Eki 5, 2009
2994 Views
2 0

Kürt sorunu: Gurur ve onur

Written by

Önce yazının temel öncülü mahiyetinde iki soru;

1- 1921 anayasasında “Türk” kelimesi geçmiyor. Meclise bile “Büyük Millet Meclisi” deniyor, devletin ismi olarak da “Türkiye Devleti” tabiri kullanılıyor, neden?

2- On kıtalık İstiklal Marşı’nın hiçbir yerinde “Türk” kelimesi yok, niçin?

Bu soruların cevabı önemlidir.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, 1 Ekim’deki Meclis açılış konuşmasında, konu tamamen bu olduğu halde “Türk” veya “Kürt” sözcüklerini hiç kullanmadı, bu yüzden de eleştirildi. Fakat ben bu tutumu girişteki iki sorunun mana ve ruhuna dönüş olarak okudum ve gayet yerinde buldum.

Çünkü Türkiye’nin bugün adına “Kürt sorunu” veya bu sorunu çözmek için “demokratik açılım” adını verdiği sorun, bu iki soru da saklı “kurucu akıl” ile çözülebilir.

1921 anayasasında bu kurucu akıl vardı. M. Akif tarafından yazılan İstiklal Marşı sanıldığının aksine tamamen bu aklı yansıtmaktadır. En son Cumhurbaşkanı’nın meclis açılış konuşmasında da bu aklın ipuçlarını gördüm. Konuşmayı kim hazırladı veya hazırlanmasına katkıda bulundu ise tebrik ederim. “Vizontele” filminden replik haline gelen cümle ile söyleyeyim; “Şerefsizim benim de aklıma gelmişti…”

Şunu da söyleyeyim, “Ergenekon” ve “Açılım” mevzularından asıl meseleye bir türlü sıra gelmiyor. Ergenekon ve Açılımdan daha önemli mesele mi var diyeceksiniz. Evet, var. Asıl mesele “iktidar zenginleri” meselesidir. “Harun gibi gelip Karunlaşanlar” meselesidir. Ben işin bu tarafına bakarım. Bazen, iş buraya gelip dayanmasın diye iktidar çevrelerinin bu mevzuları uzatıp durduğunu ve üzerine yattığını da düşünmüyor değilim. Onun için Ergenekon ve Açılım mevzularının bir an önce sonuçlanması gerekiyor.

Neyse…

Yazının konusuna dönelim.

***

Nedir bu kurucu akıl?

1921 anayasasını hazırlayanların zihninde, o dönemde henüz daha silinmemiş olan “imparatorluk aklı” vardı.

İmparatorluk aklı bir dinler, mezhepler, kabileler, ırklar birliği üzerinden çalıştığı veya çalışması gerektiği için “tekçi” dayatmaları kaldıramaz. Aksi halde içeriyi tutamaz.

Kendilerini hala imparatorluk varisi olarak gördükleri için Osmanlı Kanun-i Esasi’nde “Ahalinin kaffesine Osmanlılar ıtlak olunur” yerine “Türkiye Devleti”ni düşünmüşler. Elde kalan Osmanlı coğrafyasına da “Türkiye coğrafyası” demişler. Fakat zihinlerinin gerisinde hala “Ahalinin kaffesine ne diyeceğiz?” sorusu var. Bunu bilinçli bir susuşla, sadece “Büyük Millet” olarak anıp bırakmışlar. Bu 1921 anayasası için böyle…

Fakat sonraki yıllarda malum “Türk” vurgusu öne çıkmış. Sadece öne çıkmakla kalmamış dayatılmış. Öyle ki bırakın anayasaya girmeyi her yana yayılmış; Türk Naranciyesi… Türk Kalp Vakfı…Türk böbrek tedavisi…Türk plastik sanayi…

Bölünmüş, dağılmış, yenilmiş zihin “Türk” kelimesine sarılmış, dört elle tutunmuş…

Bölünmüşlük ve dağılmışlığın derin psikolojisini bu sözcüğe tutunmada apaçık görebilirsiniz.

İyi de imparatorluk sadece Anadolu dışında değildi ki. Anadolu içlerinde de imparatorluk ahalisinin kaffesinin bir bölümü ve de dağılan yerlerden kaçanlar/gelenler vardı. Altan Tan’ın kitabında verdiği rakamlara göre şu an dünyadaki 30 milyon Kürt’ün, 15 milyonu Türkiye’de yaşıyor.

