır! Yeryüzü peş peşe sarsılıp paramparça olduğu zaman,

Rabbin ve güçleri bütün görkemiyle geldiği zaman,

İşte o gün cehennem orta yere konacak.

İnsan anlayacak her şeyi ama iş işten geçmiş olacak.

Diyecek ki “Keşke ömrümü boşa harcamasaydım.”

Artık o gün Allah’ın ettiği azabı kimse edemez.

O’nun kıskıvrak bağladığı gibi kimse bağlayamaz…

Ama ey vicdanı rahat olan kişi, sen!

Sen dön Rabbine, sen O’ndan, O senden razı olarak.

Gir kullarımın içine.

Gir cennetime!”

(Fecr; 17-30)

Cehennemin ve cennetin yolunun öksüz ve yoksullardan geçtiği, bunlarla arası iyi olanın vicdanen müsterih olabileceği, aksi halde yaman bir hesabın ve korkunç bir azabın bizi beklediği bundan daha iyi nasıl anlatılır? Peygamberimiz boşuna dememiş; “Öksüzün ağlamasından arş titrer.”

 

***

 

6- Altıncı sahne İncil’de Hz. İsa’nın “İki efendiye birden kulluk edemezsiniz, ya Allah’a ya Mamona (para/mal hırsı) tapacaksınız” dediği çelişik durumun Allah’a karşı nankörlük olduğu dile getiriliyor ve “mezar” hatırlatılıyor.

“İnsanoğlu Rabbi’ne karşı nankördür.

Ele geçirme/mal hırsı gözünü bürümüştür.

Bilmez mi ki mezarlar deşildiği zaman

Göğüsler açıldığı zaman

İşte o gün her hallerinden

Haberdar olduğunu Rableri onlara gösterecektir.”

(Adiyat; 7-11)

Aynı uyarı hemen sonraki Tekâsür suresinde de “o gün her nimetten tek tek hesap sorulacağı” ilavesiyle yinelenir.

***

7- Yedinci cehennem sahnesi ise Kabe çetesi elebaşlarından tefeci bezirgan Umeyye bin Halef hakkındadır. Bu kısa ayetlerden oluşan fragmana “Humeze” suresi denilmiştir.

“Kaş göz işaretleri yaparak alay edenin vay haline!

Vay haline o boyuna mal istif ederek sayıp durana!

Sanır ki malı kendisini ebedileştirecek

Hayır! O yalayıp yutan bir vakuma atılacak

Bilir misin nedir yalayıp yutan vakum?

Allah’ın cayır cayır yanan ateşidir

Öyle ki alevleri yürekleri dağlayacak

Cehennem üzerlerine kilitlenecek

Yüksek kapılar üzerlerine kapanacak.”

(Humeze; 1-9)

Sure bütünlüğünden de anlaşılacağı gibi burada alay etmek, kaş göz işareti yapmak, malına mülküne güvenerek yoksullarla, zayıflarla, çaresizlerle yapılan alay oluyor. Mal biriktirmekten ve bunu dönüp dönüp tekrar saymaktan (ellezî cemea mâlen ve addedehu) yani altın ve gümüş “şıngırtısı” veya para “hışırtısı”ndan tapınırcasına zevk alan zavallı ve fakat küstah zenginin alaycı kibri resmediliyor.

***

8- Sekizinci cehennem sahnesi, öyle bir şeyin (cehennemin) olacağına inanmayan, böyle bolluk ve refah içinde, zevk-u sefa sürerek ebediyen yaşayacaklarını sanan küstah zengin kodamanları tokat gibi çarpmakta;

“Kaçacağınız, sığınacağınız bir yer yok  

Alev alev yanan çalı çırpı gibi,

Her yana kıvılcımlar saçılacak,

Nar gibi kıpkırmızı kesilecek (cehennem).

O gün yalan diyenlerin vay haline!

İşte o gün dilleri tutulacak,

Özür dilemelerine bile izin verilmeyecek,

O gün yalan diyenlerin vay haline!

