Mar 16, 2009
6364 Views
8 0

Benim Gözümde Atatürk

Written by

Taha Akyol’un “Ama hangi Atatürk” kitabını bitirdiğimde, sonuna “Keşke böyle kitaplar daha çok yazılsa” diye not düşmeden edemedim. Bu tür kitapları önemsiyorum. Çünkü dogmatik değil; analitik (çözümlemeci) bakıyorlar. Portre çalışmalarında bu tarz çök önemli. Bir şahsı “göklere çıkaran” veya “yerin dibine batıran” kitaplar bu nedenle bilgilendirici olmaktan ziyade, yüceltme, olmadık vasıflar atfetme, uçurma veya aşağılama ve haksız ithamlarla dolu oluyor. Oysa “gerçeği sadece gerçeği” öğrenmek isteyenlerin bunlara iltifat etmemesi gerekir. Ben de bir süredir iltifat etmiyorum ve doğrudan doğruya kendi okuma ve araştırmalarımı esas alıyorum.

***

Türkiye’de söz konusu aşırı göklere çıkarmalar ve yerin dibine batırmalar yüzünden, bir insan olarak 1881’de doğup 1938’de vefat eden Mustafa Kemal Paşa gerçeği üzerine sağlıklı çalışmalar yapılamamış ve yapılamamaktadır.Böyle olunca bir gerçeklik ya göklere çıkarılarak ya da yerin dibine batırılarak orada öylece duruyor.Seviyor musun sevmiyor musun gibi gayet naif ve duygusal bir zeminde ele alınıyor. Oysa analitik (gerçekçi, çözümlemeci) yöntemde bunun yeri yoktur. Oysa yeni nesillerin bu tarz “gerçekçi” yaklaşımlara ihtiyacı vardır. *** Bu yazıda amacım, Atatürk hakkında derin araştırma sonuçları sunmak, belgeler ortaya dökmek, dönemin kavgaları, hırsları, rekabetleri, politik/ideolojik karşıtlıkları etrafında taraf olmak, onları aynı hırsla sürdürmek ve böylece yüceltmek veya aşağılamak değil… Amacım “gayr-ı şahsi egemenliğin” ne demek olduğunu yakın tarihimizin en esaslı “egemenlik figürü” haline getirilmiş bir örneği üzerinden gösterebilmektir. Ebedi ve evrensel olanla, ölümlü ve tarihsel olanın nasıl ayırt edilebileceğini örneklemektir. Kördüğüm haline gelmiş bir tıkanmanın dışına çıkarak olaya bakabilmenin nasıl olabileceğine dair bir perspektif sunabilmektir.

***
Ben ki “Ben de sizin gibi bir insanım” (Fussilet; 41/6) diyen peygamberimizin “kamu otoritesi” sıfatıyla yaptıklarına dahi eleştirel gözle bakmak gerektiğine inanan birisiyim. “Ben de sizin gibi bir insanım” demek, “Ben de sizin gibi eleştiriye açığım, sorumlu olduğum tüm kamu işleri eleştiriye ve denetime açıktır” demektir.
Çünkü peygamberimizin kamusal görevi “İnsanlar arasında adaletle hükmetmek”tir: “Onlar arasında (beynehum) adaletle hükmet.” (Maide; 5/42)…
“İnsanlar arasında (beyne’n-nâs) Allah’ın sana gösterdiği şekilde hükmetmen için kitabı sana gerçeğin ta kendisi olarak indirdik.” (Nisa; 4/105)…
“İnsanlar arasında (beyne’n-nâs) hükmettiğiniz zaman adaletle hükmedin.” (Nisa; 5/58)…
Dikkat ediniz! “İnsanlara hükmet” değil; bilinçli bir kullanımla “İnsanlar arasında hükmet” deniliyor.
Bu şu demektir: Peygamber veya siz insanlar üzerinde “egemen” değilsiniz. Onlardan birisisiniz.