“Olsun, zamanla Türkleşirler” diyenlerin yanıldığı apaçık ortada.

İmparatorluk kalıntısı bir zihin tarafından kurucu ilkeleri belirlenen fakat gitgide tek tipçi bir uluslaşma süreci yaşatılan Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşadığı serencam kanımca budur.

Bugün gelinen noktada bir çok Türk 24 saat Kürtçe yayın yapan TRT Şeş’i izlerken “Vay be, demek bu Kürtçe 24 saat hiç durmadan konuşulabilen bir dil ha!” diye şok yaşıyor. “Memlekette Türkçe’den başka 24 saat konuşulabilen bir dil varmış ya!” diyerek yaşanan sessiz ve derinden bir şok bu.

“Bastığın yerleri toprak deyip geçme tanı” dedirten bir hatırlatma aynı zamanda.

Kanımca tarih boyunca imparatorluk harcıyla yoğrulmuş olan bu toprakların ruhu, tekçi dayatmalara itiraz etmekte, harcına etnikçi hamur katılmak istenmesinden rahatsız olmaktadır.

Bu nedenle “Türk” veya “Kürt” etnikçiliğini bu hamur kaldırmaz, kaldırmıyor.

***

Bazen insanların dilinde sözcükler fetişleşerek normal ve asli anlamlarını kaybederler. Sosyolojinin veya siyaset bilimin konusu olmaktan çıkar, “psikolojik” birer fenomene dönüşürler.

“Türk” veya “Kürt” sözcüklerinin başına gelen de bundan başkası değil.

Bu kelimeler binlerce yıldır evlerde, kahvelerde, çarşılarda, pazarlarda kullanılır ve kimse bundan rahatsız olmazdı.

Ama şimdi öyle değil.

Özellikle egemen figür “Türk” sözcüğünde temerküz ettiği için, bu kelime kullanılarak çok canlar yakıldı. Egemenler, imparatorluk bakiyesi bir ülkeye bu kelimeyi dayatmanın ters tepeceğini göremediler. Hala da göremeyenler var.

***

Bunlar birer psikolojik kavrama dönüştü demiştim.

O halde psikolojinin kavramlarıyla ifade edelim; “Türk” yerine “gurur”, Kürt yerine “onur” diyebiliriz rahatlıkla çünkü altlarında yatan psikoloji bu.

Gurur, Arapça “aldanmak” kökünden gelir. Bu nedenle ucu kaçmış, abartılı bir gurur daima aldatıcıdır. “Türklük gururu” sizi etrafınızı göremez hale getirerek köreltebilir. Hatta çevrenize zarar verir hale gelirsiniz haberiniz bile olmaz. Kendi gurur fanusunuza hapsolur, dışarıda neler olup bittiğini anlayamaz hale gelirsiniz. Böylece bir çok şey elden gider de ruhunuz bile duymaz. Bütün gururlar hatta din gururu bile böyledir. Adı üzerinde gurur adamı aldatan şeydir.

Onur ise Arapça haysiyet sözcüğünün Türkçesidir. “Nerede” demek olan “haysu” kökünden gelir. Demek ki onur yani haysiyet “nerede duracağını bilmek” ile ilgilidir. Bu nedenle nerede duracağını bilmeyen adama onursuz yani haysiyetsiz deriz. “Kürt”ün onur yani haysiyet arayışı nerede duracağını bilemezse birilerinin oyuncağı haline gelir ve haysiyetini tümden kaybeder… “Diyarbakır cehenneminden” (hapishanesinden) sonra… “Türkçe konuşacaksın, sen Türksün Türk, haydi bağır lan en büyük Türk Atatürk!” diye yediğiniz tonla dayaktan sonra… Yıkılan köyünüz, yakılan tarlanızdan sonra… Lice’de paramparça olan 14 yaşındaki kızınız Ceylan’dan sonra kulağınıza eğilen bir fısıltı sizi dağa çıkarabilir. Siz onurunuz için savaştığınızı sanadurun, üç bin metredeki tepelere inip kalkan uçaklardan atılan lojistikle çoktan çakalların ağına düşmüşsünüzdür… Tarih bunun onlarca örneği ile doludur. Bütün onur arayışlarının başına bu gelmiştir. Onun için adı üzerinde onur (haysiyet) nerede duracağını bilmektir.