İşte bu sizi ve öncekileri toplayacağımız ayırma günüdür,

Varsa bir son hamleniz, haydi gösterin de beni atlatın,

Patlayıncaya kadar yiyin; sefa sürün biraz, siz günaha batmışlar!

O gün yalan diyenlerin vay haline!”

(Mürselât; 31-40, 40-47)

***

9- Dokuzuncu cehennem sahnesinde, Kalem suresinde Bahçe sahipleri kıssasından hemen önce vasıfları hayra/vermeye engel olan (mennâin lil’l-hayr), saldırgan/zorba (mu’tedin) olarak betimlenen tefeci bezirgan Velid bin Muğire tekrar ve fakat bu kez yaptığının Allah’a şirk koşmak olduğu söylenerek cehennemle tehdit edilir. Oradaki tabirin aynısı (hayra/vermeye engel olan) burada da kullanılır. (“Hayr” kelimesi Türkçe’de de kullanılır ve “öteki” için bir şey yapmayı/vermeyi ifade eder; “Hayrını gör”, “Hayırsız evlat”, “Hayırda yarışmak”, “Hayır işleri”, “Kendine hayrı yok” vb.)



“Allah ‘Atın, atın cehenneme her inatçı nankörü,

Hayra/vermeye engel olan, şüphe yayan saldırgan zorbaları,

Öyle ki (böyle yapmakla) Allah ile beraber

Başka bir tanrı edinmiş olanları

Atın şiddetli azap içine!’ der.

Arkadaşı ‘Ey Rabbimiz onu azdıran ben değildim,

Fakat o sapıklığa düştü” der.

Allah ‘Huzurumda çekişmeyin

Ben, size önceden uyarı göndermiştim

Benim katımda söz değiştirilmez

Ben kullara zulmedici değilim’ der.

O gün cehenneme ‘Doldun mu?’ deriz.

O da ‘Daha var mı?’ der.”

(Kâf; 24-30)

***

10- Bir kaç sure sonraki Hakka suresindeki bölüm de, “Malım beni kurtaramadı” (ma ağna anhu malihi) diyerek Leheb suresindeki Ebu Leheb’e, “Yoksulu doyurmaya teşvik etmiyordu” (ve layehuzzu ala ta’ami’l-miskîn) diyerek de Maun suresindeki salat (namaz) kıldığı söylenen Ebu Cehil’e göndermede bulunur. Dahası bunları Allah’a inanmamakla eş tutar. Böylelerini iğrenç yiyeceklerden başka bir şeyin olmadığı cehennem ile tehdit eder;

“Sicili bozuk çıkana gelince;

‘Eyvah, ben bittim,

Keşke sicilimi hiç görmeseydim,

Hesabımın ne olduğunu öğrenmeseydim,

Ne olurdu o ölümle iş bitseydi,

Malım beni kurtaramadı,

Saltanatım yer ile yeksan oldu,

Mahvoldum ben’ diyecek.

Ve bir ses; “Tutun onu, bağlayın, atın cehenneme

Sıkı sıkıya zincirleyin, atın gitsin” diyecek.

Çünkü o yüce Allah’a inanmıyordu,

Yoksulu doyurmaya teşvik etmiyordu.

Bugün de burada ona sahip çıkacak kimse olmayacak.

İğrenç yiyeceklerden başka bir şey de verilmeyecek

Ki onu günahkârlardan başka kimse yemez.”

(Hakka; 25-37)

Hz. Peygamber’in şu sözü de yukarıda geçen “Yoksulu doyurmaya teşvik etmiyordu. Bugün de burada ona sahip çıkan kimse olmayacak” ayetinin ne olduğunu tefsir eder;  “Ey Âişe! Yoksullara sahip çık ve onları meclisine yaklaştır, tâ ki Kıyâmet günü Allah da sana sahip çıksın.” (Tirmizî, Zühd (2353).

***

İşte bunlar Kur’an’ın ilk 23 suresindeki cehennem sahneleridir.

Nuzül seyrini izlediğimizde aşağı yukarı böyle devam ediyor.