Bu nedenle insanların kamu işlerini üzerinize aldığınızda, onlar arasında adaletle hükmetmekle sorumlusunuz. Bu hakemlik sorumluluğunu bırakıp insanların hayatları üzerinde egemen olmaya kalkmayın…
Kamu idaresinin temeli budur. Bunun için Hz. Ömer’in dediği gibi adalet mülkün (kamunun, devletin) temelidir.
Demek ki…
Halkın vergilerini emanet ettiği, evlatlarını askere yollayarak emrine verdiği her makam ve mevki sahibi yani “kamu otoritesi”, o makam ve mevkiye kim oturursa otursun eleştirebilirdir. Kamu idaresinin doğası bunu gerektirmektedir.
Şu halde…
Türkiye hazinelerinin başına geçen herkes, kim olursa olsun bulunduğu makamın doğası gereği eleştiriyi göze almak durumundadır. Çünkü ortak hazine emrine verilmekte ve insanlar arasında adaletle hükmetme anlamında egemenlik hakkını kullanmaktadır. Velev ki başımızda Abdülhamit, Vahdettin, Enver Paşa veya Mustafa Kemal Paşa olsun…
***
Buradan bakılınca Türkiye hazinelerinin başına geçmiş herkese eleştirel gözle bakacağım ortadadır. Entelektüel namusum ve bağımsızlık karakterim bunu gerektirmektedir. Çünkü param, vergim, gençliğim vs. üzerinde emir verme ve tasarrufta bulunma yetkisini kullanmaktadırlar.
Bu nedenle Mustafa Kemal Paşa benim gözümde bir “egemenlik” figürü değildir. Hiçbir faniyi “mutlak egemen” görmem. Gayr-i şahsi egemenliğe inanırım. Diğerleri gibi o da İçimizden birisiydi ve aramızda adaletle hükmetmek zorundaydı.
Bu kadar değil tabi…
Bir millet zaman zaman tarihi badireler atlatır. Dibe vurduğu zamanlar olur. Böylesi dönemlerde “kendinden zuhur diyalektiği” ile içinden öncüler çıkarır. Bu öncüler ma’şeri vicdanda yer ettiği an “kahraman” olurlar. Kahramanlar “devlet tanrısı” haline getirildiği an gayet itici bir hal alırlar. Kahraman odur ki milletin gönlünde yaşar. Onu koruyup kollayan milletin engin sağduyusudur. Esasında kahramanın koruma kanunlarına ihtiyacı yoktur. Arkasında silahlı kuvvetlerin veya bir donanmanın durmasına gerek de gerek yoktur. Aksi halde “devlet tanrısı” haline gelir. Kahraman, milletin gönlünü fethederek yaşayandır; gözünü korkutarak değil…
***
Benim gözümde Mustafa Kemal Paşa, yaşadığı tarihsel şartlar nedeniyle yıkılış ve yok oluş dönemi millet ve devlet aklının bir ürünüydü.
Altı yüzyıllık bir imparatorluğun dağılacağı görülünce, millet ve devlet aklı harekete geçmiş ve “kendinden zuhur diyalektiği” ile kendi rahminde yeni bir doğum var etmiştir. Bu doğumu bütün imkanlarını seferber ederek besleyip büyütmüştür.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin esas anlamı” bana göre budur.
Bu nedenle kimsenin tekelinde değildir.
Millet ve devlet aklının ortak ürünüdür. Sahibi cumhurdur, halktır, kimsesizlerdir.
Bu sebeple Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte kopmaz bir bağ vardır. Bundan dolayıdır ki Osmanlı devlet genetiği Türkiye Cumhuriyeti’nin bünyesinde sürüyor. Bunun dönüştürülmesi mümkün ama tümden yok edilmesi mümkün değil. Esas dönüşüm ise genellikle ilk nesilden sonraki ikinci hatta üçüncü nesillerde ortaya çıkar.
“Kendinden zuhur diyalektiğinde” hesapta olmayan tek değişiklik saltanattı. Cumhuriyet döneminde yapılan değişikliklere, saltanatlarına dokunulmaması kaydıyla padişahlar da taraf olabilirdi. Nitekim Sultan Vahidüddin İtalya’da sürgündeyken bir takım devrimler yapıldığını duyunca “Zaten savaştan sonra bunları biz de yapacaktık” demiştir.
***
Bu coğrafyada saltanat İngiltere (1648), Fransa (1798) veya Rusya’da (1917) olduğu gibi ayaklanma ve iç savaş sonucu yıkılmamıştır.Her üç devrimde de krallar idam edilmişti. (I. Charles 1649’da, 16. Lui 1793’de, Çar Nikola 1918’de)
Osmanlı saltanatı, içerden bir ayaklanma ile değil; dışarıdan gelen işgal yoluyla yıkılmıştır. ABD’nin 2003’de Irak’ı işgal edip Bağdat’ta Saddam’ın heykelini canlı yayında devirerek yıkması gibi, İngilizler de İstanbul’u işgal etmiş, sarayı basmış ve sultanı esir alarak saltanatı “fiilen” yıkmıştır. Eğer o dönemde medya bu kadar gelişmiş olsaydı, belki de, İstanbul’a girişlerini ve Vahidüddin’i esir alışlarını canlı yayında dünyaya seyrettireceklerdi.
Bu nedenle, içeride, zaten işgalcilerin elinde esir olan saltanatın “hukuken” de kaldırılması kolay olmuştur.
Şurası bir gerçek ki bu coğrafyada değişiklikler içeriden devrim yoluyla değil; ya dışarıya doğru fetih veya dışarıdan gelen işgal, baskı ve telkinler yoluyla oluyor. Bunun, bazıları olgunluk olarak görse de olumsuz bir durum olduğunu düşünmekteyim. Çünkü devrim yapmamış bir halk benim gözümde rüştünü ispat edememiştir.
Bizde başta kurtuluş savaşı ve Mustafa Kemal Paşa’nın ortaya çıkışı olmak üzere, cumhuriyete geçiş dahi esasında bir devlet operasyonudur.
***
Benim gözümde Mustafa Kemal bir Osmanlı paşasıydı. Askerdi; bir fikir adamı veya filozof değildi. Tarihin geldiği o noktada devletin derinliklerinden “realist” ve “pragmatist” özellikleriyle bir kişiliğin çıkması, yeniden doğuşu ateşlemesi ve örgütlemesi gerekiyordu. Bu özellikler Mustafa Kemal Paşa’da vardı ve tarih onu öne çıkardı.
Enver Paşa’da bir Osmanlı paşasıydı. Tarihin geldiği o noktada devletin derinliklerinden “idealist” özelikleriyle bir kişiliğin çıkması ve gelecek kuşaklara çekildiğimiz yerlerden esasında vazgeçmediğimizi, büyük muhayyilenin bu milletin hafızasında ilelebet yaşayacağını hatırlatması gerekiyordu. Bu özellikler Enver Paşa’da vardı ve tarih onun idealini öne, kendisini geri plana çekti.
Bu nedenle Kurtuluş Savaşı’nı ateşleyen ve örgütleyen kadroya bakarsınız, daha çok Osmanlı Erkan-ı Harbiyesi (Kara Harp Okulu) 1900-1905 arası mezunları olduğunu görürsünüz. Ben bunları başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere saygı ve minnetle anmakta ve kendi aralarında her insanda olabilecek hırslarını, rekabetlerini kendilerine bırakmaktayım. Çünkü bu tür kişisel rekabetlere taraf olmanın bir anlamı olmadığı gibi evrensel bir yanı da bulunmuyor.
Evrensel olan, o dönemden çıkaracağımız ve gelecekte de bize lazım olmaya devam edecek olan değerlerdir.
Bu açıdan bakılınca Enver Paşa benim için şu demektir: İdealizm, büyük muhayyile, nizam-ı alem, direniş, serdengeçtilik, büyüyerek kurtulma, imparatorluk vizyonu…
Mustafa Kemal Paşa da şu demektir: Realizm, taktik düşünme, derlenme, toparlanma, tutunma, akılcılık, bağımsızlık, özgürlük, çağdaşlık…
***
“Gayr-ı şahsi egemenlik”e inandığım için, bu tür dönemlerden daha çok alacağım evrensel değerlere bakarım, tarihsel olay ve şahsiyetleri kendi döneminde bırakırım.
Mesela devrimlerden alacağımız şu beş şeydir: TBMM’nin açılışı (1920), yeni anayasa (1921 Teşkilat-ı Esasiye), saltanatın kaldırılması (1922), cumhuriyetin ilanı (1923), Hilafetin kaldırılması (1924)…
Bunlar milletimizin büyük kazanımları olup evrenseldirler. Bunlardan daha geriye dönülemez. Bunların ifade ettiği mana şekil bakımından değişebilir ama esastan değişmesi gerçekten geriye dönüş yani irtica olur. Mesela her ne surette olursa olsun TBMM’yi kapatmak, anayasayı rafa kaldırmak, saltanatı geri getirmek, cumhuriyeti lağvetmek veya peygamberin makamı adına kendini halife ilan etmek 1920 öncesine dönüş olacağından olacak iş değildir. Halifelik, ihya çağlarının yani Müslüman askeri tarım imparatorlukları döneminin birleşme formülü idi. İnşa çağında illa öyle olmak zorunda değildir.
Bunlardan gerisine ise ne siyasi ne de sosyolojik açıdan devrim diyemeyiz. Olsa olsa dönemin hükümetlerince çıkarılmış bir takım kanun veya kanun hükmünde kararnameler olabilirler ve tarihseldirler. Yani zamana, mekana ve şartlara göre yeniden düzenlenebilir veya değişebilirler.
Aynı şekilde cumhuriyetin temel değerlerinden alacağımız şu beş şeydir: Hakimiyet-i milliye, istiklâl-i tam, misâk-ı milli, müdafâ-ı hukuk, muâsır medeniyet… (Bunların ayrıntılı yorumu için bkz. “Cumhuriyet değerleri ve irtica” başlıklı makale).
Bunlar evrenseldir; vizyon oluşturucu ve misyon belirleyicidir. Bunlardan daha geriye dönülemez. Gerisine ise temel değerler veya nitelikler diyemeyiz. Şu ankiler tek parti dönemi CHP’sinin parti proğramı olup tarihseldirler.
Bizim o dönemden alacağımız esas itibariyle bunlardan ibarettir. Buna gayr-ı şahsi egemenliğin sürdürülmesi, şahısların bunların önüne geçirilmemesi diyoruz. Yani herhangi bir şahsın, kurumun, hanedanın, silahın, sermayenin, sınıfın vs. değil; üstün değerlerin ve kimsenin tekeline giremeyecek olan soyut kavramların egemenliği…
Bu değerler herkesten üstündür.
Bunların içini ülkenin oluş halindeki dinamik temposu dolduracaktır.
Şu halde içimizden birini veya kendi ellerimizle oluşturduğumuz bir kurumu taparcasına yüceltmek, devlet tanrısı haline getirmek, aşılamaz ve sorgulanmaz yapmak ve böylece putlaştırmak o şahsa veya kuruma karşı cinayet işlemek demektir.
Keza içimizden birini veya kendi ellerimizle oluşturduğumuz bir kurumu lanetler yağdırarak aşağılamak, şeytan, deccal vs. yerine koymak da aynı şekilde cinayetle eşdeğerdir.
Her insanın olumlu veya olumsuz yönleri vardır. Ölümlü “naciz vücutlardan” hiç birisi bundan muaf değildir. Bir döneme, zamana veya mekana saplanıp kalmamak lazımdır. Peygamber dönemi, zamanı ve mekanı da buna dahildir. Çünkü onda da evrensel ve tarihsel olanlar vardır. Evrensel olanları sürdürmeli, tarihsel olanları kendi dönemlerinde bırakmalıyız.
Bunları soğukkanlı bir şekilde, bilimsel metotlarla, herkese hakkını vererek, dogmatik değil; analitik yöntemlerle ve ideolojik mülahazalardan uzak durularak tespit, teşhis ve teslim etmek lazımdır. Gerçeğin ta kendisinden ve adaletten asla kopmamalıyız zira bizi yükseltecek olan bunlardan başkası değildir.
Sonuç alarak şöyle bitireyim:
Hz. Ebubekir, Hz. Peygamber’in ölümü sırasında “gayr-i şahsi egemenlik”in ne olduğunu bize çok iyi öğretmişti: “Her kim Muhammed’e tapıyorsa bilsin ki Muhammed ölmüştür. Her kim Allah’a tapıyorsa bilsin ki Allah hayyu la yemuttur. Allah ölmez!”
Aynı şekilde “Her kim Atatürk’e tapıyorsa bilsin ki Mustafa Kemal Atatürk ölmüştür. Her kim Hakka tapıyorsa, bilsin ki, Hakk (gerçek, adalet) ölmez! Ve hakkıdır Hakka (gerçeğe, adalete) tapan milletimin istiklâl…”