“Mamak Cehennemi’nden” çıktığım 1981 sonbaharında aklımdan ilk geçen onurum yani haysiyetim için dağa çıkmaktı. Çünkü yaşadığım şartlar bana başka çare bırakmamıştı. Onur (haysiyet) ne demek iyi bilirim. “Nerede duracağımı bilmek” beni bundan vazgeçirdi. Böylesi durumlarda insan “Ez bütün çiçekleri, kendine zalim dedirt” dercesine ensenizde poza pişiren mağrurlar aleyhine yabancı güçlerle işbirliği yapabilecek hale bile gelebilir. Kişiyi bundan nerede duracağını bilmek kurtarır.

Fakat böyledir diye “böyle gelmiş bu devran, böyle gider” de diyemeyiz. Şurası bir gerçek ki döner dolaşır daima onur arayışı kazanır. Gerçekten onuru çiğnenmiş birisi dünyanın en haklı ve en karşı durulmaz gücüdür. Yeter ki nerede duracağını bilsin, onurunu çiğnendiği yerde arasın. Onuru, gururun intikamı olarak kullanmakla kalmayıp, yeni bir karşı-gurur haline getirmesin.

***

Bu nedenle diyorum ki bu topraklara gurur da onur da lazımdır.

Çünkü bastığımız topraklar gurursuz ve onursuz yaşayamaz.

Mesele ne ile gurur duyacağımız ve onuru nerede arayacağımızdır.

Kimsenin gurur incinmemeli, onuru çiğnenmemelidir.

Devlet milletin örgütlenmiş ortak gücüdür. Bu nedenle Türk’ün veya Kürt’ün devleti olamaz. “Adalet devleti; ortak iyinin iktidarı” olur. Bu her ikisini de massedip içine alır. Devleti ortak devlet, milleti ortak millet, ülkeyi ortak ülke haline getirir. “Türkiye Devleti”nin 1921’deki kurucu aklında bu vardı. O akla dönmekten başka çare kalmamıştır.

***

Bu ‘konsept’ten (temel bakış açısından) bakılınca, anayasaya Kürt sözcüğü sokulmak bir yana, Türk sözcüğü de çıkarılmalıdır. 1921 anayasasında olduğu gibi “Türkiye Devleti” ifadesinden başka “Türk” dahil herhangi bir etnik köken, “İslam” dahil herhangi bir din, “Sünni” dahil herhangi bir mezhep ve “Atatürk” dahil herhangi bir kişi ismine yer verilmemelidir.

20 Kânun-ı Sani 1337 (20 Ocak 1921) tarih ve 85 no’lu kanunla kabul edilen ve iki yıl kadar yürürlükte kalan 1921 anayasasına hakim olan anlayış aynen böyleydi. Bu anlayış ile güncellenerek yeniden hazırlanmalı, “kurucu anayasa” sıfatı ile referanduma sunulup milletçe onaylandıktan sonra yürürlüğe girmelidir. Kanımca Türkiye’nin dönüp dolaşıp geleceği yer bundan başkası değildir.

Etnik köken, din, mezhep veya şahıslar devletin değil; milletin veya millet içindeki kişi ve toplulukların vasfıdır. Bunlar milletin gönlünde yaşar ve atardamarlarından akar. Yok edici bir dış tehlike veya asimile edici bir iç tehdit anında, bir kedinin üzerine gelene canhıraş atılması gibi meydana atılır, tehlike geçince normal seyrine dönerler. Bunu gayet tabiî görmek gerekir. Bu, millet morfolojisinin tabiî refleksidir.

Devlet ise hepsinin “ortak kamu gücü” olup adaletten başka varlık gerekçesi yoktur.

Bu haliyle “Türkiye Devleti” bir ve bütündür. Türkiye Devleti ile vatandaşlık bağı olan herkese “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” denir. Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkesler, Zazalar, Rumlar, Ermeniler, Arnavutlar, Araplar vs. kendi dil, kültür ve geleneklerini özgürce yaşarlar. Kendi anadillerini özgürce öğrenirler ve öğretirler. Kendi çocuklarına kendi isimlerini, kendi yörelerine kendi adlarını özgürce verirler. Bütün diller, çocuklar, yöreler, beldeler, şehirler, dağlar, taşlar, ovalar, dereler vs. “milletimizin” ortak gücü, zenginliği, gururu ve onurudur.