İlk 23 surede (Necm suresine kadar) böyle putların ismi hiç anılmadan, sürekli yoksulu doyurma, yetimi kayırma çağrıları yapılarak büyük mülk (mal ve iktidar) sahiplerine yönelik cehennem tehditleri var.

Medine döneminde ise aynı tehditler infak kaçkını münafıklara yöneliyor.

***

Yukarıdaki bölümlere baktığımızda hepsinin de Mekke’nin zengin tefeci bezirgan mülk (mal ve iktidar) sahiplerine yönelik olduğunu görüyoruz.

Kanımca böylesi cehennem sahneleri mal ve iktidar sahiplerine yönelik “sokağın öfkesini” yansıtmaktadır.

Bu öfke ezilenlerin, zulme uğrayanların, çaresizlerin, açların, yoksulların, öksüzlerin, diri diri gömülen çocukların, boyunduruk altında inleyenlerin, kendisi de bir öksüz olan peygamberimizin yüreğinden patlayan öfkesidir. Öyle görünüyor ki Allah bu yüreği evrensel mesajı için merkez seçmiştir.

Kimsesizlere, çaresizlere, zayıf bırakılmışlara ellerindeki mülke güvenerek ve yaslanarak zulmedenlere, onlara cehennem hayatı yaşatanlara, ilahî öfke, buradan dile gelip konuşuyor.

Korkunç cehennem sahneleri işte bu öfkeyi yansıtıyor. Bunu görmemek veya yuvarlayıp başka şeyler için tehdit yapılıyormuş havası vermek hem ayetlerin lafzına hem de ruhuna aykırıdır. Bu, Kur’an’ın sinirlerini almak demektir.

Şiddetli cehennem tasviri varsa bilin ki şiddetli bir zulüm, baskı, zorbalık, aç bırakma, yoksullaştırma, öksüzleştirme yani birilerinin hayatını cehenneme çevirme vardır. “İnkar etmek, şirk koşmak, Allah’a savaş açmak” vs. hep bunlarla ilgilidir. Yoksa kuru kuruya bir inanç (teoloji) tartışması yapılıyor değildir. Dava inandın-inanmadın davası yani “iman kurtarma” davası değildir. Bilakis bahçe sahiplerinin mülklerini kurtarma davasıdır! İnanıp inanmamak bununla ilgilidir.

Lütfen cehennem sahnelerini bir de bu gözle okuyun.

Baktığınız yeri değiştirin.

Çok şeyin değiştiğini göreceksiniz.

Sanki başka bir Kur’an okuyor gibi olacaksınız.

recepihsan@gmail.com

http://ihsaneliacik.net

http://ihsaneliacik.wordpress.com

38 yorum:

  1. zülal kırdudu4 Aralık 2009 23:40

    sevgili hocom yüreğine,kalemine sağlık gerçekten konuyu çok güzel ortaya koymuşsun.her nekadar zenginlerin hoşuna gitmesede.ALLAHIN AYETLERİ ORTADA.HERKES ONAGÖRE AYAĞINI DENK ALSIN.TEKRAR ALLAH RAZIOSUN DER SAYGILAR SUNARIM.

    YanıtlaSil
  2. Biz islam coğrafyalarında yaşayan müslümanlar kuran-ı kerimin hangi ayetini kendi üzerimize alındık ki bunlarıda alınalım.Hep değerlendirirken ayetleri bu şunun hakkında indirildi bu bunun hakkında ... ya da daha basitleştirerek Don Brown kitapları tadında ( gelecekten haber veren , şifrelerle dolu , gizemli mi gizemli , basit halk tabakaları aman anlamasın diye her harfinde bir şifre olan )okuduk / dinledik durduk, ama asla insana/yaşanan çağa/sosyal hayata/ siyaset sahibine /yola /yolcuya ....ne söylüyor neyi haykırıyor işte buna kulak vermedik çünkü aslında bu durum geniş halk yığınlarınında işine gelmiyor ,onlarda insanları sömüren/köleleştiren her türlü düzenden faylanıyor böyle oluncada en güzeli biraz ruhumu okşasın bana yeter anlayışında bir din tasavvuru ortaya çıkıyor.Vel hasıl kelam İhsan bey gene güzel bir noktadan temas etmiş bu vurdum duymazlıklara.
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  3. Buradaki parantez içinde yanileri nereden buldunuz. Parantez kullanma ve ekleme sanatında son nokta yani,,,,,,,“Sizi ateşe sokan nedir? diye sorulunca şöyle diyecekler; Biz salat etmezdik (yani) yoksulu doyurmazdık. Günahkarlarla günaha dalardık (yani) hesap gününe inanmazdık. Gerçeğin ta kendisi olan ölüm gelinceye kadar hep böyleydik…