Article Tags:
·
Article Categories:
Makale

Comments to Benim Gözümde Atatürk

  • Selam İhsan Abi !<br>Sizleri fırsat buldukça ve imkan ele geçtikçe takip ediyorum. Ve olumlu manada sizleri bir cins kafa olarak görüyorum. İslami camianın yetiştirmiş olduğu değerli bir kafa. Ama abi tüm bu yönlerinize rağmen bazen sizde duyduğum ve sizde çıktığına inanamadığım bazı analizleriniz var. Mesela bu yazıda olduğu gibi. <br>Sanırım son dönemlerde bir meal de hazıralış bir insan olarak

    Kenan 3 Haziran 2009 19:58 Cevapla
    • eyy kardeşim,ATATÜRK müslümanlara ne yapmış,onları katletmiş,yok mu etmiş,onun dindarlığı veya dinsizliği beni ilgilendirmiyor,hiçkimse bir başkasını cennete veya cehenneme sokma gücü yoktur,o güç sadece ve sadece Cenab-ı Hakk&#39;a mahsustur,müslüman türk memleketini içinde bulunduğu yokolma tehlikesinden Allah&#39;ın izniyle çekip alması mı sizi rahatsız ediyor anlamıyorum,din işleri ile devlet

      bayram balkaş 27 Aralık 2012 21:08 Cevapla
  • “Ben bunları başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere saygı ve minnetle anmakta ve ….”<br>&quot;Kişi sevdiği ile beraberdir&quot; hocam bizden çok daha iyi biliyorsunuzdur.<br>Bel&#39;am yazınızı tekrar okuyunuz lütfen.<br>Kurandan ve sünnetten beslenen bir kişi, bütün insanlara saygı duyabilir ama yapılan yanlışlara saygı duymak, doğruya saygısızlık olmaz mı hocam?<br>Ayrıca minnet duyduğunuz

    Malcolm X 26 Eylül 2009 12:50 Cevapla
    • Fakat bu prensipleri,gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır.<br />Biz, ilhamlarımızı,gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.<br /><br />Vallahi üstadım adam islamdan kurandan bahsetmiyor <br />Gökten indiği sanılan diyor ilhamlarımızı gökten gaipten değil diyor yani yine islamla alakası yok <br /><br />Ha eğer islamı öyle zannediyorsa suç

      Muhammed Ali 28 Şubat 2012 11:23 Cevapla
    • 🙂 Etme mubarek, Kamal onun icin degil bunun icin demisti! Nerden bulursunuz bu zorlama yorumlari? Adami temize cikarcam diye kendinizi fazla telef etmeyin, adamin ne dedigi acik secik ortada, <br />kivirmanin alemi yok. Herkes okudugunu pekala anliyor, oda bu sozleri bilerek isteyerek secti soyledi

      tamer tamer 8 Kasım 2013 10:41 Cevapla
    • Atatürk, konuşmanın devamında &quot;Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk milleti ve bir de milletler tarihinin binbir facia ve ızdırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir.&quot; diye devam etmektedir. <br /><br />Benim anladığım, akıl, mantık, bilim, tecrübelerimiz ve görebildiğimiz gerçekler bizlere ışık tutuyor diyor. Ata bu meclis açış

      Nedim Albayrak 16 Kasım 2013 01:37 Cevapla
    • @Nedim : Kardesim sende zorlamissin hemde nasil bir zorlama akil mantik duruyor, Ee be kardesim simdi söyle bana Kamal atatürk servetine servetler katarken (aslinda servetine servet katmadi, cünkü basta koca bir sifirdi, sonra zengin oldu) köylüye neden toprak dagitmadi? Doguda agaligi kaldirmadi? Ya Allah askina adam yedi icti malina mal katti, görün artik su gercekleride Kamalin yaptiklari %100

      tamer tamer 26 Kasım 2013 07:09 Cevapla
    • oku ve öğren arkadaş bari yanlış bilgilerini buraya yazıp da hak yeme iftira atma

      Anonymous 7 Aralık 2013 10:36 Cevapla
    • Gökten indiği sanılan kitaplar derken kastettiği, Said Nursi gibilerin &#39;&#39; bu kitabı bana Allah yazdırdı&#39;&#39; diyenlerin kitaplarını kastediyor. Ki said Nursi ve benzerleri Atatürk döneminin adamlarıydı. İftira atan kaynaklardan değil de doru kaynaklardan araştırın ama objektif olun. İhsan hocanın dediği pencereden bakın. Atatürk&#39;ü ilahlaştırmayın da, iftira ile de yerden yere de

      gercekelektronik 4 Haziran 2014 18:58 Cevapla
    • Malcolmx, sen Kur&#39;an nın gökten indiğini mi düşünüyorsun? şayet bu düşüncede&#39;i sen sen kendi cehaletini bir düşün güzel kardeşim. Atatürk&#39;e düşman olmak sana ne kazandırır ki, ilmini mi artıracak?

      Ismail mızrak 17 Kasım 2014 00:05 Cevapla
  • …<br>Fakat bu prensipleri,gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır.<br>Biz, ilhamlarımızı,gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.<br><br> *** *** ***<br><br><br>Bu söz; Atatürkü dinsiz bir kişilik olarak algılamaya ve anlatmaya hazır bir insan için kaçırılmaması gereken güzel bir malzemedir.<br>

    BAYSAL 4 Ocak 2010 02:18 Cevapla
    • Anonymous 2 Kasım 2013 14:16 Cevapla
    • Baysal, kamal in ismini duymak musluman icin hic sorun degil, biz hergun Seytani kuranda okuyoruz, ve ona lanet ediyoruz.<br />Adsiz sende birak artik bu palavralari, kamal olmasaydi, kazim karabekir olurdu, Fevzi cakmak olurdu bir baskasi olurdu,, hem hareketi onsuz baslatmis bu insanlar pekala onsuzda bu isi sonlandirirlardi, Hem daha buyuk bir devletimiz olurdu hemde daha guclu sorunsuz bir

      tamer tamer 8 Kasım 2013 10:47 Cevapla
    • tamer tamer, sizin yerinizde olmayı ne kadar çok isterdim. Cehaletin sıcak ve müşfik kollarındaki rahatınızı kıskanmamak mümkün değil.