Ben bu gururu ve onuru TRT Şeş’i seyrederken Kürtçe tek bir kelime bilmememe rağmen hissediyorum. Türkiye’nin batısı 24 saat Kürtçe yayın yapan TRT Şeş’i izlerken “Vay be, demek bu Kürtçe 24 saat hiç durmadan konuşulabilen bir dil ha!” diye şok yaşıyor. Ben bizzat şahit oldum. “Evet” dedim, “Daha bir de Arapça, Farsça, Ermenice, Rumca, Arnavutça vs. olduğunu düşün. İşte senin gururun burada; Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Fars’ın, Ermeni’nin, Rum’un yan yana olduğu yerde…”

Bir çok Kürt de, “küresel çakallar” olmadan bu sorunun çözülebileceğine inanamıyor. Ona da diyorum ki; “Bal gibi olur, olmak zorunda… Onuru başka yerde arama, burada ara; ekmeğini yediğin, suyunu içtiğin yerde…”

Not: Yazılarımızla sürekli yeni tanışanlar olduğu için, “Kürt sorunu”, “Atatürk” “cumhuriyet” veya “laiklik” vs. konularında neden yazmıyorsun diyenler oluyor. Oysa bunların hepsi hakkında makalelerim var hem de tekraren. Bunun için bu sitede (haber10.com) veya www. ihsaneliacik.net adlı kişisel sitemden, örneğin “Türke, Kürde , Araba, Aceme çağrı”, “Darusselama hoş geldiniz”, “Benim gözümde Atatürk”, “Ordu ve din”, “Cumhuriyet ve siyasal İslam”, “Türkiye’nin aklı ve vicdanı; 1921 ruhu”, “Anayasanın rengi; Adalet”, “Cumhurbaşkanı hayali; hayali Cumhurbaşkanı” başlıklı makalelerimize bakılabilir. Yakında siyasi içerikli makalelerimiz “Bu Belde; Türkiye yazıları” adıyla, ekonomi-politik içerikli makalelerimiz “Mülk yazıları” adıyla ve diğer İslam’da dini düşünce ile ilgili makalelerimiz 5 ayrı kitap halinde çıkacak…Yine 2003 yılında çıkan ve yakında yeni baskısı yapılacak olan “Adalet Devleti; Ortak iyinin iktidarı” adlı 600 sayfalık siyaset felsefesi üzerine kitabımıza da bakılabilir. Yani bu konularla çokça ilgiliyim, fildişi kulesinde oturmuyorum vesselam. İlgiyle sorup soruşturanlara teşekkür ederim…

Article Tags:
· ·
Article Categories:
Makale

Comments to Kürt sorunu: Gurur ve onur

  • Bunları Türk kelimesi ile sorunu olanlara söylesseniz sanırım daha iyi olur çünkü nüfusun %90'ı Türk kelimesini ırktan ziyade milli kimlik olarak benimsemiş.

    ahmet 6 Ekim 2009 06:59 Cevapla
  • Türk kelimesini devletin kurum ve yasalarından kaldıralım veya silelim.O zaman bölücü kürtçülük problemi gerçekten ortadan kalkar mı? Yani bütün sorun Türk kelimesinde mi?<br>Bölücülerde aynı şeyi söylüyor.Onların isteklerini kabül et,sorun çözülsün! anlayışına götürür ki kabül edilebilecek bir durum değildir.Ayrıca büyük çoğunluk Türk kelimesini etnik bir grubun adı olarak değil,milletin adı

    Kemal İmamoğlu 13 Ekim 2009 17:31 Cevapla
  • İki tür millet anlayışı vardır. Objektif ve Subjektif millet anlayışı. Objektif millet üç unsura dayanır; Din, Dil ve Irk. Tarihte aynı dinden, dilden veya ırktan meydana gelenlerin kurdukları devletler vardır. Ancak bunlar, 20 ve 21nci yüzyılın millet anlayışına terstir. Objektif değerler üzerine kurulmuş olan devletler ömürlerini doldurmuşlardır. Örneğin, Nazi Almanyası, ırk birliğini temel