    YanıtlaSil
  4. abdullah gümüştakım5 Aralık 2009 22:52

    edinilen mülkleri (inanılmışlıkları) terkedişlik teolojik değişme değilmidir.selamlar.

    YanıtlaSil
  5. SAYIN YAZAR yazınızı okudum TAMAMEN KATILIYORUM.SİZİN KURAN VE İSLAM YORUMUNUZUN DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM ,BENZER DÜŞÜNÜYORUM, Ancak ABESE Suresi kör bir adam olan Abdullah Ümmü Mektum için HZ.PEYGAMEBER'e söylenmiş olduğu söylniyor ve öyle biliniyor ,burada ise siz farklı bir yorum getiriyor ve VELİT BİN MUĞİRE'nin davranışı nedeni ile bu ayetin indirldiği anlatılıyor,ilginç geldi kaynağı bilmek isterdim.Saygılarımla

    YanıtlaSil
  6. muhamed bahadır7 Aralık 2009 20:44

    allah razı olsun güzel bi yazı..
    kuranı anlayabilmek.. meselenin özü bu olsa gerek..

    YanıtlaSil
  7. Allah razı olsun. Rabbimiz ilminizi artırsın.Sesiniz daha gür çıksın. Selametle.

    YanıtlaSil
  8. Muharrem Cakar14 Aralık 2009 21:07

    Görülüyor ki,İslam'ın iyi ve endoğru,anlaşılması Ancak,onu,dikkatle incelemek,bir konuyla ilgili ayetleri yanyana getirerek onları birbiriyle çeliştirmeden kur'an bütünlüğu içinde ele almakla olmaktdır.Zira, Yüce yaratan, onda “Muhakkak biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü açıklamayı yaptık…”(İsrâ 89)Buyurmuştur.

    YanıtlaSil
  9. hocam allah razı olsun
    ama benim sorum kısa ve net
    ne kadarını biriktirebiliriz yani ihtica kadar diyor da insan ihtica biter mi sürekli yeni bir şeyler almak sürekli yeni bir ihtiyaç istemez mi insan allah için cevap verin sabırla ve merakla bekliyorum .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Celal bey kardeşim ben cevap vereyim anladığım kadarıyla. Gerçi 5 yıl olmuş, sabır ve merakın bu kadar var mıdır bilmiyorum :)
      Şöyle;
      Saliha bir eş, başını sokacağın bir ev, bir binek, bir yıllık geçimlik mal, hepsi bu. Çok fluu mu geldi, biz zahmet içini sen doldurarak netleştir.

      Az mı? bana sorarsan yeter, dünyada sonsuz yaşamayı(yaşım 38) ve mal biriktirmenin anlamsızlığını kavrayınca yetiyor. Ayrıca biriktirme gayretine girince Allah'ın çizdiği sınırları aşmak, yada yahudilerin yaptığı gibi, ağları cuma gecesinden salmaya yeltenip Allah'ı kandırmaya çalışmak gerekiyor...

      İmansız ölmekten korkan birinden diğerlerine
      Şükrü

      Sil
  10. ben bu yorumumu skyturk proğramındaki görüşlerinize karşın yazdım.aslında daha yazacak çok şey var misal: cinlerin varlığını inkar edişiniz,evrim teorisine İNANMANIZ,mucizeleri inkar edişiniz gibi YANİ sapmtırılmış görüşleriniz hakkında daha söylenecek çok şey var.RABBİM bizleri kendi yolundan yani ehlisünnet vel cemaat yolundan ayırmasın.hakk olan dininide,hak yolunda olan alimlerden öğrenmeyi nasipetsin İNŞAALLAH.