      Anonymous 11 Kasım 2013 18:39 Cevapla
    • Adsiz, bir adin bile alacak cesaretin yok! yada bilgin yok 🙂 Cahil degilim sen beni merak etme benim unuttuklarimin karekökü senin tüm ögrendigin ve ögrenecegin (tabi saksiyi calistirmaya karar verebilirsen) tümünün kübünden üc fazladir 🙂 Sen simdi bu adam ne dedi diye otur üc gün hesap et hahahahaa<br /> ve icinde bulundugun camurda sicak sicak yatmaya devam et kocum.<br />yada nihayet

      tamer tamer 26 Kasım 2013 07:13 Cevapla
    • Tamer kardeşim geride kaldı herşey.Sen Kamal&#39;i fazla kafana takma.İnsanlık için hayır üret ve Rabbin huzuruna temiz bir gönül ile çık.Unutma kimsenin gönlündeki iman zerresini görmek senin işin değildir.Yargılayıcı olan da sen değilsin.Din bir gösteri işi değildir.Sen meczubun elindeki sarap şişesini görürsün fakat gönlündeki zikirden haberin olmaz.O zikri sana gösteriş için bağıra bağırada

      humayun 18 Mayıs 2014 01:41 Cevapla
    • Atatürk olmasaydı başkaları çıkabilirdi doğru diyorsunuz.Ve şimdide onları yerden yere vururdunuz.Sizin için değişen birşey yok.

      Anonymous 18 Temmuz 2014 14:44 Cevapla
    • Sn. Ihsan Eliacik&#39;i pek anlayan olmamis?

      Alp Cirak 13 Kasım 2014 02:19 Cevapla
  • Fakat bu prensipleri,gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır.<br>Biz, ilhamlarımızı,gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.<br><br>*** *** ***<br><br>Bu söz; Atatürkü dinsiz bir kişilik olarak algılamaya ve anlatmaya hazır bir insan için kaçırılmaması gereken güzel bir malzemedir.<br>ATATÜRK’ÜN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN V. DÖNEM<br>3

    BAYSAL 4 Ocak 2010 02:22 Cevapla
  • İhsan Hocam topu taca atmak diye ben buna derim. bu ülkede kim ne kadar tartışılabildi, hayatlar gerçek manasıyla ortaya konabildi de söz de evrensel değerlerin çıkarılması gerektiğini söylüyorsunuz. aşırı yüceltmeciliğe tabiki karşıyız ve hakarete de aynı şekilde. Realizm, taktik düşünme, derlenme, toparlanma, tutunma, akılcılık, bağımsızlık, özgürlük, çağdaşlık gibi kavramların yanında baskı,

    ahmet söğütcü 18 Ocak 2010 07:15 Cevapla
    • Atatürk te Allah&#39;ın kuludur ve yaptığınız iftiralardan hakkını öteki tarafta elbet alacaktır.Hepimiz göreceğiz şahit olacağız.

      Anonymous 20 Temmuz 2013 20:15 Cevapla
    • Ahmet sögütcü süper yazmissin,<br />Hoca adam hakli valla olmadi naptin sen bole? <br />Hocam ya sen birak bu yaranma ve yalakalik islerini ilmine yazik, hesabi var bu islerini, Allah askina su kamalistlerin yazdigina bir bak, hicbir ilmi degeri varmi? hep saksak cilik. Apacik deseler – biz kamali günaha giden yolleri acit ondan seviyoruz, diyecegim birsey yok, Leküm diniküm veliyedin<br />

      tamer tamer 8 Kasım 2013 10:51 Cevapla
  • İhsah eliaçık yuvarlak cümlelerle konuyu geçindirmiş burda Malcolm Kardeşin haklı olduğunu belirtmemiz gerek. İslamdaki sosyal adaletten SOL ve SOSYALIZM çıkarabiliyorsunuz ya MK ve kurumlarından Tağutlar Bel&#39;amlar çıktığını da bilmiyorsunuz sanki…<br><br>Her fırsatta bence de birçok yanlışı barındıran geleneksel dini eleştirirken, en az bunlar kadar hurafe üretmiş; Tağut sistemine tepki

    arapçı hacı dede 29 Ocak 2010 17:09 Cevapla
  • Atatürkün inanç dünyasını yargılamak bize düşmez, günahıyla sevabıyla ahirete göçmüş bu kişinin akibeti artık Allahın tasarrufundadır, bu alana girmek hiçbir müslümanın haddi değildir. Atatürkün kamu uygulamaları ise yazarın da savunduğu gibi eleştiriye açıktır. Atatürk milleti için doğru olduğuna inandığı şeyleri yaptı.Yaptığı bazı şeylerin yanlış olduğunu bizzat yaşayarak gördü. Bize düşen

    Altuğ 7 Şubat 2010 07:55 Cevapla
  • ihsan beyin, bu mekalesinde içerik olarak güzel değerlendirmelerde bulunmasına rağmen. sıra mustafa kemale, geldiğinde tam bir hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim. keşke mustafa kemali de olduğu gibi ne yücelterek nede alçaltarak söyleyebilseydin.bir müslümanın olaylara bakışı, islamın değerleri ile değerlendirmesi gerkir diye düşünüyorum. hiç kemal paşayı öyle dğerlendirmediniz. gücü (

    necati-türkoğlu 16 Mart 2010 19:27 Cevapla
  • Fikrinize katılıyorum. Yazınızı genellikle olumlu buldum. Kompozisyon bakımından bazı kusurları olsa da müsamaha ile bakılabilir. Çalışmalarınızın devamını dilerim. Allah yar ve yardımcınız olsun aziz kardeşim!

    Cuma Özusan 27 Mart 2010 11:50 Cevapla
  • harika bir yazi… olaylarla kisilere bakisimizin zaviyesini cok dengeli bir sekilde ortaya koymus. cok istifade ettim, aynen devam ederiz insallah… Ellerin dert gormesin

    Ali nl 7 Nisan 2010 11:10 Cevapla
  • Sayın İhsan Eliaçık, Benim gözümde Atatürk ve Kapuska yazılarınıza yorumlar yazmıştım. Önce yayınlaız sonra sildıniz. Saygısızca da değildi yorumum zaten böylesini de kendime yakıştırmam. Kürt sorunuda da yorumum var. Bari onu da silin de ben de siz de rahat edin. Bundan sonra da yorum yazmam. Bütün şakşakçılar ve övgücüler sizinle olsun. Yıldız Hacıoğlu

    Anonymous 11 Haziran 2011 23:03 Cevapla
  • Takip ettiğinize göre ruhunuzu özgürleştirme yolundasınız. Ne olur şu BİLGE insanı kendimiz gibi düşünm eye,taraf olmaya çağırmayalım. <br />Belki,bulunduğumuz düzeyde veri tabanımız müsait değil. <br />Hem&#39;&#39;söylediklerine karşılık siden ücrette istemiyor&#39;&#39; <br />A.ÇAKIR

    Anonymous 12 Haziran 2011 22:58 Cevapla
  • İnsanların okuduklarını anlamaya çalışmak yerine, sürekli kendi bilgileriyle kıyaslayıp, uyuşmayan yerlerde zorlama tenkitler getirmesine çok güzel örnekler var bu yazının altında yapılan yorumlarda. Duygusal bakışın eleştirildiği ve analitik bir yorum yapılmaya çalışılan bir yazıyı, duygusal okuyup yorumlar yapılması da yazarın ne anlatmaya çalıştığını bir kez daha göstermiş aslında. Bir grup

    Kinpi 17 Eylül 2011 14:10 Cevapla
  • ATATÜRK&#39;ün 3990 adet kitap okuduğu biliniyor bunların 1400 adeti dini kitaplardan oluşuyor<br />okuma yazması olupda okuduğunu anlamayanlar buradan belli oluyor.ATATÜRK&#39;ün yaptıklarını okumanıza gerek yok görüyorsunuz duyuyorsunuz hisediyorsunuz daha nediye yazıyorsunuz.sizin önünüze hazır bir devlet koymuş siz hiç uğraşmadan seçme seçilme hakları verilmiş.Sonra bu hakları kullanarak

    lidermetin 2 Aralık 2011 14:46 Cevapla
    • Cok dogru kardesim. Burada Sn. Eliaçık&#39;ın Atatürke bagımsız bakış açısını ki (orada çok olumlu şeyler görmüştür) hazmedemeyen zihniyetler var. Hem objektıf bakılmalı dıyorlar hemde kendilerini islamcı düsünceden sıyıramıyorlar.<br /><br />Sormak lazım: <br />İnsanları dini inançlarına göre yargılayanlar nasıl tarafsız olabilirler. Bu ülkede sadece müslümanlar mı yaşıyor? Bu ülkede sadece