    Ahmet Türkoğlu 21 Ekim 2009 22:28 Cevapla
  • selamün aleyküm, sayın yazarın burada Türk kelimesi ve içindeki tüm durumları kalksın diye bir arzusu yokki, daha önceki yorumsal tercihleri ifşa ediyor, olmuş geçmiş ve gelişen durumu analiz ediyor ve dahi çok güzel analiz edilmiş, sayın eliaçığı kutlarım. ingilizi, yunanı, urusu, çin&#39;liyi affedip kalitesiz malları ile pazarımızın canını ot tıkıyoruz, bu affedicilik sanırım bir tek kürtlere

    ertan yazıcı 10 Kasım 2009 20:46 Cevapla
  • merhaba..dün habertürk kanalında sizi izledim ve fikirlerinize,kişilik yapınıza hayran kaldım.Hemen burayı buldum ve yazılarınızı hala okuyamaya devam ediyorum şu anda.Ama Türk kelimesiyle ilgili görüşlerinize katılmıyorum ne yazık ki.Bence de sorun Türk kelimesi değil.Türk kelimesini kaldırsak,Türkiye Kalp Vakfı desek çözüm burda mı sanıyorsunuz.Türk kelimesinin sorun olduğunu söyleyen bölücüler

    deniz 12 Kasım 2009 06:31 Cevapla
    • s.a dostum burası bir kere türklerin kendi kurdukları bir ülke degil kürt halkı aslı unsur bir kere 2. ise kürtler ve türk diye adlandırılmış olan etnik site ile kurulan ortaklaşa bir bir ülke tabiki sonradan türklerin atmış oldukları kazık işi bu bu boyutlara taşıdı 3. ise affına sıgınarak türkiyede 100 tane laz yok onlar baskıda görmedi milliyetçi akım içinde yer aldı ve kendini o şekil

      Anonymous 7 Mayıs 2012 19:56 Cevapla
  • ihsan bey dün akşam habertürk&#39;te sizi ailecek dinledik.Fikirlerinize tamamen katıldık.Ancak bu yazınızı okuduğum zaman resmen şok oldum.Siz Atatürk&#39;ün Ne Mutlu Türküm diyene sözünü anlayamayanlardan birisiymişsiniz.Bir milleti oluşturan ortak bağların sübjektif değerler üzerine kurulması gerekir.Siz ne kadar çok bir vatan üzerinde yaşayan insanları ayrıştırmaya kalkarsanız o devleti

    sevgi türk 12 Kasım 2009 07:02 Cevapla
  • Bilinen tek gerçek bu ülkeyi bölmek.<br>Hiçbir şekilde başaramıyacaklar ama bazı cahiller kapılıp gidiyor.<br>Tek sorun var cahillik. Gerçi cahil olmayanlarda dinden nasipsiz olanlar var.<br>Bizi bölerlerse dinsizlikten yada cahillikten bölerler.<br>Kürtlerin hiçbir sorunu yok neden çünkü istediklerin yapabiliyor ve hiçbir konuda kısıtlanmıyorlar.

    ÖMER GÜNAY 12 Kasım 2009 10:08 Cevapla
  • &#39;&#39;Bu ‘konsept’ten (temel bakış açısından) bakılınca, anayasaya Kürt sözcüğü sokulmak bir yana, Türk sözcüğü de çıkarılmalıdır. 1921 anayasasında olduğu gibi “Türkiye Devleti” ifadesinden başka “Türk” dahil herhangi bir etnik köken, “İslam” dahil herhangi bir din, “Sünni” dahil herhangi bir mezhep ve “Atatürk” dahil herhangi bir kişi ismine yer verilmemelidir.&#39;&#39;<br><br>Bu TÜRK

    celal yücel 15 Kasım 2009 16:15 Cevapla
  • İhsan eli acık kardeş senin kalbınde yüreğinde de acık seni dinledikten sonra müslümanlık hakkında bir şey bilmediğimi anladım sen cok güzel anlaşılır anlatımın herkesi etkilediğigibi benide etkiledi anlattığın karşındakının anladığı kadardır oimparatorluk ve 21 anayasasıyla ilgili söylediklerinbana cok doğru geldi senin eselerini okuyacam selamlar saygılar başarılar dilerim .Not bu alan