    YanıtlaSil
  11. SAYIN İHSAN BEY.BU UYARILARI AKLEDİP YAPTIĞINIZ İÇİN YÜREKTEN SİZİN İÇİN DUA EDİYORUM ALLAH'A C.C. ÇÜNKÜ SİZ YÜZYILLARIN EN BÜYÜK İHMAL EDİLMİŞ VE MASKELENMİŞ GÖREVLERİNDEN EN ÖNEMLİ BİRİSİNİ YAPIYORSUNUZ.
    .....NEDEN BÜYÜK GÖREV OLDUĞUNU HAYATIMIZDAN BASİT BİR ÖRNEKLE MÜSAADELERİNİZE SIĞINARAK AÇIKLAMAK İSTİYORUM.GECENİN EN KİMSESİZ SAATLERİNDE BİLE MOBESE KAMERA TAKILI OLAN TRAFİK IŞIKLARINDA SARI YANARKEN BİLE IŞIK İHLALİ YAPILMADIĞINI OKUYUNCA ÇOK ETKİLENDİM VE
    DEDİM Kİ;.....DEMEKKİ İNSAN;
    1--KAMERANIN GÖZETLEDİĞİNDEN EMİN VE ŞÜPESİ YOK İSE,
    2--TRAFİK CEZASININ ADRESİNE FATURA EDİLECEĞİNE,
    3--CEZASINI ÇEKECEĞİNE İNANIYOR VE ŞÜPHE ETMİYORSA,KESİNLİKLE;....

    1--SUÇ İŞLEMİYOR,
    2--HATA YAPMIYOR VE
    3--KENDİ NEFSİNE MUHTEŞEM BİR ŞEKİLDE HAKİM OLABİLİYORMUŞ.
    BU HİPOTEZ VE HÜKÜMDEN SONRA DİYEBİLİRİZ VE SORABİLİRİZ Kİ;
    1--BU CENNET KADAR GÜZEL ÜLKEMİZDEKİ KUL HAKLARININ ÇITIR ÇITIR YENMESİNİN,
    2--BU KADAR DÜŞÜNCESİZ VİJDANSIZ,HUZURSUZ VE SEVGİSİZLİĞİN,
    3--BU KADAR YOKSULLUK VS.,VE MUTSUZLUĞUN SEBEBİ NEDİR DERSİNİZ?

    *****????? YOKSA SİZİNDE Mİ AKLINIZA "MOBESE KAMERANIN KAYDETTİĞİ KADAR ALLAH'IN KAYDETTİĞİNE VE HESABINI SORACAĞINA İNANMIYORMUYUZ ACABA?" SORUSU GELDİ? YÜREKLİCE NE DERSİNİZ.
    SAYGILARIMLA.

    YanıtlaSil
  12. İhsan bey Kuran'a sizin baktığınız açıdan bakarsak malını dağıtmayan bütün zenginler,tüccarlar tefeci ve dolayısı ile cehennemlik,peki bu zenginler olmasa milyonlarca insan nerde çalışıp evini nasıl geçindirecek.Buna bir açıklık getirebilirseniz ve ikna olursak biz de zenginlere düşman olalım.

    YanıtlaSil
  13. ihsan abi...bilmiyorum abi denirmi size? çarpılmayız inşaalah.
    MERHABA..ihsan abi....merhaba..........

    YanıtlaSil
  14. aşkın yüceliği,korkuyu yeniyorsa
    (yunusda ...mevlanada..)adem oğlunda...
    cehennemden kim korkar,ha bu dünyada ha öteki dünyada...

    YanıtlaSil
  15. kaybedilmeden anlaşılmıyorsa; değer...
    sonsuz cennet ne eder?
    zıtlıkların terazisinde ise kainat.
    o zaman cennettemiyiz ...cehennemdemi?