      Anonymous 24 Haziran 2013 08:51 Cevapla
    • Söylediklerinize katılıyorum ve keşke diyorum ATAMA dinsiz muamelesi yapanlar onun yaptıklarının 1/10&#39; unu yapabilselerdi. Ve eklemek istiyorum o günün şartları düşünüldüğünde Atamızın etrafında iktidar meraklıları elbette olmuştur ki düşmanları da, yani bir metin hazırlanmış olamaz mı yada Atamı din düşmanı göstermeye çalışanlar.. <br />O dönemden günümüze kadar elimize geçen kitapların %

      Anonymous 10 Kasım 2013 23:41 Cevapla
  • …<br />Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,Birinciliği beyaza verdiler.<br />Kimin sözü bilmiyorum ama güzel söz.<br />Sanırım çok kötü şeyler yapmış bu adam yorumları okuyunca anladım…<br />Ama bir söz daha duymuştum oda şöyle; <br />Okşayan Elin Kıymetini Bilmeyenler, Tekmeleyen Ayağı Öperler.(Douglas Noel)<br />ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN SAYIN ELİAÇIK, İŞİNİZ ZOR, ÇOK RÜZGAR ARLISINIZ BU

    serdarun 3 Aralık 2011 01:39 Cevapla
  • burada Atatürk eleştirisi yapanlar, o kadar acımasız olmayın, eleştirdiğiniz o sistem sayesinde burada özgürce fikir beyan ediyorsunuz; bu bile Atatürkün büyüklüğünü gösterir. Tamam tartışalım ama, tarihsel gerçeklerle tartışalım. Atatürk sanki Peygamber efendimizin devletini yıkmış gibi bahsediyorsunuz. Bir an zamanı geri alalım ve bakalım. 18 mayıs 1919 da bu coğrafya ne haldeydi, biraz insaf.

    Anonymous 19 Aralık 2011 22:59 Cevapla
  • Ben Cihan Dura… atatürkçü ideolojiyi benimsemiş bir insanım. Sayın İhsan Eliaçık&#39;ın makalesini büyük istifade ile okudum.<br /><br />Edindiğim izlenimleri iki paragrafta özetlemek isterim:<br /><br />-Sayın İhsan Eliaçık diyor ki:<br />“Benim gözümde Mustafa Kemal bir Osmanlı paşasıydı. Askerdi; bir fikir adamı veya filozof değildi. Tarihin geldiği o noktada devletin derinliklerinden “

    Anonymous 4 Şubat 2012 09:59 Cevapla
  • Çok zorlama bir yazı ve zorlama yorumlar… Birilerini eleştirirken gösterilen &quot;yüreğin&quot; başka konularda da olması gerekmez mi? Böyle devam ederseniz DR&#39;den daha çok kitabınız çıkar, tebrikler, <br />iyi yolculuklar…

    Anonymous 19 Şubat 2012 01:04 Cevapla
    • Benim gözümde Mustafa Kemal bir Osmanlı paşasıydı. Askerdi; bir fikir adamı veya filozof değildi. Tarihin geldiği o noktada devletin derinliklerinden “realist” ve “&quot;&quot;PRAGMATIST&quot;&quot;” özellikleriyle bir kişiliğin çıkması, yeniden doğuşu ateşlemesi ve örgütlemesi gerekiyordu. Bu özellikler Mustafa Kemal Paşa’da vardı ve tarih onu öne çıkardı.<br /><br />http://tr.wikipedia.org/wiki

      Muhammed Ali 28 Şubat 2012 11:27 Cevapla
  • Tarihdeki bozulmanın evresi:<br />Tarihi şike habelerinden bir örnek kırılma noktaları ve elbiseyi tersinden bize giyidirenler dogru bildigimiz yanlışlar!<br /> <br />Değişikliklerin kaydedildi.<br />Muhammed’in hastalığı ve yazılamayan vasiyetname <br /> <br />Muhammed hastalığında bir gün “ Bana bir kağıt, bir kalem getirin de size bir yazı yazdırayım ki benden sonra ebediyen sapıklığa

    Anonymous 2 Mart 2012 20:28 Cevapla
  • &#39;&#39;Gökten indiği&#39;&#39; şeklinde yüzyıllardır toplumların beynine mıhlanan bu söz, yüzyıllar öncesinin konsüllerince söylenmiş, sömürgecilerin ve işbirlikçilerinin İslam dinine yaftaladığı bir sözdür. &#39;&#39;Kur&#39;an gökten inmiştir..&#39;&#39; cümlesi İslam ile bağdaşmaz.

    Anonymous 12 Nisan 2012 22:29 Cevapla
  • Diyelim ki; Kur&#39;an&#39;ı kastederk söyledi bu sözü, bu söz onun yaptıklarını inkar etme hakkını mı verir, bazılarına?<br />Tarihde nice İslam düşünürleri, alimleri var ki, hayatları boyunca tek bir hata yapmışlardır ve bu hataları onların &#39;&#39;peygamberleşmesini&#39;&#39; önalmiştir.<br />Bilmem anlatabildim mi?<br />Eleştirlmeli, her insan/lider gibi…<br />Ancak, hakkı varsa hakkı da

    Anonymous 12 Nisan 2012 22:36 Cevapla
  • güzel bir yazı olmuş<br />eleştiren arkadaşlar ihsan hocanın dine yaklaşım tarzını tam kavrayamamış kişiler sanırım

    a.zade 22 Nisan 2012 09:54 Cevapla
  • Sayın Eliaçık yazılarınızı ve kitaplarınızı okuyor tv programlarınızı elimden geldiğince dinlemeye çalışıyorum.Diğer ilahiyatçı yazarlar gibi değil; yazılarınızda görüldüğü üzere felsefe ,tarih ,sosyoloji gibi ilimleride harmanlayarak dine bir bütün olarak baktığınızdan dolayı farklılığınız bulunmakta.<br /> Ancak Mustafa Kemal Atatürk&#39;ünde Bir deha olduğunu kabul etmenizi beklerdim.Çünkü

    SEVGİ 6 Ağustos 2012 13:44 Cevapla
  • Yazı oldukça dağınık bir halde yazılmış ve konulara bakış açısı darmadağınık…Yazı da yazılış amacına ulaşmamış,yarı yolda kalmış.Hocanın &#39;&#39;devrim&#39;&#39;, &#39;&#39;egemenlik&#39;&#39; vb. kavramlara bakış açısı da sosyolojik okumaları ters yüz eden bir tarzda,şaşırdım doğrusu. Tartışmanın Mustafa Kemal eksenli olması ciddi bir siyaset bilimi,sosyoloji ve tarih alt yapısı

    Anonymous 9 Ağustos 2012 01:00 Cevapla
  • Mustafa Mehmet&#39;ten sonra sevdiğimiz Mustafa Kemal&#39;dir.Anadoludaki o kutlu savaşçıya…<br /><br />“İstilacılar ve onların saldırgan ordularının baskıları hiç bir zaman durmadı. Fakat bu baskılar ne kadar güçlü olursa olsun, bu büyük fikir hareketine karşı duramayacaktır. İnsanlığa yönelmiş fikir hareketi er geç başarılı olacaktır. Bütün mazlum milletler, zalimleri bir gün mahvedecektir.