    veysel 21 Kasım 2009 15:09 Cevapla
  • sayın Yazar hereks gibi bende sizi habertürkde erol yararla birlikte karşıt görüş programında izledim ve görüşleriniz değerli buldum sitenizi inceledim.<br>Türk Kürt meselesi ,ergenekon açılım,guruu ve onur meselesindeki fikirlerinizi ifade eden bu yazıya,İlk meclis için söyldikleriniz doğru o meclis kurucu idi ve imparatoruk aklı vardı,ama yeni kurulan cumhuriyet artık eski imparatorluk değildi,

    Erden Özdil 1 Aralık 2009 00:45 Cevapla
  • ihsan abi ben gecenlerde seni habertürk de izledim ve düşünçelerine hayran kaldım.bide musiat baş.söyledigin söz vermek istemiyosan sen verme neyse ben bi dersimli olarak kürt sorunu hakkında yazdıklarını az buldum ama arkadaşlara bişey diyecem türk kelimesi bize zorla empoze edildi.kendinizi bi bizim yerimize koyun yoksa bizim türk veya türkiye devletiyle bi sorunumuz yok tek sorunumuz sistem

    kubilay 4 Aralık 2009 20:28 Cevapla
  • Sayın İhsan Eliaçık,<br>aşağıdaki bilgileri de gönderdiğimde sanırım artık söylenecek ve yazacak bir şey kalmıyor, okuyanın sağduyusuna , milli birlik ve beraberlik duygu süzgecine bırakıyorum .<br><br><br>Bir milletin kültürünü kontrol etmek, o milletin dilini kontrol etmekle; bir milleti imhâ ise nesilleri mâzisinden, tarihinden ve bilhassa millî ve mânevî değerlerinden koparmakla mümkündür. (B

    Yıldız Hacıoğlu 7 Aralık 2009 11:09 Cevapla
  • Çok Teşekkürler. Çok Güzel Bir Paylaşım….

    Mustafa Kemal Atatürk 11 Aralık 2009 13:13 Cevapla
  • ihsan beye katılıyorum fakat diğer yorumcu arkadaşların söylediği gibi bu mesele sadece türk yada kürt kavarmlarıyla hallonulucak bir mesele değil.kürt sorunu mu?güneydoğu sorunumu? türk sorunumu(faşizan boyutta)? dış güçlermi? ergenekonmu? vs.vs. mesele sosyal bilimlerdeki &quot;çok boyutluluk&quot; ilkesiyle ilgili bence.ihsan bey sadece bir kulağından tutmuş meseleyi.böyle bakmak lazım

    Hakkı Kurumahmut 19 Aralık 2009 20:54 Cevapla
  • Bilerek Hata Yapanı<br><br>Dün mücahidim diyenler, C harfini de yediler, <br>Bugün müteahit olarak, C&#39;yi T&#39;ye kalbettiler, <br>Mümin zengin olmalıymış, diyerek yola çıkanlar, <br>Cihat amaç olacakken, onu araç edindiler, <br><br><br>Fisebilillah diyerek, canımızı düşünmezdik, <br>Gözükara bir şekilde, hiç bir şeyden çekinmezdik, <br>Nefsimize gaz verenler,koltukların peşindeymiş, <br>

    SİNAN KARAKAŞ 21 Aralık 2009 12:46 Cevapla
  • sevgi türk + 1<br>ihsan eliaçık ı takip ettigimden beri tüm fikirlerine katılmıstım ama ben de bu yzıda geçen “Atatürk” dahil herhangi bir kişi ismine yer verilmemelidir.&quot;cümlesinden sonra şok oldum.akılları karıstırmayın.bu ülkede gerçek müslümanım diyenlerin çoğu ATATÜRK düsmanıdır.Neden? bu konuyu araştırın önce ve nutuk u tekrar tekrar okuyun.Bugün ATATÜRK ismi çıkar yarın heykelleri

    ali akçan 22 Aralık 2009 20:25 Cevapla
  • İhsan bey;Kürt sorunu yazınızdaki fikirlerinize katılıyorum,eğer bu ülkede barış ve huzur içinde yaşamak istiyorsak aşırı takıntılarımızdan fedakarlık yaparak hiçbir ayırım yapmadan kardeşce yaşamasını öğrenmeliyiz.Sizin de bazı (zenginler gibi) takıntılarınızdan kurtulmanız dileği ile.!