    YanıtlaSil
  16. yeri göğü yaratan tanrıya inan..
    tapınarak onu insana eşleme
    yaratılanı koru ,sev,
    hiçbir ayrım gözetme...

    YanıtlaSil
  17. bu dünyaya hep beraber çıplak geldik,
    öteye hep beraber çıplak gideceğiz.
    başı aynı...sonu aynı son.

    bu dünyada kimimiz çaldık yedik.
    kimimiz çalıştık yedik.
    başı farklı sonu farklı son.

    YanıtlaSil
  18. yaşasın insana ve doğaya sosyal-eşitlikçi-ahlaklı dünya...

    YanıtlaSil
  19. yaşasın !bedrettin-che-m.kemal-ibn haldun-marx-engels-
    yaşasın sosyalizm.

    YanıtlaSil
  20. Hüseyin Aycan24 Aralık 2009 22:21

    çoooook teşekkür ederim size. Hayata, dine bakışımı değiştirdim. Yazılarınız beni çok mutlu ediyor. artık içi dolu yaşanabilen bir islam yaşıyorum....

    YanıtlaSil
  21. HARİKA BİR YAZI

    YanıtlaSil
  22. Ben 33 yasindayim ve hayatim boyunca sunu düsündüm. Kuran her seye cevap veriyor, hatta kari koca arasindaki münasebete dahi deginiyor. Peki nasil olurda dünyamizi mahveden, acimasiz, zalim bu ekonomik düzen hakkinda bir sey söylemez veya uyarmaz.Bu benim hep aklima takilmistir. Hatta sunu bile düsündüm; Allah`in en iyi kullari zenginlerdir, onlar hic bir kötülüge yollari düsmez. Ben ise kötüyüm cünkü bizim evlerimizde hep bir yoksulluk mücadelesi oldu. Bircok seyden mahrum kaldik ve bunun sonucu olarak hep bir aile huzursuzlugu yasandi. Benim gibi yoksul bir cok kisinin psikolojisi bu yüzden bozuktur. Burdan sunuda söylemek istiyorum öncelikle dünya nimetlerini kendilerine tapuluyan zenginlerden, ve din diyerek bu tür bilgileri bizden saklayan gelmis gecmis alim, ermis, dervis kim varsa Allah katinda davaciyim.

    YanıtlaSil
  23. Gökalp Öztürk18 Ocak 2010 02:07

    Allah razı olsun, gerçekten çok önemli bir bilinç kazandırdınız. Duam o dur ki Allah sizin gibi düşünen beyinlerin önünü açsın ki Türkiyemiz ve bütün Dünya kurtulsun.

    YanıtlaSil
  24. Bernard Shaw şöyle der; ''TANRININ SERVET DENİLEN ŞEYİ NASIL AŞAĞILADIĞI, VERDİĞİ İNSANLARDAN BELLİDİR'' Rabbimin insanlara müjdelediği gerçek servet AMEL-İ SALİH insanoğlu tarafından mal, mülk, şan, şöhret, makam, mertebe olarak algılandı, bu şekilde algılanan servetin düşküne, yetime, mazluma ulaşması ne mümkün? hayırlarla...

    YanıtlaSil
  25. Sayın Veli bey neden bu kadar rahatsız oluyorsunuz İhsan beyin yazılarından anlamış değilim?Ve çıkarımlarınız okadar yüzeysel ve tekdüzeki ben malesef sizin bu anlatılanları ya okumadığınızı yada gerçekten anlamadığınızı anlıyorum.Çünkü İhsan bey zengin düşmanlığı adına hiçbir söz sarfetmediği halde sizin bu yazılardan bu sonucu çıkarmanız gerçekten enteresan.İhsan bey,asırlardır insalığın en büyük fitne kaynağı olan mal,mülk,para ve servetin nasıl bir imtihana vesile oldupunu ve bunlarla Allah tarafından nasıl sınandığımızı,bu sınamada kaybedenlerle kazanaların Kurani tasvirlerini birbir izah ediyor.Ama siz her seferinden ısrarla ve hernedense İhsan beyi zengin düşmanlığıyla itham ediyorsunuz.Doğrusu bunu hiç anlamış değilim.Neyi anlamadığınızıda anlamıyorum?Kuranda apaçık bir şekilde kazandıklarınızdan zaruri ihtiyaçlarınız müstesna,tamamını infak edin şeklindeki onlarca infak emrine uymayanların sonlarının ne olacağını anlatıyor İhsan bey.Günümüzde kendisini müslüman diye tasvir edipte Karundan beter hayat yaşayanları işaret ediyor.Siz ne diye rahatsızsınız anlamadım???Lütfen İhsan beyin tüm yazılarını,sonuna kadar sabırla ve düşünerek okuyun Veli bey
    Saygılar