    Yongarcı 16 Ağustos 2012 11:29 Cevapla
  • Olmamış. Yine olmamış.<br />Ama bunda şaşacak bişey yok.<br />Ölçünüz &quot;kemalist&quot; çünkü.<br />Kemalist cetvelle kemali ölçerseniz sonuç hep &#39;doğru&#39; çıkar.<br />Ama kemalizmin dışına çıkmadan da kemalizmin ne olduğunu fark etmeniz beklenemez.<br />Tabi ki kemalist filan değilsiniz size göre.<br />İçindesiniz çünkü.<br />

    Cengiz Cebi 21 Eylül 2012 20:52 Cevapla
  • Yüzyılların kabuklaştırdığı emevi dininin oluşturduğu tortular, kapitalist – emperyalist dünya hegemonyasının insanlar üzerinde (bizler dahil) oluşturduğu değer yargıları.. kolay değil ! tabii ki İhsan Hoca&#39;nın işi. Böyle bir evrimden geçen insanlara &#39;&#39;Doğruyu Gerçeği&#39;&#39; izah edebilmek. Hazmı zor / Anlaması idrakı zor. En zoruda; kendini &#39;&#39;Hakiki Müslüman&#39;&#39;

    Nedim Pala 6 Ekim 2012 11:04 Cevapla
  • İhsan Eliaçık yetiştiği çevrenin etkisi gene yazısına yansımış. Kuran konusunda söylediklerine katılmamak olanaksız. Ancak söz Kuran dışına çıkınca görüşlerine katılmıyorum. Atatürk devlet Tanrı&#39;sı değildir. (bazıları o biçimde yüceltse de). Yobazlarda Muhammed&#39;i dinin Tanrı&#39;sı yapıyorlar.<br />Emevi kafasıyla yetişmiş beyni yıkanmış yobaza ne Muhammed&#39;i nede Atatürk&#39;ü

    Ayhan Kurt 15 Ekim 2012 18:42 Cevapla
    • teşekkürler…. söylediğiniz gibi bağnaz ve yobaza Gazi Mustafa Kemal&#39;i anlatmak doğuştan görme engelli birine yeşil rengi anlatmaya çalışmak gibi olsa gerek, sevgili İhsan Eliaçık hocamızda günümüz aydın müslüman profilinde Gazi Mustafa Kemal&#39;i hakettiği yere koyacaktır..

      furio 11 Kasım 2012 01:11 Cevapla
    • Gazi Mustafa Kemal&#39;in bu coğrafyadaki bu millete yaptığı en büyük devrim mukaddes kitabımız Kur&#39;an-ı Kerim&#39;i anlayabileceğimiz bir lisanla işgüzar bağnaz hoca efendi taifesinden kurtarıp herkesin okuyup anlayabileceği bir vahiy kitabı haline getirilmesi çabasıdır, düşmanlık, kin, öfke ve hınç bu yüzdendir, o işgüzar halkın safane duygularından nemalanan hocaefendi taifesinin bitmek

      furio 11 Kasım 2012 01:31 Cevapla
  • Ataturk ve Muhammed arasindaki tek fark, birinin yasadigindan emin olmamizdir. Ataturk&#39;u uygulamalariyla elestirmeden once; yasadigi varsayilan Muhammed&#39;in Kabe&#39;ye girip diger putlari yiktigini unutmayalim lutfen. Hangisi dine daha cok saygiliydi diye dusunenler burada cevabu bulabilir. Ataturk, en fazla 1(bir) put yikmistir; Muhammed Mekkelilerin inandigi yuzlerce putu yikti.

    Anonymous 10 Kasım 2012 16:09 Cevapla
  • Matav :İhsan kardeşim, İslam düşüncesi bağlamında gündeme getirdiklerine şimdiye kadar, tarihte temeli vardır, Kur&#39;an metni bu tür yorumlara açıktır, nevzuhur şeyler değildir diyerek doğrudan bir itirazım olmadı ama kusura bakma, bu M.Kemal güzellemesi -ki bunu M. Menteş de yaptı, kaldırabileceğim bir şey değil…Bırak kardeşim, mezkur şahıs hakkında kim nasıl düşünüyorsa düşünsün ama

    Anonymous 10 Kasım 2012 16:19 Cevapla
  • malcom arkadaşın atatürkün kurduğu o cümleden kuran ve peygambere atıfta bulunduğunu düşünmesi çok ama çok acı. atatürk bariz şekilde hurafelerden,yanlış inanışlardanve kendini hacı hoca gibi gösterip dini kurandan ayırmaya çalışanlardan uzak durulması gerektiğini ifade etmeye çalışmıştır. ayrıca kuranla ilgili dinle ilgili en önemli çalışmalara da atatürk imza atmıştır. m.akife, elmalılıya meal

    hakan mut 10 Kasım 2012 17:13 Cevapla
  • İhsan hoca eline kalemine sağlık çok güzel bir yazı Atatürk ne ilahlaştıracak birisi ne de kötülenecek birisi oda bizden biri yani insan ama yaptıkları yapabildikleriyle Hataları olsada çok güzel bir insan Allah ondan razı olsun <br />

    samet 10 Kasım 2012 17:29 Cevapla
  • aspirin iç aspirin başağrısına iyi gelir<br />Macit Şayin

    Anonymous 13 Kasım 2012 12:42 Cevapla
  • &#39;Atatürk&#39;ü öve öve bitiremeyen yorumculara:<br /><br />Siz neyi ne ile yargıladığınızın farkında mısınız? Ölçünüz emevi islamı değil, gerçek islam öyle mi? Emeviler de aynen böyle diyorlardı, &quot;gerçek islam&quot;. M. Kemal ve yandaşları da öyle dedi, &quot;gerçek islam&quot;. Piyasada &quot;gerçek islam&quot; adlı daha bir sürü islam var. &quot;Don türbandan kutsal&quot; diyen

    dusunce 24 Kasım 2012 16:45 Cevapla
    • &quot;Gazi Mustafa Kemal&#39;in bu coğrafyadaki bu millete yaptığı en büyük devrim mukaddes kitabımız Kur&#39;an-ı Kerim&#39;i anlayabileceğimiz bir lisanla işgüzar bağnaz hoca efendi taifesinden kurtarıp herkesin okuyup anlayabileceği bir vahiy kitabı haline getirilmesi çabasıdır, düşmanlık, kin, öfke ve hınç bu yüzdendir, o işgüzar halkın safane duygularından nemalanan hocaefendi taifesinin

      Oğuzhan Tekiner 13 Aralık 2012 22:34 Cevapla
    • Oguzhan tekiner, guzel kelimeleri ardi ardina siralamak dogru yazdigin kanisina seni getirmesin, Kamal o yazisinda ne hocalara nede yobazlara bir atifta bulunuyor, isine geldigi gibi, inanmak istedigin gibi yorumlama, yazi apacik, yazi Kuran dan bahsediyor,islamdan bahsediyor. bunu anlamamak icin niye bu kadar caba sarfediyorsunuz? Pes edin artik be kardesim bak o yaziya hicbir satirinda -Biz

      tamer tamer 8 Kasım 2013 11:06 Cevapla
  • http://sinanmeydan.com.tr/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=419:atatuerk-dogmalar&amp;catid=62:yazlar&amp;Itemid=228<br /><br />ATATÜRK&#39;ÜN &quot;GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN KİTAPLAR&quot; SÖZÜNÜN SIRRI.