    Veli Yıldız 22 Aralık 2009 21:31 Cevapla
  • &quot;mehmet akif&#39;li birinci meclis ruhuna dönmek&quot; ihtiyacımız olan şeydir…<br>ama türk isminin kaldırılışıyla sorunların birilerinin nezdinde çözülmeyeceği bir gerçek… bu bazıları için olsa olsa bir adım olur ve bununla yetinilmez..<br>sorunların çözümü daha fazla demokrasi, daha fazla adalettir…sözde bir hukuk devleti olmak değil gerçek ve ideal bir sosyal hukuk devleti olmak

    Hikmet 22 Aralık 2009 21:33 Cevapla
  • sevgili ağabeyim dil olmadan dini ne yapayım ben dinimi dilimle anlarım siz ise bir çok dilden bahsediyorsunuz baksana elimizdeki kuranı neden herkes senin anladığın gibi anlamıyor o mamak cehenneminde bende 4 yıl kaldım

    ahmet farsak 23 Aralık 2009 23:28 Cevapla
  • Demokrasiii,insan haklariii,Özgürlükkk diye yırtınan ey kürtler;Demokrasi için önce içinizdeki toprak ağalarını,şıhları,imralıdan emiralmayı temizleyin sonra uyuşturucu kaçakçılığına alet olup insanları zehirlemeyin daha sonra helal işlerde çalışıp verğinizi verinde bizlerin verğilerinden nemalanıp bedeva elektrik,bedeva yakacak bedava yiyecek,yeşilkart ve bunungibi avantaları almaktan vazgeçin;

    Ali 25 Aralık 2009 14:58 Cevapla
  • selamlar, devletin adı türkiye cumhuriyeti devleti, milletin adı?!!! yok mu? yaniortak bir adımız, rus, alman, amerikalı gibi, bulgar yunan gibi mesala! bakın bazı meseleler varki konuşulacağı ortam, zaman konudan çok daha önemlidir. eğer lozanda ve lozandan bu yana emperyalistlerin isteği bu değilse ne idi? ülkenin bütünlüğü tehlikede iken, sanki kırlarda dolaşıyormuş gibi böyle bir konuyu

    ahmet hakan 27 Aralık 2009 21:01 Cevapla
  • Çok güzel bir paylaşım teşekkürler..

    Mustafa Kemal Atatürk 31 Aralık 2009 17:06 Cevapla
  • &#39;türkiye cumhuriyeti&#39; belli bir kavmin adından bahsetmiyor mu? İhsan Eliaçık&#39;la temelde çok benzer görüşlere sahipsem de malaasef bahsettiği &#39;kurucu aklı&#39;nda akliliğinin sorgulanması gerekir.kurucu akla dönersek dolap beygiri gibi yine aynı noktaya geliriz. millet, kavim, kabile ve modern ulus,nation kavramlarından haberi olan sayın Eliaçık bu konuda malasef açık değilsiniz.

    ahmet söğütcü 12 Ocak 2010 12:54 Cevapla
  • yorumlarını okuyorum türk kelimesi bir ırkı temsil etmiyormuş madem öyle anayasadaki türk kelimesi yerine kürt yazılsın bir arkadaşta kürtlerin ayrımcılağa uğramadığını söylüyor ve herşey olabildiklerini başbakan milletvekili hata cumhurbaşkanı bile olabiliyor daha ne olsun ama nedense birşeyi unutuyor<br>kürtlerin herşey olmasına izin veriliyor birtek kürt olmasına izin verilmiyor<br>kürtlüğünü

    cemal akyol 21 Ocak 2010 19:37 Cevapla
  • Size bir insan yardım etse ona teşekkür etmedikçe Allah&#39;a teşekkür etmiş olmazsınız. Bu ülke için canını ortaya koyan Atatürk önderliğinde o kadar insanın kanıyla kazanıldı.Tabi bazıları bedava buldugunu sanabilir.Bu devlete ve millete saygılı olmak üzerimize bir hak degil mi? Türkiye birçok kimligi kendi vatandaşı olarak barındırır.Irkçılık Şeytanı bütün savaşların en önemli sebebidir.