    YanıtlaSil
  26. “kutsal yoksullukla zenginlik arasındaki savaş hareketinin itibarı ve şerefi, nesilden nesile ve sineden sineye korunarak aktarılmalıdır.”
    “Yegane düşünmeniz gereken şey Muhammedi İslam’ın temellerinin sağlamlığı olmalıdır: Amerika’nın öncülüğünü ettiği Dünya yiyicisi Batı’yı ve başında katil Sovyetler olan Doğu’yu zillet içersinde yere çalacak olan İslam’ın; bayraktarlığını yalınayaklıların, dünya mazlumlarıyla yoksullarının yaptığı ve düşmanları da mülhitler, kafirler ve sermayedarlar ve paraya tapıcılar olan İslam’ın, o İslam ki gerçek taraftarları her zaman mal ve makamdan yana nasipsiz olagelmişler ve asıl düşmanları da hilekar altın yığıcılar, üçkağıtçı kudretliler ve yeteneksiz kutsallık taslayanlar olmuştur hep.”
    “Asil Muhammedi İslam mustazafların, tarihin eziyet görmüşlerinin, savaşımcı ariflerin İslamıdır…Amerikancı İslam ise kapitalistlerin ve müstekbirlerin, tasasız müreffehlerin ve münafıkların, rahat ve fırsat talepçilerinin İslamıdır!”
    “Amerikancı İslam eşraf İslamı, pis saray mollalarının; medreselerin ve üniversitelerin şuursuz sözde mukaddesatçılarının, zilleti kabul edenlerin, sermayenin ve sermayedarlığın mazlumlar ve yalınayaklılar üzerindeki sultasını savunan kişilerin İslamıdır.”
    “Hak ve batıl, iman ve rezalet arasındaki savaş kavramlarının fakirlik ve yoksulluğun savaşı kavramsal kalıbıyla cem edilmesi kabildir.”
    “Devletimiz saraylara gözünü diktiğinde, devletin ve milletin Fatihasının okunmasının zamanı gelmiş demektir. Cumhurbaşkanımız saraylarda oturmaya başlarsa hem kendisi hem de onunla temasta olanlar için duraklama başlamış demektir. Milletvekilleri sarayda yaşayanların huyunu edinmeye başladıklarında bu ülkenin Fatihasını okumamızın zamanı gelmiş demektir.İlim ehlinin dünyaya meyledeceği ve evim şöyle olsun, şöyle rengarenk bilmem neyim olsun dedikleri zamanda da- Allah korusun- İslam’ın Fatihasını okumamız gerekmeli.”

    YanıtlaSil
  27. Allah c.c razı olsun sayın hocam..düşünen kalplere büyük dersler..nefsimize bir çelme taktığınız için minnetarız..

    YanıtlaSil
  28. Hiç Ender Hiç2 Mart 2010 17:53

    Selamun Aleyküm. Güzel bir yazı. Etkilendim. Benim bazı sorunlarım var ama. "Derileri kavuran ateş”, “Etleri lime lime dökülmek” “İrin içmek”, “Yakıtı taş ve insanlar olan ateş” “Pislik yedirmek”, “Zakkum ağacından yemek” vb. korkunç azap tehditleriyle karşılaşırız bu sahnelerde." demişsiniz. Yazınızdan da anladığım üzere bu korkunç azap sahneleriyle de Ebu Cehil ve emsalleri karşılacak.