    Anonymous 11 Ocak 2013 14:31 Cevapla
  • Din hususuna gelince kandil geceleri vb. islamda yoktur diye her telden calarlar, Atatürk&#39;ü anmaya gelince türlü türlü yollardan sebepler bulurlar.<br /><br />Hep hayret etmisimdir, adamlar analarinin babalarinin bacilarinin vb. isimlerini anmaktan acizler (bayramdan baaaaaaaaayrama misali) evlerinde besledikleri kediciklerini köpeklerini kuslarini günde 100 kere cagirirlar isimleriyle.<br />

    Anonymous 2 Mayıs 2013 19:33 Cevapla
  • Atatürk şöyle der: “…Bizde ruhbanlık yoktur. Hepimiz eşitiz ve dinimizin ahkamını eşit olarak öğrenmeye mecburuz. Her fert dinini, diyanetini, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır: orası da mektepdir. Fakat nasıl ki, her hususta yüksek meslek ve ihtisas sahipleri yetiştirmek lâzımsa, dinimizin felsefi gerçeğini tetkik, tetebbu bakımından ilmî ve fenni kudrete sahip olacak güzide ve hakikî

    Anonymous 21 Ağustos 2013 13:55 Cevapla
  • Tevhid edilen tedrisatımızın, zorunlu din derslerinde sıklıkla; Kitabımızın ilk emrinin &quot;IKRA&quot; olmasından yola çıkarak, yüce dinimizin ilime irfana yaptığı vurgu anlatılırdı. <br /><br />Çoğumuz bundan gurur da duyduk, çok şükür. <br /><br />Ancak, yapılan yorumları görünce anladım.<br /><br />Maalesef; bizler için OKU kelimesi; sadece şu gibi deyimlerdeki gibi kullanılınca anlamlı

    Anonymous 4 Kasım 2013 14:37 Cevapla
  • Farzedelimki Atatürk ateist olsun. Bu ülke için yaptıkları kendini müslüman sanan nüfus cüzdanı müslümanları tarafından ne kadarda küçümseniyor. Edison bile değer bulurken Atatürk&#39;e bu kin niye? Öldükten sonra putlaştırılmıştır doğru. O bir ülke kurdu.Kaç zaman geçti eleştirmekten bıkmadık. Peki bu ülkedeki muaviye müslümanları bu ülke için ne yaptı acaba?

    Anonymous 7 Kasım 2013 10:50 Cevapla
    • Adsiz, iste senin Muaviye muslumani dedigin insan kamal in tam kendisidir, hatta Muaviye kadar bile olamamis, Yezid olmustur,<br />Yezidde bir devlet kurdu, devletini yikmaya gelen gerici ! gucleri yoketti.<br />Kamal devlet kurmadi bunu kafana sok, devletin kurulusunda onu bas secmislerdi hepsi bu, bir hataydi, oyle buyuk bir hataydiki sonradan anlayanlar bir kismi canini verdi bir kismi ne

      tamer tamer 8 Kasım 2013 10:58 Cevapla
    • Önce doğru kaynaklardan oku ve öğren. Saçmalayıp durmuşsun. Cahilliğin sözlerinden belli. Kafanı ne ile doldurdun bilmiyorum. Ben iki Mustafa&#39;nın (biri Muhammet Mustafa, diğeri Mustafa Kemal) kaderlerini birbirine benzetiyorum. Her ikisi de kendini toplumuna adadı, büyük değişimlere imza attı, zamanının zalimlerine baş kaldırdı ve onları dize getirdi. Ne yaptılarsa ölene kadar yaptılar.

      Anonymous 11 Kasım 2013 20:05 Cevapla
    • İnsanları inanlarına, felsefi düşünlelerine, siyasal görüşlerine, cinsiyetlerine, konumlarına, mesleklerine, kültürlerine vb şeylere göre değerlendirmek çok yanlıştır. <br /><br />İnsanları; İNSANLIĞA NE KAZANDIRDIĞINA, İNSANLIKTAN NE KAYBETTİRDİĞİNE bakarak değerlendirmek yerinde ve erdemli bir davranış olacaktır.

      Anonymous 11 Kasım 2013 20:14 Cevapla
    • Adsiz (birinci adsiz) ya kardesim bir isim alin cok mu zor, kamalistlerin en bariz özelligi, müslümanlari cehaletle suclamalaridir, bakin tüm yazilari inceleyin hemen ilk ortak cümleleri -cahilsin- neden? bak iste onu yazamiyorlar cünkü bilgi yok! safi karalama- Ben onun gibi degilim demekki cahilim 🙂 <br />Kardesim Mustafa diye bir ismi ATA&#39;nizin YOKTUR. Onun ismi KAMAL atatürktür. Mustafa

      tamer tamer 26 Kasım 2013 07:23 Cevapla
  • Ihsan hoca acaba neye minnet duyuyorsunuz dersim e mi kürtlere yapılanlara mi yanlış olsa da müslümanlara mi diktatörluge mi adalet bunu gerektirir doğrusu

    Anonymous 11 Kasım 2013 11:03 Cevapla
  • &quot;Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır.&quot; denilince sizin aklınıza Kuran geldi öyle mi? Boşuna dememişler &quot;Dervişin fikri neyse zikri de odur.&quot; diye. Bakın benim aklıma neler geldi: Bir şairin yazdığı bir şiir kitabını gökte inmiş gibi ölülere sevap getirir diyerek bu millete yüzyıllarca kakalayan, parayı cebe indiren ve bugün

    Anonymous 12 Kasım 2013 19:49 Cevapla
  • Sayın Eliaçık, sizi 1,5 yıldır okuyor takip ediyorum. kitaplarınızı okudum. <br />Bu kitapları yazan bir dimağın Atatürk hakkında söyleyecekleri yukarıdakilerden daha başka olmalıydı diye düşünüyorum. İçinde yaşadığı ülkenin kurucusunun düşünce aleminden ve yaptıklarından bihaber olmayı size yakıştıramam. Siz kitaplarınızda Kuran&#39;dan ilham alarak ideale yönelik eleştiriler yapıyorsunuz. Sizin

    Anonymous 16 Kasım 2013 02:08 Cevapla
    • Adsiz Kamal hangi ilhami Kurandan almis ! merak ettim. Kurandan ilham alan insan gencligini Allahi bilen kitabi bilen dürüst ahlakli, zinaya yaklasmayan, ickiye elini sürmeyen, calmayan, malina mal katmayan, fakirleri koruyan bir nesil yetistirmek icin ugrasirdi. Irkciliktan insanlari uzaklastirir ortak dil olarak insanlarin Kurani daha iyi anlayacagi Arapcayi secer, Ne mutlu Müslümanim diyene

      tamer tamer 26 Kasım 2013 07:33 Cevapla
      • adamsın ALLAH razı olsun güzel değinmişin

        Şahin Yılmaz 17 Aralık 2015 13:25 Cevapla
  • <a href="http://www.yurtgazetesi.com.tr/yazarlar/muhammed-ikbalin-ataturke-bakisi-makale,6360.html&quot; rel="nofollow">Bir de şöyle bir bakış açısı var – Muhammed İkbal&#39;in Atatürk&#39;e bakışı</a>

    Anonymous 17 Kasım 2013 14:37 Cevapla
  • Hep bir saldiri, hep bir savunma…Sadece sunu dusunun Ataturk gibi bir lider olmasaydi bugun bu topraklar Fransiz, ingiliz veya Yunanlilarin elinde bolunmus olacakti. Bizler musluman olabilecekmiydik, ezan seslerini bu semada duyabilecekmiydik…Ataturk, silah arkadaslari, Kurtulus mucadelesini vermis atalarimiz, dedelerimiz, ninelerimiz olmasa bu rahatlik, bu ozgurluk olabilirmiydi…Nice

    Anonymous 24 Kasım 2013 13:03 Cevapla
  • Ihsan bey, yazinizi zevkle, istahla okudum.<br />Ancak sonrasinda yorumlara bakma gafletinde bulundum.<br />Insanoglu ne kadar nankor, sasirmamak elde degil gercekten. <br />Ataturk&#39;un meclis acilis konusmasini ornek surup, Kuran&#39;i kucumsediginden bahseden yorumcu bile, yazinin tamamini (Ataturk&#39;un 11 sayfalik konusmasini) okuma tenezzulunde bulunmamis besbelli.<br />Nankorluk,

    Pinar Iki 26 Kasım 2013 21:18 Cevapla
  • Abi bu memlekette jet ski ye binerek zevk ü sefa eyleyen, afrikadan zor durumdaki kadınları getirip kendine ikinci üçüncü beşinci eş yapan, sonra da Muhammedin haaşa işediği sidiğini içen sahabe ve eşlerinden bahsedip bizi dinden iğrendiren, dinden çıkmaya zorlayan, islama en büyük kötülüğü yapan şeyh ve şıhlar, cübbeli ya da cübbesizler yok mu kardeşim…Hanginiz dini suistimal edenlere karşı