    Nazlı Can 21 Şubat 2010 01:59 Cevapla
  • Değerli İhsan kardeşim,<br><br>Yapılan yorumlara baktım da, daha ne kadar çok ekmek yememiz gerektiğini anladım. Çok hassas bir noktaya değinmişsiniz. Burası bir turnusol kağıdı görevi görüyor. Her şeyi kabul ederiz de bir noktayı kabul etmeyiz diyorlar. Bu adeta Mekke müşriklerinin mantığına benziyor. Ey Muhammed biz senin her dediğini kabul ederiz de sen ne olur bizim ilahlarımızı kabul et! 87

    Cuma Özusan 25 Mart 2010 19:17 Cevapla
  • Türkiyede en ciddi problem birilerinin terimleri bile kendi tekellerine almasıdır!<br /><br />Nedense bu &quot;Türk&quot; ismini subjektif olarak gören gurur verici gören rahat gören vs vs hep türk&#39;ler..yani problem burdan kaynaklanıyor bazı insanların beyinleri kendileri dışındaki realiteleri almak istemiyor anlamak istemiyor hele söylemek hiç istemiyor..ben kürt&#39;um kendi dilim kültürüm

    weysel 28 Ağustos 2011 12:00 Cevapla
    • oysa ne güzel halaylar çekiyordunuz ,güzel atlara binip düğün dernek kuruyordunuz ,ağalarınız şıhlarınız seyyidleriniz bir dediğinizi iki etmezdi ve dahi öküzleriniz bile mesuttu sofradaki yerlerinden dolayı…ah ama bu pis kuvvacılar yokmu müdafiiler…bir çuval armudu heba ettiler değil?…ne güzel feodalitenin asrı saadetinde hadi adını koyalım teali cemiyetlerinin colstrop himayesindeki

      Anonymous 26 Eylül 2014 13:52 Cevapla
  • Atatürk&#39;le beraber gelen yeni yönetim felsefesi ile kürt&#39;ler öncelikle iyi niyet zehirleriyle zehirlendiler!<br /><br />Din kardeşliği yok kız alıp kız verme yok çanakkale yok malazgirt yok yok ama birşey varki o kutsaldır o dogmadir onun adı TÜRK&#39;tür!<br /><br />Bu ülkede her anlamda eşitsinizdir fakat bir noktaya kadar o da önce türk olduğunu kabul etmek helede aslında &quot;kürt

    weysel 28 Ağustos 2011 12:12 Cevapla
  • Weysel&#39;e;<br />Sevgili Veysel; W ile yazmazsam bana kızmazsın umarım. Bu saplantım değil, yazım kurallarına saygımdan dolayıdır. Başlangıçta kimsenin kimseyi iyi niyet yaklaşımıyla zehirlediğini düşünmüyorum. Neden ki? Üniter olmanın kurallarını hep birlikte kabul etmedik mi? Dün dedelerimiz bu konuda iş birliği yapmışlarsa bunu bizde değil de zamanında Türk-Kürt ayrını yapmayan geçmişte

    Anonymous 30 Ağustos 2011 06:51 Cevapla
  • Yazının not kısmında, haber10.com ve www. ihsaneliacik.net sitelerinin adı verilmiş. Haber10.com İhsan Eliaçık&#39;ın duruşunun tersinde bir söyleme sahip, ihsaneliacik.net ise zannediyorum domaini sizde olmadığı için başkaları tarafından reklam sitesi olarak kullanılmakta. Yazının sonundaki not bölümünden bu referansları çıkartmanız gerekiyor bence.<br /><br />İmansız ölmekten korkan birinden

    Anonymous 21 Mart 2014 21:47 Cevapla
  • Irksal, mezhepsel belki de dinzel fetisizmi birakip, ortak iyiyi önerdigi icin &quot;yukaridaki yorumlarda öfke kusanlar&quot; anlayamaz seni! Adaletin ve esitligin hüküm sürdügü günlere umutla bakiyoruz! Bu yola katkilariniz icin mütesekkiriz!

    Anonymous 18 Haziran 2014 15:15 Cevapla

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.