    Peki bu gerçekten adil mi? Ebu Cehiller gerçekten çok kötüler. Sonsuz bir azabın da adilliğini anlarım. Ama yakmak... Yakma cezasının adil olduğunu nasıl ispatlayabiliriz? Siz bir sineği canlı canlı -eminim ki- yakamazsınız. Ya da kendisini yakan birisini izleyemezsiniz. Testere serilerinde bile her türlü işkence vardı. Yakma sahneleri yoktu. Çünkü yakmak hepsinden de acı. Acaba melun Ebu Cehiller, yanacak kadar bir cezayı hak ettiler mi? Allah, diyorsa elbetteki haketmiştirler. Fakat bunu adaleten bir tülü ispatlayamıyorum. Baba ispatlarsanız, gerçekten imanın adına memnun ve mutmain olacağım. Allah razı olsun.

    YanıtlaSil
  29. rahmi çelik8 Mart 2010 15:35

    Allah razı olsun çok güel şeyler okudum ve öğrendim teşekkürler sizlere .

    YanıtlaSil
  30. bir insan kendi için istediği güzeli başkası içinde istiyorsa mesele tamamlanmıştır.

    YanıtlaSil
  31. güzelden mana şudur ki;iyi olanı istemekdir mana ...

    YanıtlaSil
  32. Peki ya bunlar?

    KEHF 103 - De ki: Amelleri en çok boşa gidenleri size bildirelim mi?

    KEHF 104 - Onların dünya hayatında çalışmaları boşa gitmiştir. Oysa güzel işler yaptıklarını sanıyorlardı

    KEHF 105 - İşte onlar, Rabblerinin âyetlerini ve O'nun huzuruna çıkacaklarını inkâr etmişlerdir de bu yüzden iyilik altında yaptıkları bütün amelleri boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız.

    KEHF 106 - İşte böyle, onların cezaları cehennemdir. Çünkü inkâr etmişler ve benim âyetlerimi, peygamberlerimi alaya almışlardır.

    YanıtlaSil
  33. Tamam da o zaman her fakir doğan cumburlop cennete gidecek siz çok aşırı duygusallaştırıyorsunuz bana kalırsa.Kuran'ı resmen tek taraflı kitap haline getiriyorsunuz sanki zenginlere yazılmış fakirlerin ise hiçbir şeyle sorumlu olduğu yok gibi bir yere gideriz ki bu sınav temasını yerle bir eder.

    YanıtlaSil
  34. Yazar ; herşeyi çok net ortaya koymuş benim yazdıklarımı bir kenarıya bırakarak herhangi bir Kuran mealinden sırasıyla bu ayetleri kendiniz okuyup vicdanınızdan gelen sese göre hereket edin diyor Ama biz böyle yapmayız söylenenin doğruluğundan ziyade o yazarın görüşleri bize uymuyorsa bir algı yarattırıp o algı ile saldırmaya başlarız yazara...Heleki yeni birşey söylüyorsa da bu daha önceden başka biri tarafından söylendiyse yırttı ama söylenmediyse hiç kimse bilemedi sen mi bildin kardeşim diye başlıyor geleneksel algı.

    YanıtlaSil
  35. Burda fakirlik ve zenginlikten ziyade zenginliklerini birilerinin emeğini çalarak onları yetimleştirip ,öksüz bırakanlarta hitap ediyor.Çünkü yetim demek illa anne ve babası olmayan demek değildir birşeyden yoksul bırakılan kişi o şeyin yetimidir.Yani bir maden işçisi eve ancak ekmek götürüp kirasını bile zor ödüyorken onları çalıştıranlar onların sırtından kazandıkları paralarla gökdelenlerde oturuyorsa Yüce Allah'ın onları yeniden diriltip Cehenneme atması bile onlar için kazançtır bence çünkü bir solucan gibi toprak olmakda vardı.

    YanıtlaSil