    Metin Orhan 3 Aralık 2013 11:47 Cevapla
  • Abi ne bu ayrılık gayrılık ya birbirimizin değerlerine ne zaman sahip çıkıp saygı duyup birlikte yaşamayı öğreneceğiz… Ya zaten diğer dinlere mahsup insan ve devletlerin çoğu müslümanlara düşman, Müslümanların çoğu da Türkiye ye düşman…Ne yani biz de birbirimize düşman mı olacağız… Bir insan hem müslüman olup hem de Atatürk ü sevemez mi Amerikan başkanlarından çoğu da Ateist ti onlar

    Metin Orhan 3 Aralık 2013 11:58 Cevapla
  • Merhaba,<br /><br />Atatürk, kelimenin tam anlamıyla bir evliyadır. Ben demiyorum; Bkz: http://www.youtube.com/watch?v=oA7rOeK4P4c. (Namık Kemal Zeybek&#39;in Hacı Ahmet Kayhan Efendi Hazretleri hakkındaki televizyon konuşması)<br /><br />İslam dinine daha büyük hizmeti olan bir devlet adamı varsa da, ben tanımıyorum, duymadım. &quot;Şunu dedi, bunu düşündü&quot; diye dedikodu etmekten vaz geçin.

    Anonymous 9 Aralık 2013 12:58 Cevapla
  • Atatürk ün müslümanlığından hiç şüphem yok, onun fikirlerini anlamalı ve uygulamaya çalışılmalıdır. Kendisinin manevi mirası akıl ve bilimdir. Antiemperyalizm , akıl ve bilimin ışığında çağdaşlaşma hedefi vardır. Doğmatik ve değişime kapalı bir anlayış değildir. Dini konulardaki nasihatlarını dikkate almalı ve uygulanmalıdır. Kimse atayı gerektiğinden fazla yüceltecek, bir ilah yerine koyacak da

    Anonymous 3 Mart 2014 18:10 Cevapla
  • &#39;Mustafa Kemal dinsizdir, dini sabote etmiştir, Arapça alfabeyi kaldırmış, yok içki içmiş&#39; bilmem ne. Doyamadınız bunları söylemeye. Laf ola beri gele, delinin biri kuyuya bir taş atmış kırk akıllı uğraşmış çıkaramamış işte. Anlayın ki o ayetlerden yola çıkarak yaptığınız o din tüccarlığı yakıştırmalarınız asılsızdır. Hiç bir din tüccarı gibi Allah Din Peygamber Kitap diyerek kendini ve

    sema hyr 22 Mart 2014 16:31 Cevapla
  • Diğer konuya gelirsek, ‘Atatürk olmasaydı başkası olacaktı.’ Hangi mantığın ürünü bu cidden bilmek istemiyorum. Şu şekilde devam ettireyim, sen olmasaydın başkası olacaktı arkadaşım. Şu an var olduğun için yer mi kaplıyorsun, yok olduğunda hiç var olmamış gibi anılmayı da doğal mı karşılıyorsun. Mesele öldü gitti adam hala neyi konuşuyorsunuz meselesi ise biz zaten ölü etine kemiğine değil,

    sema hyr 22 Mart 2014 16:32 Cevapla
  • din nedir?.. islam nedir?.. genel anlamiyla insanligin iyiligine olan herseydir.. telden yaziveriyorum.. Kuranin mantigiyla uyusan her soylem her eylem kutsaldir.. kisi kim ya da ne olursa olsun.. alemde bir hak vardir ve hak kuvvetin ustundedir diyen bir insanin dinsel bir kimligi yoktur.. esasinda tanriya ve elcilerinin hepsininde ayni seyleri soyledugine inanan birinin dunsel bir kimligi

    Bahadir 28 Mart 2014 00:12 Cevapla
  • Yav bu ataturk ne buyuk bir adammis en cok yorum onunla ilgili. Ister ataturk ister mustafa deyin. Allah ondan razi olsun

    Anonymous 5 Nisan 2014 23:52 Cevapla
  • İhsan hocam <br />Sizin görüşlerinizi sürekli görsel medyadan sürekli takip ediyorum. Çok şüpheci şekilde vede irdeleyerek görüşlerinizi takip ediyorum. Bu konudaki düşüncenizi de hep merak etmişimdir.<br /><br />Gerçek alim değerli olanı görür ve gereken değeri verir.<br /><br />Ne yukarıda,ne aşşağıda, ne sağda, nede solda bakmadığınız için;<br />Olabilecek en gerçekçi ve yaşayan en güncel hali

    Mert ATAKAN 18 Mayıs 2014 09:52 Cevapla
  • Sevgili hocam, ağzına sağlık. çok güzel şekilde olayı yorumladınız.

    vehbi bayraktar 29 Mayıs 2014 09:34 Cevapla
  • En baş düşmanları bile anladı saygı duydu , bizim kiler düşmandan düşman…çok konuşursunuz daha ….

    Anonymous 24 Haziran 2014 15:25 Cevapla
  • Nefsinize hoş gelen bir paragrafı bir insana Put perest veya dinsiz demek için kullanlar, bu metni okuyup anlayacaklar mı ?<br /><br />Atatürk, İngilizlerin 1937 yılında Filistin&#39;de Yahudi Devleti kurulmasını amaçlayan Peel Komisyon Raporu&#39;nu duyduğunda şöyle isyan etmişti: &quot;Arapların sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir

    Onur ÜNLÜ 11 Kasım 2014 09:20 Cevapla
  • İhsan hoca bu yazısında Atatürk’ü her ne kadar “kendinden zuhur diyalektiğinin” bir sonucu olarak görüyor olsa da bana göre gerek Atatürk gerek İslam dininde en az Atatürk’ünki kadar devrim niteliğinde fikirlerin babası sayılacak kendisi, sandığından ve düşündüğünden çok daha özel, ayrıcalıklı ve yüksek şahsiyetlerdir…. Tabi kendisindeki bu niteliği bile oldukça doğal, sıradan ve herkeste olabilecek nitelikler olarak gördüğü için Atatürk’ü de o gözle değerlendirmiş olması anlaşılabilir…. Haklı olabilir… Esasında Atatürk’ün de kendisi hakkındaki yüceltici ifadelere aynı İhsan hocanın mantığıyla karşılık verdiği çok sözleri var… AMA BANA GÖRE BU KADAR MÜTEVAZİ OLMAKTA DOĞRU DEĞİL… ORTADA AÇIK VE SEÇİK GÖRÜNEN ŞUDUR Kİ, BAZI İNSANLAR GERÇEKTEN SIRADANLAŞTIRILAMAYACAK KADAR DEĞERLİ VE SAYGINDIRLAR…. Hatta bana göre sıradanlardan farklı olarak zamanın ve zeminin bir gereği olarak konuşturulmuş HALİK AVAZIDIRLAR…. Hepsini yaratıp, yetiştirip, zorluklarla pişirip, olgunlaştırıp gönderen Allah’a hamdolsun!…

    Mehmet Bahadır Ozder 22 Aralık 2014 00:13 Cevapla
  • bu yazının hiç yazılmaması daha iyi olurdu.

    Efe Gürsoy 26 Mayıs 2015 11:16 Cevapla
  • Atatürk’ün eleştirilebilmesi husuna katılıyorum ama onu her toplumda olan, toplumun sancılı zamanlarında ortaya çıkmış ortak aklın ürünü diye sıradanlaştırmak doğru değil. Atatürk’ün kadınlara verdiği haklar, harf devrimi, Türk Medeni Kanunu gibi hususlara hiç değinmemişsiniz onun devrimlerini sayarken.

    Yusuf ozan 17 Ocak 2016 21:16 Cevapla

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.